t24.com.tr

İhtilaçtan, acil satılık köprü

15 Temmuz ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile dokuz otoyolun özelleştirilmesinden beklenen gelirin 3,5 milyar ABD Doları olduğu belirtiliyor.

Satılması planlanan otoyol ve köprülerden 2025 yılında elde edilen gelirin 600 milyon Dolar civarında olduğu da haberlere yansıdı ancak bu geliri elde etmek için harcanan bakım ve yenileme giderlerinin ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Onu baştan söyleyeyim.

Her ne kadar adına “özelleştirme” denilse de bu tam bir özelleştirme de sayılmaz.

Aslına bakarsanız bu uzun vadeli bir senedi, vadesinden çok önce kırdırmaya benziyor.

Bu da iki köprü ve dokuz otoyolun 30 yıllık gelirinden vazgeçip, çok daha azını peşin olarak almak demek.

“Çok daha azını” diyorum çünkü bu işi alacak olan şirket, bu amaçla bir ya da birkaç bankadan kredi alacak. Ciddi bir faiz yükünü üstlenecek. Kira süresince köprü ve otoyolların bakım ve yenileme işlerine harcama yapacak. Bu işi yönetmek için çalıştıracağı kişilere ücret ödeyecek. Ve hepsinin üzerine de bir kâr elde edecek.

Eğer faiz, bakım gideri ve hedeflediği kârı geçiş ücretlerine yansıtacak olursa köprü ve otoyolların bugünkü geçiş fiyatlarından kullanılamayacağını, ciddi artışlar yapılacağını varsaymak gerekir.

Erdoğan yönetimi bunu da istemeyecektir; vatandaşın bu “kırdırma” işinin maliyetini “cebinde hissetmesini” istemezler çünkü. Bu da kaçınılmaz olarak satış bedelini düşürecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın köprü gelirlerinin satışı için 2012 yılında teklif edilen 5 milyar 700 milyon doları çok düşük bulduğunu, bunu kabul etmenin “vatana ihanet” olacağını söylediğini de aklımızda tutalım.

İktisatçıların hesaplamalarına göre o tarihte önerilen bu bedel, 11 yıllık gelire eşitti.

Yani 30 yılın 11 yılını devlete peşin ödeyeceksiniz, kalan 19 yılda köprüler, satın alan şirketlerin cebine çalışacak.

Şimdi tahmin edilen bedele bakarak 6 yıllık gelirinin devlete peşin ödeneceğini kalan 24 yılın şirketin kasasına akacağını da söylemek mümkün.

Ballı bir ticaret var gibi görünüyor, bakalım kime kısmet olacak?

Favorim Körfez’de mukim Arap fonları ki içlerinde “kravatlı Arap” da olabilir, plase ise malum müteahhitler grubu!

Ballı ticaret varsa yalanan parmaklar da olacaktır elbette; bunu da göz ardı etmeyelim derim ama asıl dert öyle görünüyor ki başka: “Küresel güç” Türkiye Cumhuriyeti, 3,5 milyar dolara muhtaç hale gelmiş, bunun başka bir açıklaması yok.

Şu anda kutuları açılmadan, kuzu gibi bir köşede yatan S 400’lere “tiko para” 2,5 milyar doları yatıran bir devletin şimdi 3,5 milyar dolara muhtaç hale gelmesi ilginç.

Üstelik bu devlet sırf Trump’ı mutlu edebilmek için 1 milyar doları da “Barış Kurulu” için yatırmayı kabul etti.

Köprü satılacak, emekli maaşıma zam gelecek diye heyecanlananlara, sevinmek için o kadar da acele etmeyin derim!

O para size gelene kadar buhar olur, şimdiden söylemiş olayım!

———————————

Trump’ın gönlünü hoş tutmak

Köprü ve otoyolların gelirlerinin ihtiyaçtan 3,5 milyar dolara satılacağı haberlerinin çıktığı günlerde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Davos yollarındaydı.

ABD Başkanı Trump, Birleşmiş Milletler’e alternatif bir “Barış Kurulu” kuracağını açıklamıştı.

Trump ne de olsa müdebbir tüccar, bu kurula üyelik için 1 milyar ABD Doları istiyor.

Fidan’ı Davos’a götüren de Türkiye adına Barış Kurulu’na katılma sözü veren anlaşmaya imza atmasıydı.

Eğer Cumhurbaşkanı, zamanında büyük konuşmayıp “daha da gelmem bu Davos’a” dememiş olsaydı, muhtemelen bu töreni kaçırmak istemez, imza atmaya bizzat giderdi.

Rahmetli anneannemden öğrendiğim bir atasözünü hazırlattı bu durum bana: “Dilim, başıma giydirir kilim!”

Bu vesileyle Trump ile bir fotoğraf çektirme fırsatını kaçınmış olduğuna üzüldüğünü tahmin ediyorum.

Çünkü nedense bu ülkenin yöneticileri için ABD Başkanları ile bir fotoğraf karesinde bile olsa bir arada olmak çok önemli.

Şu ana kadar 1 milyar dolar ödeyeceğini taahhüt ederek, daveti kabul eden Türkiye dışındaki ülkelerin listesine bir bakalım:

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Bahreyn, Ürdün, Katar, Fas, Pakistan, Endonezya, Macaristan, Belarus, Azerbaycan, Arnavutluk, Arjantin, Bulgaristan, Kamboçya, El Salvador, Kazakistan, Kosova, Kuveyt, Moğolistan, Paraguay, Özbekistan, Vietnam.

Liste, bu kurulun şimdilik hangi amaca hizmet edebileceğini gösteriyor: Trump’ın gururunu okşamak!

Hangisi doğru dersiniz: “Bizim bu listede ne işimiz var” diye düşünmek mi, “Trump’ı kızdırmaya gelmez, verelim 1 milyar dolar başımızın gözümüzün sadakası olsun” diye düşünmek mi?

———————————–