OKSİJEN, t24.com.tr

Bir bürokrasi fotoğrafı

Adamın biri gece karanlığında tarlasından kasabadaki evine dönerken açık unutulmuş bir kuyuya düşmüş.

Başlamış bağırmaya: “İmdaat, kimse yok mu, kurtarın beni!”

Epeyce bir zaman geçtikten sonra kuyunun başında birisi belirmiş: “Geçmiş olsun hemşerim” demiş, “şimdi kasabaya gideceğim, gelip seni kurtarırlar.”

Kuyunun dibindeki adam itiraz etmiş: “Yahu o zamana kadar burada ölürüm, bir halat ya da dal parçası uzat da beni yukarı çek.”

Adam “olmaz” demiş, “bu kuyu Hazine arazisinde, içinden bir şey alırsam hırsızlıkla suçlarlar.”

Kuyudaki adam “saçmalama” diyecek olmuş, yukarıdaki seslenmiş:

“Ben kasabaya varınca Kaymakam Bey’e giderim. Senin Hazine arazisindeki kuyuya düştüğünü söylerim. O da Mal Müdürü’nü, Hukuk İşler Şefini çağırır, konuyu tartışırlar. Seni kuyudan çıkarmanın suç olmadığına karar verirlerse sekreteri çağırır, İtfaiye Müdürü’ne talimat yazdırırlar, talimatı alan İtfaiye Müdürü yardımcısını arar, bir itfaiye aracıyla gelir seni kurtarırlar. Hiç merak etme.”

Kuyunun dibindeki adam çaresiz inlemiş: “Yahu o zamana kadar ölürüm ben burada.”

Yukarıdaki adam “haklısın” demiş, “ama ben sana ölmezsin demedim zaten, ölürsün belki ama hiç olmazsa ölümün mevzuata uygun olur.”

Bu bürokrasi fıkrasını hatırlamama neden olan şey, geçenlerde bir Anayasa Mahkemesi kararını ararken karşıma çıkan bir başka karar oldu.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na bazı özel yetkiler veren bir kanunun iptali için CHP, AYM’de dava açmış, AYM de bu davayı reddetmiş. Tesadüfün önüme çıkardığı bu kararla, “veri sızıntıları ile ilgili haber yapan gazetecilere de beş yıla kadar hapis cezası verilmesi” kanunlaşmış oluyor.

İlginç bir Anayasa Mahkememiz var. Bir bakıyorsunuz insan hakları diyor da başka şey demiyor bir bakıyorsunuz bu kanunda olduğu gibi temel bir hakkın kullanımının idari bir kararla cezalandırılabilmesinin yolunu açıyor.

“Siber güvenlik” ile ilgili konularda haber yapacak bilgiye sahip olmadığım için benim açımdan mesele değil ama bazı meslektaşlarımız bu nedenle durduk yere hapse de girebilirler.

Tahtaya vurup geçiyorum!

Bu Siber Güvenlik Başkanlığı enteresan bir kurum, kuruluşu sırasında kadro dağılımının tuhaflığı ile ilgili bir yazı yazmıştım. Kuruluşu sırasında 135 kişilik bir kadrosu olan kurumun mevcudu daha sonra 204’e çıkarılmış.

Kadro 204 sayısına şu şekilde ulaşıyor:

1 Başkan, 3 Başkan Yardımcısı, 6 Genel Müdür, 22 Daire Başkanı, 1 Strateji Geliştirme Başkanı, 1 Dış İlişkiler Dairesi Başkanı, 14 Şube Müdürü, 1 Baş Hukuk Müşaviri, 3 Hukuk Müşaviri, 15 Avukat, 5 Mali Hizmetler Uzmanı, 5 Mali Hizmetler Uzman Yardımcısı, 6 Mühendis, 3 Mütercim, 9 Tekniker, 7 Teknisyen, 35 Bilgisayar programcısı, 15 Sekreter, 1 Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, 1 Özel Kalem Müdürü, 15 Koruma, 15 Şoför, 20 Hizmetli.

Müthiş, değil mi?

Memleketin siber güvenliğini sağlayacak bir “başkanlık” kuruluyor ve asıl işi yapacak uzmanların sayısı bir avuç!

Kadroların çoğunluğu “büyük adamlara” ayrılmış. Onlar yazışmalar yapacaklar, imza dosyalarının biri gidecek diğeri gelecek, sekreterler telefon bağlayacaklar, şoförler müdürleri getirip götürecek, korumalar binaya hırsız filan girmesin diye çabalayacaklar ama memleketin siber güvenliğini 35 kişi sağlayacak!

Eski Vali Ulvi Saran, Karar’da bu kadronun analizini yapmış.

Personelin yüzde 23,5’i yani yaklaşık dörtte biri yönetim kademesinde, bir hiyerarşi içinde dizilmiş.

İdari destek, yardımcı hizmetler ve teknik destek kadrolarında toplam personelin yarısından fazlası çalışıyor: Yüzde 58. 118 kişiler.

Kurumun asıl işi olan siber güvenlik ile ilgili işleri yapacak, uzman ve mühendislik kadrolarında sadece 38 kişi var. Yüzde 18,’6’sı. Beşte birinden az.

Şu anda nasıl bir binada faaliyet gösteriyorlar bilemiyorum ama yakın bir gelecekte üzerinde parlak yaldızlı harflerle “Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı” yazılı dev bir binanın kendilerine tahsis edileceğini söyleyebilirim.

Bunu kendileri için bir bina yaptırmak üzere bütçeye ödenek koydurmaları da izleyecektir.

Sonunda Ankara siluetinin ayrılmaz parçaları haline gelen gökdelen tarzı kamu binalarına bir tane daha eklenmiş olur.

Bu arada makam araçları da lazım tabii. Başkana Audi ya da Mercedes, Başkan Yardımcılarına TOG, teknik hizmetlere Doblo’ya kadar giden bir dizi araç. Şoför sayısına bakarak şimdilik 15 araç olacağını da söyleyebilirim.

Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce ben takibi bıraktığımdan bu yana bir gelişme oldu mu acaba diyerekten Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı’nın internet sitesine bakmak istedim.

O kadar iyi korunuyor ki siteye ulaşamadım! Kim bilir, belki de daha yapım aşamasındadır; kimsenin günahını almayayım.

Bürokrasi fıkrasıyla başladım, öyle de bitireyim:

Bakan’ın birine bir yurt gezisinde bir koyun armağan edilmiş. Koyun, bir kamyonetin kasasında bakanlığa getirilince Özel Kalem Müdürü ile bir Danışmanı, makama çıkmışlar.

“Efendim, bu koyunun başına bir çoban almalıyız.”

Partinin İl Başkanlığı aranmış, bir partili, çoban olarak tayin edilmiş.

Danışman bir süre sonra Bakan’ı makamında ziyaret etmiş: “Efendim çoban aldık ama onu takip eden kimse yok, çalışıyor mu, çalışmıyor mu belli değil.”

Partiyle temas kurulmuş, çobanın başına bir müdür tayin edilmiş.

Bu sefer Mali İşler Daire Başkanı işe karışmış: “Bu yeni bölüme bir de muhasebeci lazım.”

Bir partili kardeşimizin yeni mezun oğlu muhasebeci olarak göreve başlamış.

Bakanlık Müsteşarının aklına bir fikir gelmiş: “Bu daireye bir eğitim departmanı da şart.”

Partiden önerilen birisi daha işe alınmış.

Bakmışlar giderek sayı artıyor, Müsteşar bu bölümün bir genel müdürlük olarak reorganize edilmesi gerektiğini söylemiş.

Parti uyarılmış, bir genel müdür, özel kalem müdürü, genel müdür yardımcıları, hizmetliler ve şoförler işe alınmış, araçlar tahsis edilmiş.

Tam da o günlerde ekonomik kriz nedeniyle Maliye Bakanlığı tasarruf genelgesi yayınlamış: “Kurumlardan personel azaltılmasına!”

Bakan ve Müsteşar kadro listesini önlerine almışlar, bakmışlar işçi kadrosunda bir çoban var.

Adama teşekkür edip, evine yollamışlar.

Onlar ermiş muradına!

—————————————