t24.com.tr

“Ticaret ve yatırımda hukuki güvence” yok muymuş?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ticaret ve Yatırımda Hukuki Güvence Zirvesi” isimli bir toplantıda konuştu.

Böyle bir isme sahip olan “zirve”, MÜSİAD tarafından düzenlenmişti.

İlginç bir durum olduğunun altını çizmek isterim.

Hatırlarsınız belki geçenlerde yayımlanan bir kulis haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, partisinin yöneticilerine “iktidarın 25. Yılının önemini vurgulama” talimatı verdiği anlatılıyordu.

Hatta bu vurgunun, gelecek seçim dönemi için yapılacak propagandanın merkezini oluşturacağı iddia ediliyordu.

MÜSİAD’ın kim olduğunu anlatmama bilmiyorum gerek var mı? Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin kısaltılmışı bu isim.

Müstakil, “herhangi bir şeyle bağlantısı olmayan, bağımsız” anlamına geliyor ama bu dernek esasen Erdoğan’a bağlı olarak çalışıyor.

Durumu ilginç bulmamın nedeni toplantıyı bu derneğin düzenlemesi.

Erdoğan’ın tek başına iktidarının 25. Yılında, Erdoğan’a yürekten bağlı iş adamlarının derdi bu: Ticaret ve yatırımda hukuki güvence!

Benden duymalarını istemezdim ama “ticaret ve yatırımda hukuki güvence” istiyorlarsa ilk karşı çıkmaları gereken şey “tek adam yönetimi” olmalıdır.

Yaksa memleketimizin kanunlarının bu konuda bir eksikliğinin olmadığını rahatça söyleyebiliriz.

Mesele, o kanunları uygulamakla görevli olan kişilerin kendilerini “neyle bağlı hissettikleri” meselesidir.

Bağlılıkları Anayasa ve kanunlara, yönetmeliklere midir? “Yukarıya” mı?

Anayasa’ya, kanunlara ve yönetmeliklere uyarlarsa, Beyefendinin gazabını üzerlerine çekerler ve başlarına bir şey gelebilir mi?

Türkiye’nin bugünkü düzeninde bu soruların yanıtları belli.

Hukukumuzu koruyacak olanları, tek adam yönetiminin gazabından koruyacak bir mekanizmamız olmadığı için hukukumuzu koruyacak olanlar önce kendilerini korumak isterler.

Onun için “ticaret ve yatırımda hukuki güvence” tek adamın keyfine bağlıdır.

Nitekim vergi dairelerinin, “müstakil kalmakta ısrar eden” iş adamlarını canından bezdirip, iş yaptırtmamak için kullanılmasına Türkiye geçtiğimiz 25 yılda tanıklık etti.

Kimin hangi sektörde, neleri yapabileceğine, neleri yapamayacağına kapalı kapılar ardında karar verildi.

Kamu ihalelerine kim girecek, hangi işte kimler ortak olacak, kupon araziler kimlere satılabilir gibi soruların yanıtlarını bir kişi veriyorsa, orada ticaret ve yatırımlar hukuki güvenceye sahip değildir.

Onun için bu “zirve” Adalet Bakanı ile bazı iş adamlarını bir araya getirmek dışında bir anlamı olmayan bir toplantı.

Adalet Bakanı zirvede yaptığı konuşmada “yabancı yatırımcıların haklarının güvence altına alındığı bir sistem oluşturmak için çalışmaların sürdüğünü” açıklamış.

Bu sözlere bakıp bugüne kadar böyle bir güvence yok muymuş diye sormak gereksiz tabii.

Biliyoruz ki kanunlarımız bu güvenceleri veriyor aslında.

Nitekim Türkiye’ye en büyük yabancı sermaye girişi, Erdoğan iktidarının ilk 10 yılında olmadı mı?

O zaman kanunlar hukuki güvence için yetiyordu da şimdi niye yetmiyor?

Şimdi yetmiyor çünkü kanunları uygulayacak olanlar Saray’ın ağzına bakıyor!

Tekrar söyleyeyim: MÜSİAD üyeleri “ticaret ve yatırımda hukuki güvence” arıyorlarsa gözlerini Saray’a çevirsinler!

Sadece ticaret ve yatırımda değil, sadece yabancılar için de değil, her alanda hukukun üstünlüğünü ve güvenceyi arıyorlarsa talep edecekleri şey belli:

Tek adam yönetimi kurmaya odaklanmış, denge ve fren mekanizmalarından yoksun bu sistemin değişmesi gerek.

Başka çare yok!

İşsizliği çözmenin de yabancı yatırımcıyı çekmenin de ekonomik büyümenin de anahtarı orada.

—————————————