Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Maç bitti, şimdi gerçekler…

  Bir aydır iyi zaman geçirdik. Heyecanlandık, sevindik, üzüldük, sinirlendik, isyan ettik, gururlandık… İki Brezilya yenilgisi ve bir Kosta Rika beraberliğine denk gelen üç gün dışında bir bayram havası yaşadık.

Collina’nın Brezilya’nın şampiyonluğunu ilan eden düdüğünün ardından, çok uzun yıllar boyunca unutamayacağımız bir karşılama töreni izledik. Bazılarına abartılı bile gelse böyle bir töreni yaşamayı futbolcusuyla, seyircisiyle herkes haketmişti, güzel bir anı olarak hafızalarımızda kalacak…
Şimdi tekrar ayaklarımızı yere basmanın, futbolun unutturduğu gerçekleri hatırlamanın zamanı geldi diye düşünüyorum.

Otorite eksikliği…
Türkiye tarihinin en bunalımlı dönemlerini yaşıyor…
Kaçırdığımızı düşünürken tekrar yakaladığımız Avrupa Birliği’ne üyelik fırsatını bir kez daha kaçırmamıza artık sadece günler kaldı…
Bu yıl sonunda üyelik görüşmelerine başlamak için bir tarih almayı başarma olasılığımız giderek azalıyor.
Sorun yalnızca idam cezasının kaldırılması ya da Kürtçe eğitim-yayın haklarının sağlanmasında değil.
Türkiye bunlarla birlikte düşünceyi açıklama ve örgütlenme haklarına getirilen sınırlamaları da kaldırmakla yükümlü. Ve bu konuda en ufak bir hazırlık da görünmüyor.
Çünkü ortada bu güç işi başaracak bir siyasi otorite yok.
Hükümet ortakları kendi içlerinde anlaşmazlığa düşmüş durumdalar.
Şu anda hükümet ortaklarının üzerinde fikir birliğine varmış oldukları tek şey, hükümetin devam etmesi ve seçimin mümkün olan en ileri bir tarihte yapılabilmesi.

Görmek istemiyorlar
Zannediyorlar ki seçim tarihi gecikirse işler düzelir ve seçimde halkın karşısına çıkabilecek yüzleri olabilir.
Türkiye bu biçimde yönetilmeye devam ettiği sürece, “mümkün olan en ileri tarihöte işlerin bugünkünden daha da kötüye gideceğini görmüyorlar, görmek istemiyorlar.

Türkiye yönetilmiyor
Hükümetin iç uyumunun kalmadığının ortaya çıktığı günden beri işler bıçakla kesilmiş gibi durdu, Ankara’dakiler bunun farkında bile değil büyük bir olasılıkla…
Bürokrasi, her an dağılacak bir hükümetin yönettiği bir ülkede hiçbir işe el atmıyor. Ankara’dan gelen haberler aciliyeti olan birçok dosyanın artık yeni hükümeti ve yeni bakanları beklediği yolunda…
Türkiye artık yönetilmiyor.

Pek iç açıcı değil…
Başbakan hasta, işinin başına tam sağlıklı olarak ne zaman dönebileceğini kimse bilmiyor.
Yabancı yatırımcılar çoktan memleketlerine döndüler ve yeni hükümeti bekliyorlar.
Faizler düşmek bilmiyor, doların yarın ne olacağı belirsiz, kimse böyle bir ortamda iş yapmıyor, mal üretmiyor, üretse satamıyor…
Ve biz hala koltuklarına sıkı sıkıya yapışmış insanlardan Türkiye için bir fedakarlıkta bulunmalarını bekliyoruz.
Ve en kötüsü de bunu sadece bekleyebiliyoruz… Geçmiş tecrübelerimiz bu beklentinin hiçbir işe yaramayacağını bize öğretmiş olduğu halde…