Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Geçen sezon ligin 5’inci haftasında seyrettiğim Fenerbahçe, yeni toplanmış, hocası değişmiş bir takım olmasına rağmen dün sahaya çıkan takımdan daha iyi oynuyordu. Hırsı vardı, bir şeyler yapmak isteyen oyuncuları vardı.

Dün sahaya çıkan Fenerbahçe, yürüyerek oynayan, arada 1-2 bireysel çıkışla gol bulmaya çalışan bir takımdı. Karşısındaki rakibin de yürüyerek oynama isteği, işini kolaylaştıran bir faktördü. Ancak böyle bir rakibe karşı bile etkili bir oyun ortaya konamadı.

Fenerbahçe’de dün seyretmeye değer tek bir oyuncu vardı; O da kaleci Rüştü’ydü. Karşı karşıya kaldığı üç pozisyonda topu başarıyla önledi ve takımın en önemli adamı oldu.

Ceyhun ile yer değiştiren Yusuf, dün kendisinden hiç beklenmeyecek bir oyun ortaya koydu. Nedeni anlaşılmayacak biçimde durgun ve dikkatsizdi. Nitekim yerine giren Ceyhun, topla neredeyse ilk buluşmasında orta sahayı başarıyla katederek güzel bir gol attı.

Dün, orta sahası hiç olmayan iki takım seyrettik. Böyle bir futbol anlayışını, sanıyorum WM sisteminin terkedilmesinden beri epeydir izlememiştim. Bu açıdan bakınca dünkü maçı, futbol müzesinin tozlu rafları arasına kaldırabiliriz.

Sahada dün Fenerbahçe’yi yakmak üzere ortaya salınmış üç tane hakem vardı. Ofsayt pozisyonlarını bilmedikleri gibi, sahada hangi hareketin faul olduğunu bile ayırt edecek bilgi ve yetenekten yoksundular. Özellikle maçın ilk yarısında verilmeyen fauller ve gösterilmeyen kartlar, Yozgat’ın Fenerbahçe ataklarına uzun süre direnmesini sağladı. Bu tür hakemlerle Türkiye’de futbolun gelişeceğini düşünenler fena halde yanılıyorlar.