Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Evde kalmış kızlar için fal!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Antalya’da belediye başkan adaylarını tanıtmak için (geçtiğimiz perşembe günü) yaptığı konuşmada bir bölümü, sizlerle paylaşmak için not etmiştim.

Bir süre bekledim ki herhangi bir yalanlama yapılırsa “ofsayta” kalmayayım diye!

Bu kadar süre içinde yalanlanmadığına göre, Türk siyasi tarihine geçmesi gereken bu konuşmayı sizlerle paylaşmamda sakınca yok demektir.

Okuyunca iktidarda neden Recep Tayyip Erdoğan gibi, aslında Türkiye’yi yönetmek için çok yetersiz bir ismin bulunduğunu, muhalefetin bulunduğu yerden neden bir adım bile ileri gidemediğini daha iyi anlayacaksınız.

DHA muhabiri arkadaşlarımızın o gün Antalya’dan geçtikleri habere göre Devlet Bahçeli, MHP’nin 2 Şubat tarihinde 40. yaşını kutlayacağını belirttikten sonra MHP’nin 2009’da nasıl ve neden iktidara geleceğini şöyle açıklıyor:

“Şimdi düşünün takvim yazıyorsunuz 09.02.2009. 2009 yazarken iki sıfır var, üzerine çarpı koyun, atın. 9’un yanında bir sıfır var, silin. Kaldı mı 9. 2’nin yanında 1 sıfır daha var onu da sildiniz. Kaldı mı 2. Toplayın ne yapar. 11 yapar. 2009’un içindeki iki sıfırı da sildiniz. Ne kaldı 29. 11’le 29’u toplayın 40 yapar ve MHP yapar. Bunlar tesadüf olamaz, gönül gözüyle okumaktır. Bunu da halkımız tercih edecektir!”

Konuşma aynen böyle.

Dergilerde, evde kalmış kızlar okusunlar ve yeni bir kısmet çıkacak ümidiyle heyecanlansınlar diye böyle “nümeroloji falları” yayımlanır.

Öyle anlaşılıyor ki MHP’nin “gönül gözü” de böyle bir arayış içinde!

İnşallah hayırlı bir kısmet çıkar karşılarına!

Hesap verebilir olmak iyidir!

GENELKURMAY Başkanı ve kuvvet komutanlarının, intihar eden emekli jandarma Albay Abdülkerim Kırca’nın cenaze törenine katılmaları, hiç kuşkusuz ki bir tür “protesto” da içeriyor.

Bu tavrın, eski bir silah arkadaşın cenazesine katılmaktan daha öteye anlamı var. Ergenekon soruşturmasının Silahlı Kuvvetler’e yönelik bir yıpratma kampanyasının bir aracı olarak algılandığını gösteriyor.

Emekli Albay Kırca’ya yönelik ağır suçlamaların kaynağının eski bir PKK itirafçısı olması da terörle mücadele ile görevli personelin morali üzerinde olumsuz bir etki yarattı. Ve komutanlar, bu tutumları ile o kadrolara da “arkanızdayız” mesajı vermek istiyor.

Bunlar dünyanın her yerinde olabilecek şeyler. Bir kurumun üzerine böyle giderseniz, bunun karşılığını görmeyi de kabullenmeniz gerekir.

Öte yandan, sorunun TSK’yı yıpratmaya yönelik amaçların aracı haline gelmesinde hiç kuşkusuz ki TSK’nın geçmişteki komutanlarının da payı var. Ve bu son durum, gelecek için bir ders olmalı.

Terör ile mücadele sırasında, sivil ya da asker bazı güvenlik personelinin yasal çizgi dışına çıktıkları, giderek bunu alışkanlık haline getirdikleri bir sır değil.

Bölgedeki uyuşturucu ticaretinin “kötü Kürtlerden” alınıp, “iyi Kürtlere” devredilmesinde de bazı personelin önemli rolü olduğunu ve zaman içinde çizgi dışına çıkmış bu personelin çeteleştiğini unutmamak gerekiyor.

Susurluk Çetesi ve faili meçhuller konusundaki soruşturmalar, en başından ciddiyetle yapılsaydı, TSK bu konularla ilgili olarak TBMM ve adliyeler ile samimi bir işbirliği içinde olsaydı, bugün kimse bu konuları kaşıyarak TSK üzerinde bir yıpratma kampanyası yürütemeyecekti.

Veli Küçük’ün, o dönemlerde TBMM’yi bile ciddiye almadığını, ifade vermediğini ve dönemin komutanlarınca bu duruma göz yumulduğunu da unutmayalım. Aynı durum faili meçhuller konusu için de geçerli.

Hesap, o zaman sorulabilseydi, bugün şikáyet edilen mevzuları konuşmuyor olurduk. Şeffaflık ve hesap verebilir olmak, bir kurumu yıpratmaz, tam tersine güçlendirir!

Sağlıklı toplum için sağlıklı kadınlar

DÜN, “Sağlıklı Toplum İçin Sağlıklı Kadınlar” isimli bir toplumsal sorumluluk kampanyasının tanıtımına katıldım.

Kampanya, Hello Dergisi, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği ile Bayer Schering Pharma tarafından desteklenip, yürütülüyor.

Amaç, geniş bir kadın kitlesinin kadın sağlığı konusunda bilgilendirilip, bilinçlendirilmesi ve ihtiyaç sahibi bölgelerde kadınlara yönelik ücretsiz muayene ve tedavi hizmeti verilmesi!

Projenin aralarında yerli – yabancı jinekologlar ve üniversite hocalarının bulunduğu “kadın sağlığı gönüllüleri” tarafından yürütülecek.

Bir grup kadın da bu konunun elçiliğini üstleniyor. Dün onlarla tanışma olanağı da buldum.

Hepsi takıp takıştırıp, dünyanın en güzel yerlerinde gezip tozma olanağına sahip kadınların, başkalarının dertlerini kendi dertleriymiş gibi benimseyip, gönüllü olarak yorucu bir çalışmaya katılmaları beni gerçekten etkiledi.

Çocuklarımıza toplumsal sorumluluk projelerinde görev almayı erken yaşlardan itibaren öğretebilirsek, birbirini daha iyi anlayan bir toplum haline de gelebiliriz.