Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

AB diyor ki: ‘Aceleye getirmeyin tartışın!’

HÜKÜMET, Anayasa’da değişiklik yapacak paketin “demokratikleşmenin olmazsa olmaz şartı” olduğunu ileri sürüyor.

Bu değişiklik yapılırsa Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde karşılaştığımız sorunlar da çözülecekmiş vs.

Sedat Ergin, geçen gün AB Komisyonu genişlemeden sorumlu komiseri Stefan Füle’nin bu konuyla ilgili sözlerini aktarmıştı.

Füle, “Söz konusu reformların ülkenin geleceği açısından taşıdığı temel önem dikkate alındığında, tüm siyasi partilerin ve sivil toplumun katılımıyla bir diyalog ve uzlaşma ruhu içinde mümkün olan en kapsamlı istişarelerin yürütülmesi de aynı derecede önem taşımaktadır” diyordu.

Ben de bugün AB Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Başkanı Helene Flautre’nin geçtiğimiz hafta açıkladığı görüşleri hatırlatayım.

Gerçi Flautre, bu görüşlerini başmüzakereci Egemen Bağış’a söylemiş. Ama Bağış’ın, Başbakan’a gidip “Recep Tayyip Bey, AB bu yaptığımızı onaylamıyor” deme cesaretine sahip olmadığından emin olduğum için ben tekrarlayayım, belki Başbakan okur diye!


Flautre, taslağa genel olarak desteğini açıklıyor.
Söyledikleri, Türkiye’de demokrasinin gelişmesini isteyen herkesin katılacağı türden şeyler.

Flautre’nin pakete itirazı ise, bizlerin de temel itirazlarını içeriyor.


“Türkiye de olduğu gibi Avrupa’da da, Adalet Bakanı’nın ve Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSYK’de bulunmaları demokrasinin temel ilkesi olan kuvvetler ayrılığına aykırı olarak ortaya çıkmaktadır, bu nedenle hükümeti bu öneriyi geri çekmeye davet ediyorum”
diyor.

Flautre, Anayasa değişikliği üzerindeki tartışmaların güçlenmesinin yararına da dikkat çekiyor. Hükümeti tüm tarafların önerilerini dikkate almaya çağırıyor.

Ve şu sözlerini özellikle not edin:


“Türkiye’yi, gelecek yıl yenilenecek parlamento tarafından kabul edilecek yeni bir Anayasa yolunda, kapsamlı bir sürecin başlangıcını oluşturacak canlı ve yapıcı bir tartışmaya davet ediyorum.”


Yani Füle ve Flautre diyorlar ki:

1- Yangından mal kaçırır gibi anayasa değişikliği olmaz, üzerinde daha fazla tartışın.

2- Adalet Bakanı ve müsteşarı HSYK üyesi olmasın.

3- En iyisi tartışmaları uzatın ve bu değişiklikleri gelecek sene yenilenecek parlamento yapsın!

Hükümetin tavrı ve buna karşı AB’nin tutumu böyle!

Şimdi siz kararınızı verin: Bu değişiklikler gerçekten AB’ye girmek ve demokratikleşmek için mi yapılıyor?


Venedik sahillerinde bekliyorum!


AKP’
nin en çok sevdiği Avrupa kurumlarından birisi biliyorsunuz Venedik Komisyonu.

Bu komisyon, 1992’den sonra demokrasiye geçen eski Doğu Avrupa ülkelerine Anayasa hazırlamalarında yardımcı olmak için kurulmuştu, halen de Avrupa Birliği’nin “Anayasa danışmanı” sayılır.

AKP bu komisyonun varlığını parti kapatma davası sırasında öğrendi ama sonra tamamen unutmuş görünüyor.


Çünkü geçenlerde yazdığım gibi Venedik Komisyonu, Anayasa değişikliklerinin “toptan” referanduma sunulmasına karşı.

Birbiriyle ilgisiz konularda tek bir soru sorulmasını ve insanların istemedikleri sonuçlar da verecek oy tercihinde bulunmalarını onaylamıyor.


Yani “evet” dediğinizde, istemediğiniz maddelere de “evet” demiş sayılmanızı doğru bulmuyor
.

Bu konunun referandumlarda, “serbest oy kullanma tercihi kadar hatta ondan daha önemli olduğunu” vurguluyor.

Venedik Komisyonu kararını yazdığımdan beri hükümetten bir açıklama bekliyorum ama tık yok!

Beklemeye devam edeceğim.