t24.com.tr

Keşke bu örnek başarıyı da anlatsaydı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Necmeddin Bilal Erdoğan geçenlerde Güngören Belediyesi’nin düzenlediği bir toplantıda lise öğrencileriyle buluştu.

Program, “Tek Soru, Tek Cevap” adını taşıyor ve öğrenciler merak ettiklerini Bilal Bey’e sorup, yanıtlarını aldılar.

Tabii şimdi lise öğrencilerinin, politik bir kişiliği olduğu artık su götürmeyecek Bilal Bey’in karşısına dizilmelerini eleştirecekler çıkacaktır.

Ben işin o kısmıyla ilgili değilim çünkü lise yıllarında ben de kendime göre ciddi bir siyasi görüşe sahiptim, o görüşün propagandasının yapıldığı toplantılara vs. katıldım. Bir zararını gördüğümü söyleyemem.

Ancak Bilal Bey’e yönelik ciddi bir eleştirim var, onu da söylemeden geçemeyeceğim.

Öğrencilerden biri Bilal Erdoğan’a “nasıl para kazandığını” sordu.

Yerinde bir soru bu. Milyarlık vakıfları yöneten bir kişinin, nasıl para kazandığı konusu da önemlidir.

Ayrıca biliyoruz ki Bilal Bey, bu konuda birçok kişiden çok daha başarılı oldu.

Deneyimlerini gençlerle paylaşması, gençlerin zihinlerinin bir köşesine girişimcilik fikrinin sokulması faydalıdır.

Ancak bir konuda hayal kırıklığına uğradığımı da söylemeliyim.

Bilal Bey sadece “gıda sektöründeki faaliyetlerinden” söz etti; esas önemli işini gençlere anlatmadı.

Oysa deniz taşımacılığı gibi uluslararası ölçekte iş yapılan bir alandaki başarılarını sadece liseli gençlere değil, tüm gençlere anlatmalı ki bir “rol modeli” olarak topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmiş olsun.

Bu eksikliği tamamlamak isterim. Güngören Belediyesi’nden ricam, bu yazımın çoğaltılarak mahalledeki gençlere de dağıtılmasıdır ki bu eşsiz başarı öyküsü örnek olsun!

Her şey güzel bir Nisan sabahı İstanbul’da başladı.

10 Nisan 2006 günü, İstanbul’da 1 Milyon TL sermayeli bir şirket kuruldu: Turkuvaz Denizcilik.

Bugün size şaka yapıyorum gibi gelecek ama o tarihte 1 ABD Doları almak için 1 lira 34 kuruş yeterli oluyordu.

Malum, Bilal Bey’in iktisatçı babası sayesinde bugün bir Dolar almak için 43 lira 48 kuruş gerekiyor.

Yaklaşık 750 bin Dolarlık bu yatırımın ortakları Ziya İlgen (Cumhurbaşkanı’nın eniştesi), Mustafa Erdoğan (Cumhurbaşkanı’nın kardeşi), Burak Erdoğan (Cumhurbaşkanı’nın büyük oğlu), Osman Ketenci (Cumhurbaşkanı’nın dünürü), Mustafa Gündoğan (Cumhurbaşkanı’nın eski özel kalem müdürü) idi.

Bu şirket kuruluşundan 4 ay sonra adını BUMERZ olarak değiştirdi.

BUMERZ isminin sözlükte bir karşılığı yok.

Burak’ın “Bu”su, Mustafa’nın “M”si, Erdoğan’ın “Er”i, Ziya’nın “Z”sinden oluşan bir isim!

Çok da yaratıcı bir isim olmadığını söylersem kimse kızmasın.

İrlanda Denizi’nde, üzerinde 81 bin kişinin yaşadığı, bir ada olan Man Adası’nda aynı ismi taşıyan bir başka şirketin kuruluşu da bu tarihin 2,5 yıl sonrasına denk geliyor.

Şirketin kuruluş evraklarında Ziya Ülgen’in adı var, diğer ortakların yok. (Bu şirket daha sonra adını Bellway olarak değiştdi.)

“Vergi cenneti” Man Adası’nda 2 pound sermaye ile kurulan bu şirket, kuruluşundan 2 gün sonra Malta’da kurulu Pal Shipping Trader One Ltd. şirketini satın aldı.

Bu şirket petrol taşımacılığında kullanılan, 25 milyon dolar değerindeki Agdash tankerinin de sahibiydi.

Pal Shipping Trader One Ltd. şirketinin sahibi de bir süre FETÖ’cü diye 5 yıl hapis cezasına çarptırılan ve hapiste yattığı süre göz önünde bulundurularak İstanbul’u terk etmemek şartıyla serbest bırakılan Mübariz Mansimov’dan başkası değildi.

İddialara göre 25 milyon dolarlık bu şirket için 7 milyon dolarlık ilk ödeme, Sıtkı Ayan isimli iş adamı tarafından yapılmıştı.

Sıtkı Ayan, Türkiye’den geçen borularla doğal gaz taşımacılığı işi yapar, Cumhurbaşkanı’nın sevdiği bir şahsiyettir.

Onu kucaklamak istediğini, FETÖ’nün “yargı eliyle darbe girişimi” günlerinden biliyoruz.

BUMERZ şirketi, Mansimov’a kalan borcunu ödemek için 23 Ekim 2008 tarihinde, Letonya’nın Parex Bank’ından 18 milyon 400 bin dolar kredi aldı.

Mansimov, BUMERZ’e sattığı gemiyi, BUMERZ’den 2015 yılına kadar kiralayarak alınan kredinin taksit ve faizlerini üstlendi.

Süper bir ticari işlem yani!

Arabamı size satıyorum, sonra da satın almak için bana ödediğiniz parayı geri verip, arabayı sizden kiralıyorum.

BUMERZ şirketinin daha sonra Bellway adını aldığını ve bu isimle Sıtkı Ayan’a satıldığını da biliyoruz.

Bellway’in satış bedeli 15 milyon dolar olarak belirlenmiş ve bu bedel 15 Aralık 2011 ile 4 Ocak 2012 arasında eski ortaklara ödenmişti.

MASAK ve savcılık soruşturmasının kesin olarak ortaya koyduğuna göre Man Adası’ndaki şirketin satışından, BUMERZ’in ortaklarına şu ödemeler yapılmıştı:

Burak Erdoğan’a (Cumhurbaşkanı’nın oğlu): 3 milyon 750 bin ABD Doları.

Mustafa Erdoğan’a (Cumhurbaşkanı’nın kardeşi): 3 milyon 750 bin ABD Doları.

Ziya İlgen’e (Cumhurbaşkanı’nın eniştesi): 3 milyon 750 bin ABD Doları.

Osman Ketenci’ye (Cumhurbaşkanı’nın dünürü): 2 milyon 250 bin ABD Doları.

Mustafa Gündoğan’a (Cumhurbaşkanı’nın eski özel kalemi): 1 milyon 500 bin ABD Doları.

Ortada büyük bir başarı var!

2 Pound sermayeyle bir şirket kuruyorsunuz.

Sonra bu şirket bir gemi satın alıyor. Gemiyi size satan, geminin satış bedelini geri ödeyerek, gemiyi sizden kiralıyor.

Sonra bu şirketi bir başka iş adamına satıp, 15 Milyon Dolar kazanıyorsunuz!

Kılçıksız, tertemiz para!

Bir de bunun dedikodusunu yapan “Bay Kemal” Kılıçdaroğlu’ndan 556 bin lira tazminat alıyorsunuz.

Konunun Bilal Bey ile ilgisi 4 yıl öncesine dayanıyor.

2022 yılının son günlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdoğan ile eniştesi Ziya İlgen, sahip oldukları gemi ve tanker işletmeciliği şirketlerini, Bilal Bey ve kız kardeşleri Sümeyye Bayraktar ile Esra Albayrak’ın ortaklaşa kurdukları bir şirkete devrettiler.

Benim tahminim o ki Bilal Bey’in bu işi daha da geliştirip, memleket ekonomisine değerli katkılar yapabileceğini biliyorlardı.

Bilal Bey’in ticari dehasını bu alanda da göstermesi bekleniyordu.

Bu başarının gösterdildiğini tahmin ediyorum.

Çünkü ızgara et pişirme işinde bu kadar başarılı olup Dubailere, Bakülere kadar restoran açmayı planlayan Bilal Bey, deniz taşımacılığı işini uçurmuştur, buna eminim!

Yalnız bu bilgiyi neden gençlerden sakladı, hala çözebilmiş değilim: Tevazudan mı, ızgara köfte işini daha önemli görmesinden mi?

—————————–