KIZINA emniyet şeridinde çarpıp ölümüne neden olan sürücünün 3.5 ayda serbest bırakılmasına isyan eden annenin başına nelerin geldiğini dünkü gazetelerde okudum.
TÜRK Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy’un dört yıldır süren bir dava için sabaha karşı gözaltına alınması “çok ayıp ettiler” gibisinden bir tepkiyle geçiştirilebilecek bir durum değil.
GEÇEN gün gazetede bir haber okudum. Bir adam, sevgilisine kaçan kızını öldürmüş, mahkeme de bunu hafifletici neden olarak görüp adamın cezasını indirmiş!
DÜN İstanbul’da 1 Mayıs nedeniyle yaşanan olayları izlerken şunu düşündüm: Türkiye’nin en önemli sorunu, geçmişte de bugün de Meclis çoğunluğunu ellerinde bulunduran sağ partilerin yeterince demokrat olmayı başaramamalarıdır.
SAKARYA’da vali, bir salonda toplantı yapan DTP’lileri “dövmeye gelmiş” güruhun “alınan güvenlik önlemleri sayesinde DTP’liler ile karşı karşıya getirilmediğini” açıklıyor.
CHP Kurultayı beklendiği gibi kimsenin aday olmasına izin verilmeden, huzur içinde tamamlandı. CHP delegeleri, partilerinin bugün bulunduğu konumdan ve liderin izlediği politikalardan çok memnun olmalılar ki Deniz Baykal’ı yeniden seçtiler.
SABAH ve ATV’nin, Çalık Grubu tarafından satın alınmasında iktidarın oynadığı rolün ve “yandaş medya yaratma çabasının” eleştirilmesi, beklediğim gibi Sabah yöneticilerini kızdırdı.
SABAH ve ATV’nin satın alınmasında Çalık Grubu’na ortak olması için Katar Şeyhi’ni ikna çabalarında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özel çaba gösterdiği biliniyor.
MANKEN Aysun Kayacı, “Dağdaki çoban ile benim oyum bir mi” diye sorduğunda yer yerinden oynamıştı. Başbakan Recep Tayip Erdoğan da bunun iyi bir fırsat olduğunu düşünerek konuşmalarında çokça kullandı.