Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Savaşın soluğu ensemizde artık…

 Geçtiğimiz hafta sonunda dünyanın dört bir yanında yapılan barış gösterilerine 6 ile 8 milyon arasında kişinin katıldığını belirtiyor değişik kaynaklar.
Bunun, Vietnam Savaşı’ndan sonra yapılmış savaş aleyhtarı en büyük gösteri olduğu vurgulanıyor.

Amerika’nın Irak’ta yapmayı planladığı askeri operasyonun, dünya kamuoyundaki yansıması bu.
Vietnam Savaşı’nı protesto için 1970 yılında yapılan büyük protesto gösterisinden beri böylesine ortak bir tepkiyle hiç karşılaşmamıştık.
Bunun basit bir Amerikan düşmanlığı ya da uluslararası terörün yaratabileceği muhtemel tehlikelerin farkında olmamakla açıklanabilmesi mümkün değil.

Protestolara neden çok..
Hiç kuşku yok, bugün savaş karşıtı kamuoyunu yönlendiren etkenlerden birisi “Amerika düşmanlığı” ama sadece bu düşmanlığın böylesine büyük bir protesto gücünü harekete geçirebilmesine de olanak yok.
Hafızalarımızı tazelemek için şöyle bir geriye bakacak olursak bu protestonun ardındaki gerçek nedeni de kolayca bulabiliriz.
Benzeri tepkilere Bosna ve Kosova krizlerinde, Körfez Savaşı’nda, Afganistan müdahalesinde, Granada ve Panama operasyonlarında rastlamamıştık.
Irak’a karşı yürütülecek askeri operasyon, bir ölçüde Sırbistan’a yönelik operasyonla ve büyük ölçüde de Körfez Krizi sırasında Irak’a karşı girişilen harekâtla ve Afganistan müdahalesi ile kıyaslanabilir.
Bu büyük askeri operasyonların dünya kamuoyunda bugünküne benzer bir tepki ile karşılanmamış olmasının ardındaki en önemli neden, Irak’ta planlanan operasyonun hukuki meşruiyeti ile ilgili…
Sırbistan bombalanırken de, Afganistan’da Taliban rejimi devrilirken de, Körfez Savaşı’nda da böyle bir hukuki meşruiyet vardı.
Birleşmiş Milletler’de konu görüşülmüş, savaş kararları uluslararası toplumun ortak kararı haline getirilmişti.

Amerika ikna edemedi
Bugünkü tabloda böyle bir meşruiyetten söz edilemiyor.
Irak’a müdahalenin gerekliliği konusunda Birleşmiş Milletler’de, Amerika’nın sunduğu kanıtlar yeterince ikna edici bulunmuyor.
Amerikan görüşüne yakın olan hükümetlerden hiçbiri, sadece bu nedenle bu yakınlığı kendi kamuoylarına açıklayamıyor.
Öte yandan bütün bu protesto gösterilerine ve açık kamuoyu muhalefetine rağmen, Irak’ta yürütülecek bir savaş için hazırlıklar da olanca hızıyla ilerliyor.

Bir adım daha…
Amerika geri adım atma niyetinde olmadığını her gün yeni birlikleri ve teçhizatı bölgeye sevkederek açıkça gösteriyor.
Dünkü gelişmeler, Türkiye ile ABD arasında son pazarlıkların da bittiğini, yakında Amerikan birliklerinin Kuzey’de de konuşlanıp yığınaklarını yapmaya başlayacağını gösteriyor.
Bu savaşa bir adım daha yaklaşmak demek.
Eğer, Amerika’nın niyeti bu yığınakla Saddam’ın gözünü korkutup onu Irak’ı terk etmeye zorlamak ya da uluslararası denetimin daha da sıkılaştırılmasına razı etmekse artık bunun önünde bir engel de kalmamış oluyor.
Bize de Saddam’ın geri dönüşü olmayan bir yola girildiğini görüp, aklını başına almasına dua etmekten başka bir çare kalmıyor.