Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 81 ildeki bütün okullara yazı göndermiş, 4 – 6 yaş grubundaki çocuklar Ramazan boyunca camilere götürülecekmiş.
Çocuklara sahur, iftar, oruç gibi kavramlar öğretilecek, konuyla ilgili söyleşiler düzenlenecekmiş.
Bilmiyorum hatırlayan kaldı mı ama siyasal İslamcıların Türkiye’de henüz iktidar olmadıkları günlerde “insanların çocuklarını istedikleri gibi eğitme hakkından” sıkça söz edilirdi.
Kuran kurslarının bazılarının “kaçak olduğu” yıllardı, devletin çocuğuna Kuran öğretmek isteyen ebeveynlerin işine karışmaması gerektiğinden söz edilirdi.
O günler geride kaldı, böyle bir haktan söz eden de kalmadı.
Millî Eğitim Bakanlığı, belli ki “dindar nesiller yetiştirme projesi” çerçevesinde şimdi doğru ile yanlışı ayırt edemeyecek yaştaki çocukları endoktrine etmeyi hedefliyor.
Ebeveynlerine sorma gereği duymadan çocukları camilere götürüp, pedagojik formasyona sahip olmayan imamlar marifetiyle endoktrine edecekler.
Ebeveynlere sorulmuyor çünkü biliyorlar ki soracak olurlarsa ailelerin çok büyük bölümü bunu kabul etmeyecek.
Türkiye’nin en az yarısının Müslümanlık anlayışı ile bugünkü rejimin Müslümanlık anlayışı örtüşmüyor çünkü.
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın da altını çizdiği gibi rejimin çizdiği dindar insan portresi nedeniyle “dindarlık şu anda herkesin kaçtığı bir noktaya geldi. Millet Müslümanlığı bıraktı. Başörtüsünü terk ediyor.”
Araştırmacı Selim Koru’nun paylaştığı bir araştırma sonucuna göre “din insanlarına güveniyorum” diyenlerin oranı yüzde 22,4.
Yani soracak olsalar beş kişiden dördü, çocuklarının camilerdeki “güvenmedikleri” din insanları tarafından eğitilmesini istemeyecek.
Geçen gün de sözünü etmiştim, IPSOS’un 30 ülkede gerçekleştirdiği Eğitim Monitörü 2025 araştırması gösteriyor ki Türkiye de dahil ülkelerin tümünde en az tercih edilen dersler din dersleri.
Türkiye’de “din derslerini tercih eden” kitle dünya ortalamasının (yüzde 7) üzerinde ama sadece yüzde 12!
Bu araştırmanın tümüne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.ipsos.com/sites/default/files/ct/news/documents/2025-09/Education_Monitor_2025.pdf
İstanbul Valisi de geçen gün 4 – 6 yaş grubu çocuklar için Kuran Kursları açılacağını söylemişti.
Türkçe okuma yazma öğrenmeden, Kuran – ı Kerim ezberletme projesi sanırım bu.
O yaştaki çocuklar Türkçe okuma yazmayı bile öğrenmemiş oluyorlar.
Vali Bey’in projesiyle de ne anlama geldiğini bilemeyecekleri Arapça Kuran – Kerim’i ezberleterek bu çocukları “dindar” yapacaklarını zannediyorlar sanırım.
Ezbercilikle dindar olunamayacağını Türkiye’nin son çeyrek yüzyıldaki deneyimiyle öğrendik sayılır.
Birçok ülke geçmişte böyle bir endoktrinasyon deneyimi yaşadı.
Bugün o ülkelerde, o öğretilerin esamesi bile okunmuyor.
Türkiye’de de böyle olacak ama kaybedilen yıllar geri gelmeyecek.
Türkiye’nin sanayi devrimini kaçırmasında yobazlığın da rolü küçümsenemez.
Öyle görünüyor ki benzeri bir yobazlık yüzünden yapay zekâ devrimini de kaçıracağız.
————————-
