Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yargı darbesine maruz kalan CHP’lileri “koltuk peşinde koşmakla” suçladığı gün Başdanışmanı ve Hukuk Politikaları Kurulu’ndaki Başkanvekili Mehmet Uçum, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı olmaya ihtiyacı yoktur ama Türkiye’nin bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ihtiyacı vardır” dedi.
Uçum’un makam odasından bakınca, manzaranın böyle görünmesi son derece normal.
Başdanışmanı olduğu kişi hakkında “Türkiye’nin Erdoğan’a artık ihtiyacı kalmadı, yenisine bakalım” diyecek değil ya?
Hatırlar mısınız bilmem, AKP’de vaktiyle bir “üç dönem kuralı” vardı. Kurala tek uymayanın Genel Başkan olması ve başkalarını “koltuk peşinde koşmakla” suçlaması da ilginç tabii.
Her neyse, ben işin o kısmında değilim.
Cumhurbaşkanı’nın yerinde olsam bu sözleri duyunca sinirden tırnaklarımı yerdim.
Düşünün: 24 yıldır tek başına bir ülkeyi yönetmişsiniz, önünüzde iki sene daha var ve birisi çıkıp hâlâ işinizin tamamlanmamış olduğunu söylüyor!
Erdoğan’ın iktidara geldiği 2002 yılında devlet memuriyetine girenler Erdoğan’ın şu andaki görev süresi bitmeden 25 yıllarını doldurup, emekli olacaklar ama Erdoğan’ın da adamlarının da buna niyeti yok.
Türkiye’de yaşamıyor olsak bu ısrarı anlamlandırabiliriz ama ne yapalım ki vatandaş olarak bu ülkede yaşıyoruz.
Biliyorsunuz kendisini “iktisatçı” olarak tanımlıyor ama memleketin iktisadiyatı perişan durumda.
Savcılar ürün fiyatlarına narh koymaya bile soyunmuşlar, kimin görevi nedir, o bile birbirine karışmış.
Bir sabah “bu üniversiteyi kapattım” diye uyanıyor, ertesi akşam üstü vazgeçiyor.
“Emekliye verecek para yok” denilirken 2 milyar 500 milyon doları tiko para götürüp S 400’lere yatırıyor, kutusunda muhafaza etmek için!
Bu yüzden üreticileri arasında olduğumuz F 35 programından atılıyoruz, Ege’de hava üstünlüğü tarihte ilk kez Yunanistan’ın eline geçiyor, Başkomutan kendisini o kadar başarılı buluyor ki bir beş yıl daha görevde kalmak istiyor.
İktidara geldiği 2002 yılında Türkiye, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün verilerine göre yolsuzluklar konusunda 102 ülke arasında 64. Sıradaydı, geçen yıl 182 ülke arasında 31 puan alarak 124. sıraya geriledi. Yolsuzluklar konusunda yakında dünya lideri olursak şaşırmayın.
2002 yılında Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde 177 ülke arasında 55. sıradaydı. Bu yılki sıramız 143 ülke arasında 118.’lik.
2002 yılında Türkiye, “enflasyon liginde” ilk 40 – 50 ülke ile aynı sırayı paylaşıyordu, şimdi ilk 5 içinde!
2002 yılında “açlık sınırımız” 120 ABD Doları idi, şimdi 600 Doların altında geliri olanlar açlık sınırında.
Bu tabloyu sabaha kadar uzatabilecek veri var.
Haksızlık yapmak istemem, Erdoğan’ın 22 yıllık iktidarı döneminde elbette iyi şeyler de oldu.
Ama Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinden bu yana iyiye giden hiçbir gösterge yok.
Onun için ben Mehmet Uçum kadar rahatça söyleyebilirim ki Türkiye’nin Erdoğan’a bir dönem daha ihtiyacı hiç yok.
Bugüne kadar ki emeklerine teşekkür edip, bir plaketle uğurlamakta bu ülkenin bekası için yarar var.
Hem bırakın sadece AKP’yi, başka partiler içinde de bu ülkeyi yönetme ehliyetine sahip bir tek kişi bile yok mu?
Eğer gerçekten yoksa ve Türkiye, Erdoğan’a muhtaç haldeyse yandı gülüm keten helva!
—————————-
T24’ün gurur tablosu
Gazete yönettiğim günlerde gazeteler arasında ciddi bir haber rekabeti vardı.
Sadece bir haberi herkesten önce vermek değil, eksiksiz vermek, yalanlanmamak gibi meseleler gazete yazı işleri yöneticilerinin iş stresinin temel kaynağını oluştururdu.
“Güvenilir gazete” olmak, haber kalitesinin yüksekliği ile toplumun temel haber kaynağı olmak için de bir yarış vardı.
Sadece bizim ülkemiz için değil, özgür basın faaliyetinin sürdürülebildiği bütün ülkelerdeki medya kuruluşları için bu yarış, tiraj yarışı kadar, erişim yarışı kadar önemliydi.
Bu özellikleriyle ön plana çıkan gazetelere “referans gazetesi” denilirdi.
“Referans gazetesi” olmak çok prestijli bir konuma yerleşmek anlamına gelirdi.
AKP’nin tek sesli bir medya yaratma projesi meyvelerini verdiğinden beri Türkiye’de basının önemli bölümü için artık böyle bir dert kalmadı.
Haber yarışı içinde olmadıkları gibi bir merkezden verilen haberleri, aynı başlıklarla yayınlamakta bile sakınca görmüyorlar.
İki buçuk ay sonra 17. Yılını tamamlayacak olan T24 bir internet gazetesi olarak deyim yerindeyse hâlâ “o eski kafada” yayın yapmaya çabalıyor.
Çıkar gruplarından bağımsız olarak, hiçbir kurum, şirket, kişi, fon ve benzeri yerli ya da yabancı kaynaktan destek almadan, finansal ve ideolojik angajmanlardan bağımsız gazetecilik yaparak, kendi gücüyle ayakta kalmayı da başarabildi.
Kendisine huzur içinde “meslektaşım” diyebileceğim Doğan Akın’ın yönetimindeki çok genç bir gazeteciler grubunun ciddi fedakarlıklarıyla bugün Türkiye’nin “referans gazetesi” olarak mesleğimizin gereklerini yerine getirmeye çalışıyoruz.
Bu iddiamızın uluslararası alanda da karşılığını bulması ise bu sıkıntılı günlerde bizleri çok mutlu eden bir haber oldu.
T24’ün bir “referans gazetesi” olduğu, ABD’nin en prestijli üniversitelerinden Stanford Üniversitesi’nden bir araştırma grubunun çalışması da ortaya koyuyor.
Bu çalışmaya göre yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde en çok başvurduğu kaynaklar arasında T24 birinci sırada.
Gemini, OpenAI, Microsoft (xAI) ve Anthropic gibi teknoloji devlerinin sohbet robotlarını inceleyen çalışmada, T24 Türkiye’de en çok güvenilen ve alıntı yapılan haber kaynağı.
Yapay zekâ sohbet botlarının, haber aracıları olarak güvenilirliğini araştıran çalışmada, 14 gün boyunca, İngilizce, Fransızca, Arapça, Hintçe, Rusça ve Türkçe olmak üzere altı dilde toplam 12 bin 600 soru yöneltilerek, yapay zekânın güncel haberleri doğrulama kapasiteleri test edildi.
Türkiye’deki sıralama şöyle: T24, Wikipedia (İnglizce), Anadolu Ajansı, BBC (İnglizce), VertexAI, Cumhuriyet, haberler.com, The Guardian (İngilizce).
Bu konudaki daha ayrıntılı bir habere bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
( https://t24.com.tr/medya/t24e-buyuk-gurur-stanford-universitesi-arastirmasina-gore-yapay-zek-en-cok-t24e-basvuruyor,1328250?_t=1781609173930 )
T24, dünya çapında yaklaşık 500 milyon site içinde 3 bininci sırada yer alıyor.
Com.tr uzantılı yaklaşık 450 bin site arasındaki yerimiz ise (yani alışveriş sitelerinden tutun da bankalara kadar bütün Türkiye kaynaklı internet siteleri dahil) 67. Sıra.
Dünya ölçeğindeki bütün haber siteleri arasında ise T24’ün yeri 336.’lık.
Ve bu başarı yapay trafik yaratmayı hedefleyen uygulamalar kullanılmadan, trafik çekmek için SEO içerik üretmeden sağlanabildi.
Laf aramızda belki buna yetecek bütçemiz olsaydı biz de SEO içerik üretme peşine düşebilirdik ama ne yapalım ki öyle bir kaynağımız yok.
Bizi gururlandıran bu tabloyu paylaşmak istedim.
T24’ün mesleğine aşık fedakâr genç gazetecilerine eski kafalı, eski bir gazeteci olarak teşekkür ederim.
—————————————
