t24.com.tr

Özel, Saray’ın hesabını bozdu

AKP yargısı eliyle yürütülen siyasi mühendislik projesini uygulamaya koyan “akıl” kimin aklıysa işlerin böyle gelişebileceğini hesap edememiş olmalı.

Yetkisiz bir mahkeme kararıyla yola çıktıklarında öngördükleri şey gerçekleşmedi.

“Atanmış CHP” ile “seçilmiş CHP” yönetimlerinin parti içinde kavgaya devam ederek, enerjilerini tüketeceklerini ve seçime kadar da CHP’nin iki yakasının bir araya gelemeyeceğini hesaplamışlardı.

“Kifayetsiz muhteris” Kemal Kılıçdaroğlu’nun varlığı, bu hesabın tutması için bir garanti gibi görülüyordu sanırım.

Bu operasyonda “Saray’ın aparatçiği” olmayı kabul eden Kılıçdaroğlu’nun, bir kurultay toplamayacağını tahmin etmek aslında zor değildi.

Nitekim öyle de oldu.

CHP’nin seçilmiş yöneticileri 24 Mayıs günü genel merkezden polis zoruyla çıkarıldıktan sonra 27 Mayıs günü şöyle yazmıştım:

“CHP’deki partiye sahip çıkma kavgasının seçime kadar sürmesi ise kuşkusuz ki Recep Tayyip Erdoğan’ın rüyalarını süslüyor olmalı.

Saray’ın, yargıyı da kullanarak bu oyunu kurmasının nedeni buydu zaten: İç kavgalarıyla felç olmuş, miting yapamayan, aday belirleme konusunda sıkıntılar yaşayacak bir CHP!

Erdoğan karşıtı muhalefeti birleştirebilecek bir CHP’nin olmaması, Erdoğan’ın bir dönem daha seçilmesi için önemli bir engelin ortadan kalkmış olması demek.

Onun için partiyi darbecilerden geri almak için atılacak her adımda bir yargı engelinin çıkacağını da şimdiden söyleyebilirim.

Bu tablo seçenekleri azaltıyor.

Birinci seçenek parti içinde kalıp Kılıçdaroğlu’nu zorlayarak kurultaya götürmek ki kolayca sonuç alınabilecek bir seçenek değil.

Erdoğan’ın seçime yeniden girebilmesini sağlamak için seçimin öne alınacağını da varsayarsak “parti içinde mücadele” için zaman hayli dar.

Bir diğer seçenek ise ayrılıp bir parti kurmak.”

Artık bu ikinci seçenek, “tek yol” haline gelmiş bulunuyor.

O günden bugüne geçen zaman içinde Saray’ın hiç hesaplamadığı bir şey oldu.

Özgür Özel, Saray’ın ümit ettiği gibi Ankara’da kavga edeceğine sokaklarda gezmeyi, bulduğu her kalabalığa konuşma yapmayı tercih etti.

Yorulmadı, sıkılmadı bulduğu her fırsatta halkla buluştu.

Halkın da buna karşılık verdiği farklı araştırmaların ortak sonucu.

AKP’nin ve Kılıçdaroğlu çetesinin cesaret edemediği bir şeyi yaptı, bu yürüyüşünün sonunda da halktaki desteğini arttırdı.

Özgür Özel’in artık halkta bir karşılığı var ve bu Erdoğan’ı rüyalarında huzursuz ediyor olmalı.

Bundan sonra Saray’ın işi daha zor.

Kuşkusuz ki ellerindeki yargı silahını kullanmaya devam etmek isteyeceklerdir.

Onun için artık sadece adı kalmış olan CHP’deki işbirlikçileri ile bir olup Özgür Özel’in ve yakın çevresinin dokunulmazlıklarının kaldırılması mümkün.

Özel’in başına da yargı marifetiyle bir çorap örülmekte olduğunu tahmin etmemiz için çok neden var.

Bunların hepsini yapabilirler, bu yeni hareketin seçime girmesini önlemeleri bile mümkün olabilir.

Sonunun nereye varacağını hiç düşünmeden, elindeki gücü kullanmakta tereddüt etmeyenler o güce dayanarak belki iktidarda kalabilirler ama artık yönetme yeteneklerini ve meşruiyetlerini de kaybetmiş olurlar.

Seçimin meşruiyetini tartışmalı hale getirmenin, muhalefeti kontrolsüz bir güçle ezmeye çalışmanın geçmiş muktedirlere bir şey kazandırdığı görülmedi.

Kimse böyle meşruiyeti tartışmalı seçim galibiyetlerinden uzun süreli bir iktidar çıkaramadı.

Böyle ekilen tohumların nihai hasadı da hiçbir zaman iyi olmuyor.

Bunların bu siyasi mühendislik faaliyetini sürdürenlerin bir kulağından girip ötekinden çıkacağını biliyorum elbette.

İnsanlık bende kalsın diye uyarmak istedim.

———————————