Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

MAÇ başlamadan hemen önce “esame listeleri” geldiğinde, şaşırdığımı söylemeliyim. Mehmet Topal, Skrtel ve Neto’nun yokluğunda, stoper olarak görünüyordu.

Şöyle düşündüm: Ligin ilk yarısında da bu kombinasyon denenmiş ve çok başarısız olduğu görülmemiş miydi?
Buna fazla takılmadım, çünkü listede alışık olmadığım ikinci ismin bulunduğu yeri görünce, gözlerim yuvalarından oynadı! Hasan Ali Kaldırım, Josef’in kader arkadaşı rolüne soyunmuştu.
Sonra Aykut Kocaman, televizyon ekranına çıktı ve amacının Trabzon’u şaşırtmak olduğunu söyledi. Şaşırdılar mı? Muhtemelen evet, benim kadar şaşırmış olmalılar. İşe yaradı mı? Neredeyse yarıyordu! Fenerbahçe’nin, devre arasında soyunma odasına galip olarak gitmemiş olması futbolun bir cilvesi sayılmalı.

ELJIF ÜMİT VERİYOR
Bütün ilk yarı boyunca Trabzonspor, defans arkasına atılacak toplara yetişecek Burak’ı aradı ama o ofsaytta durmaya kararlıydı. İkinci yarıda bunu iki kez yaptılar, birinde golü de buldular. İkinci yarı, Trabzon’da Sosa değişikliğiyle başladı. Yusuf ile Sosa yanyana oynasa, bu takım daha iyi top yapmaz mıydı?
Kocaman oyundan memnundu ki değişiklik için önce gol yemeyi, sonra 60. dakikanın gelmesini bekledi.
Hasan Ali çıkarken, Eljif oyuna girdi. Buna da şaşırdım. Hiç oynamamış Eljif yerine, Oğuz Kağan daha doğru bir seçim olmaz mıydı?
Ya da en başında Oğuz ile başlayıp, Eljif ile devam etmek?

MAÇIN ADAMI: ABDÜLKADİR

Dün sahada seyretmekten zevk aldığım bir tek oyuncu vardı: Abdülkadir. Etrafı nereden bulunduğunu bilmediğim kazmalar ile çevrili olmasaydı kuşkusuz ki bizlere daha iyi şeyler gösterecekti.