Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Kehaneti tutturabilmek için gereken şey!

DÜN Hürriyet’in internet sitesinde okudum, Maya káhinlerine göre 22 Aralık 2012 tarihi beşinci “kutupsal kaymanın” başlangıcı olacakmış.

Bunun ne anlama geldiği konusunda ise rivayet muhtelif: Dünya yeni bir çağa da adım atabilir ki küresel ısınma ve manyetik alan değişimleri buna gerekçe gösteriliyor. Ya da bu bir “kıyamet” tarihi!

Maya Medeniyeti’nin en parlak çağını yaşadığı tarih aşağı yukarı dört bin yıl öncesine gidiyor.

Dolayısıyla bir káhin için iş çok kolay. Ne söylersen söyle, ne uydurursan uydur, bu dört bin yıl içinde bir şekilde gerçekleşme olasılığı çok yüksek çünkü.

Önemli olan “kısa vadeli” kehanetlerin tutması ki ben kişisel tarihimde böyle bir şey yaşadım.

Hiç unutmuyorum, 13 veya 14 yaşındayken o zamanki devlet büyüklerinin birinin kehaneti gazetelere manşet oldu: “2000 yılında İtalya’yı yakalayacağız!”

“Çok iyi, o tarihte 44 yaşında olacağım” diye hesapladığımı hatırlıyorum.

O yaştaki bir erkek çocuğu için 44 yaş ulaşılmaz gibi görünüyordu ama hayali bile şahaneydi.

Kapri pantolonları ve dar gömlekleri ile Vespa’larda gezen kızlar, Gloria Guida, Edwige Fenech, bir Alfa Romeo Roadster’e kurulmuş, kızları peşinde koşturan bir Mehmet! Bugün bile hayalimde capcanlı.

Ama ne oldu? Kehanet “fos” çıktı.

Oysa o devlet büyüğümüz “2986 yılında Avrupa’yı geçip, dünya lideri olacağız” deseydi, bir ihtimal kehanetinin tutması söz konusu olabilirdi.

Ve o tarih geldiğinde gazeteler şimdi adını bile hatırlamadığım o Türk büyüğünden söz ederlerdi: Kehanet tuttu!

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

DEMRE’de, Rus sanatçı tarafından yapılan Aziz Nicolaus heykelinin kaldırılarak, yerine plastikten yapılmış bir Noel Baba konması, Avrupa Parlamentosu’nda soru önergesine neden olmuş.

Aziz Nicolaus, biliyorsunuz Demreli ve bugün Noel Baba diye bildiğimiz karakterin ilham kaynağı.

Yıllar önce turist çekmek için Demre’ye bir Aziz Nicolaus heykeli dikilmişti ve sonra bu heykel “ulusalcı-milliyetçi itirazlarla” yerinden kaldırıldı.

Orada o heykelin bulunması, bu çevrelerde günün birinde Demre’nin “gávur işgaline” uğrayacağı korkusunu yaratmış olmalı.

Ama yerine konulan plastik Noel Baba da neyin nesi, bunu pek merak ettim.

Çünkü kırmızı elbiseli, beyaz sakallı Noel Baba figürü, esasen Amerikan kültür emperyalizminin tüm dünyaya dayattığı bir gerçek!

Ulusalcılık-milliyetçilik endişesi ile güzel bir heykeli kaldırıp, yerine Amerikan Noel Baba’sını koymak da “yağmurdan kaçarken doluya tutulmak” olmalı.

Hello Kitty cezası

TAYLAND’da disiplinsiz davranışları olan polisleri cezalandırmak için yeni bir yöntem bulunmuş.

Bangkok Emniyet Müdürü’nün açıkladığına göre bundan sonra disiplinsiz davranışları olan polislerin kollarına “Hello Kitty” bantları takılacakmış.

Polis müdürü, “maço polislerin”, Hello Kitty bantı ile dolaşmayı gururlarına yediremeyecekleri için, yasalara uygun davranacaklarını bekliyor.

Hello Kitty, biliyorsunuz bir Japon çizgi kahramanı. Bir “kült”.

Kafasının üstünde, sol kulağına yakın bir yerde minik kurdelesi var. Bir “kız kedi” olduğu için bıyıkları küçücük. (Hayvan cinsiyeti söz konusu olduğunda “kız” denmeyeceğini biliyorum, “dişi kedi” farklı bir çağrışım yaratacağı için böyle yazdım.)

Yasemin’in büyüme yıllarında bir otomobil alacak kadar çok parayı Hello Kitty yastığı, anahtarlığı, cüzdanı, saç tokası gibi kıvır zıvırlarına yatırdığım için kendisiyle “hısım” da sayılırım.

Günümüzde Hello Kitty, öyle büyük bir endüstriyel ürün haline geldi ki aklınıza gelebilecek her türlü ürünün, otomobil dahil, bir Hello Kitty konsepti var. Laf aramızda birkaç yıl önce Wire dergisinin yazdığına göre Hello Kitty vibratörü bile var.

Bu da normal çünkü Hello Kitty ile büyüyen kız çocuklarının çoğu şimdi iyi paralar kazanan genç kadınlar ve yalnızlıklarını Hello Kitty ile paylaşmak istiyorlar. Çünkü insanın çok istese bile fazla sayıda arkadaşı olamayacağı önermesi de bizatihi Kitty’ye ait.

Yani sizin anlayacağınız o da bir kedi ama bizim “Kötü Kedi Şerafettin” ile bugüne kadar karşılaşmamış olması, onun için bir şans sayılmalı.

Kitty, “maço polisleri cezalandırma”da işe yararsa bence biz de onu kullanabiliriz.

Mafya liderlerini Hello Kitty yatakları, çarşafları ve yastıkları olan cezaevlerinde ağırlar, Hello Kitty tişörtü ile mahkeme salonuna çıkartabiliriz.