Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

AKP, bu ilkeler ile neden mutabık değil?

Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüştükten sonra “bütün formülleri” denediğini ve kalben tatmin olmuş vaziyette görevi geri verebileceğini söyledi.
Bunu söylemesinin nedeni Devlet Bahçeli’nin “MHP’nin 4 şartından” vazgeçmemiş olması!
MHP’nin dört şartını hatırlayalım önce:
1– Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmemesi.
2 – Çözüm sürecinin eksiksiz ve bahanesiz olarak rafa kaldırılması.
3 – Ucu kime dokunursa dokunsun, rüşvet ve yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmesi.
4 – Cumhurbaşkanı’nın Anayasal sınırlarının içine çekilmesi.
Madde madde ilerleyelim:
1 – Anayasa’nın ilk dört maddesi devletin şeklinin Cumhuriyet olduğunu, laik demokratik ve sosyal hukuk devleti olduğunu, bayrağını, İstiklal Marşı’nı, dilinin Türkçe olduğunu, başkentinin Ankara olduğunu ve bunların değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini öngörüyor.
AKP bunlara karşı mıdır?
Bildiğimiz kadarıyla değil. Ne seçim beyannamelerinde bunlarla ilgili bir değişiklik arzusu var ne de parti programlarında.
Davutoğlu, MHP’nin bu önerisinin hangi kısmıyla mutabık olmadığını ve üzerinde uzlaşamayacağını açıklarsa, biz de öğreniriz.
2 – MHP çözüm sürecinin rafa kaldırılmasını istiyor. Cumhurbaşkanı da zaten çözüm sürecinin buzdolabına konduğunu söylemişti. Hangi konuda hem fikir değiller: Buzdolabında durmasında mı, rafta durmasında mı?
3 – Rüşvet ve yolsuzlukların soruşturulmasına AKP niye karşı? Madem bu iddiaların bir “komplo – darbe” olduğunu iddia ediyorlar, soruşturulup, aydınlatılmasına neden karşılar?
4 – Cumhurbaşkanı’nın Anayasal sınırlarına çekilmesinin nesini yanlış buluyorlar? Bu ülkede yaşayan herkes Anayasa ve yasaların çizdiği sınırların içinde kalmak zorunda değil mi?
MHP’nin öne sürdüğü bu ilkeler üzerinde oturup, konuşmadan Davutoğlu’nun nasıl “gönlü rahat” olabiliyor, bunu da merak ettim tabii.
Benim merakımın bir önemi yok doğal olarak. Ama Davutoğlu bu dört ilkenin hangi bölümüyle mutabık olmadığını açıklarsa, bizim de gönlümüz rahat olur, “her türlü koalisyon alternatifi denendi, artık seçim mecburi” demek için!
———————————-
 
Yalanı ört bas etme çabası
 
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Sümeyye Erdoğan’a suikast yapılacağı ile ilgili olarak üretilen sahte tweetleri yayınlayan gazeteciler için dava açan savcılar hakkında “dosya” açmış!
Bu tweetlerin sahte olduğu daha zaten yayınlandığı ilk günden belliydi, bir de bilirkişi raporu olunca, savcılar dava açmayıp, ne yapacaktı, doğrusu merak ettim.
HSYK Basın Bürosu’nun açıklamasına göre savcılar hakkında “dosya açılmasına” neden olan şey, bu davalar ile ilgili olarak “basında çıkan haberler” imiş!
O haberlerin ne olduğunu merak etmişsinizdir eminim, söyleyeyim.
Bu haber 10 Ağustos tarihinde havuz gazetesinde yayımlandı, havuzsal internet sitelerinde yayıldı.
Kimin yazdığı belli olmayan habere göre savcının başvurduğu bilirkişi “AKP karşıtı” imiş. Savcı “paralel yapıya yakın” imiş! Zaten haberin başlığı da şu: Kripto savcının oyunu!
Ve HSYK bu masa başında uydurulmuş “haberi” ciddiye alıp, savcılar hakkında “inceleme” yapıyor!
Demek ki bundan sonra hoşlanmadığınız bir savcı ya da hakim için ne yapacağınız belli: Hemen ihbar edin, “bu kriptodur, paralelcidir” deyin, HSYK canına okusun!
Sümeyye Erdoğan’a suikast yapılacak diye akla hayale gelmeyecek bir yalanı uydur sonra “savcı kriptodur” diyerek bu işten sıyrılmaya çalış!
İşte memleketin adalet düzeni bu HSYK’dan soruluyor!
Vah, vah!
—————————————-
 
Ben artık Yandexlerim!
 
Fenerbahçe ile Yandex arasında imzalanan sponsorluk anlaşması, bugüne kadar bildiğimiz sponsorluk anlaşmalarından çok farklı.
Formanın orasına ya da şortun burasına işlenecek bir logodan daha öteye gidiyor.
Ve eğer sistem işlerse, Türkiye’de ilk kez bir spor kulübü, Avrupa’nın devleri ile transfer yarışına girebilecek mali olanaklara kavuşabilir.
Sistemin işleyebilmesi ise taraftarlara bağlı.
Fenerbahçe taraftarı, forma ve logolu resmi ürünleri satın alarak, maçlar için kombine bilet alarak zaten önemli bir katkıda bulunuyor ama bu kez bu katkıyı “astronomik” hale getirmek mümkün.
Sistem şöyle işleyecek: Bilgisayarınıza, cep telefonunuza ya da tabletinize arama motoru olarak Yandex Fenerbahçe uygulamasını indiriyorsunuz. Buna Yandex’in ya da Fenerbahçe’nin sitelerinden ulaşabilirsiniz.
Eğer bu tarayıcı üzerinden ayda 900 arama yaparsanız, Yandex Fenerbahçe’ye 3 dolar ödüyor. Bunu bir yıl sürdürürseniz Yandex’in Fenerbahçe’ye ödeyeceği tutar 36 dolara çıkıyor.
1 milyon kişi bu işlemi yaparsa, yıllık ödenecek tutar 36 milyon dolar!
Arama sayısı ve arayan kişi sayısı arttıkça rakam da ona göre artıyor, 4 milyon kişiyi geçerse de özel bonuslar devreye giriyor.
Bunun hayali bir rakam olmadığını söyleyeyim, çünkü Yandex’ten bu bilgiyi alınca önceki gün saydım sadece ben günde yaklaşık 80 tarama yapıyorum.
Şu anda cep telefonu ve tablet uygulamaları devreye girmedi ama şimdi o aygıtlarda normal Yandex’i kullanırsanız, Fenerbahçe özel uygulaması devreye girdiğinde eski aramalarınız da otomatik olarak o hesaba aktarılıyor.
Türkiye’de kulüplerin taraftar sayıları üzerine sürekli haberler çıkar, taraftarlar bu konuda iddialaşırlar.
Eğer Fenerbahçelilerin iddiası doğruysa bugün “transfer palavrası” olarak düşündüğümüz bir çok büyük transferin yapılabileceğini de göreceğiz demektir.
Hedef Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacak bir takımın bütçesini yaratmak ve Fenerbahçe ile Yandex bu konuda önemli bir adım attılar.
Şimdi sıra taraftarlara geldi. Ben Yandex Fenerbahçe tarayıcısını bilgisayarıma da, tabletime de, telefonuma da indirdim ve bu konuda çalışmaya da başladım!
———————-