Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Başbakan'dan bir doğru, bir yanlış

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa gezisine son anda eşiyle birlikte gitmekten vazgeçmesi, Türkiye’deki türban tartışmalarını da yeniden alevlendirecek.

Bu haberi Milliyet’te yayınlama kararı vermeden önce ciddi bir araştırma da yaptık.
Gerek Ankara ve Paris’teki muhabirlerimizin ve gerekse bizzat benim geziyle doğrudan ilgili üst düzey devlet görevlileri arasında yaptığım araştırma, Başbakan’ın eşi ile birlikte gitmekten pazarı pazartesiye bağlayan gece vazgeçtiğini ortaya koyuyor.
Başbakan’ın bu kararı bizzat verdiği söyleniyor.
Bu tür birçok olayda yaşadığımız gibi bu haberin yalanlanmak istenme olasılığını da gözardı etmiyoruz. Ancak, kişisel düşüncem o ki Başbakan doğru bir karar vermiş.
Önümüzdeki aylarda Fransa’da türban yasasının yürürlüğe girecek olması, bu ülkedeki türban tartışmalarını canlı tutuyor.
Türkiye’nin, artık son dönemecine yaklaştığı Avrupa Birliği hedefi açısından da Fransa ziyareti çok önemli bir temas..
Bu önemli gezide konuşulacak konuların varılacak anlaşmaların türban tartışmalarının arkasında gölgede kalmaması için bu doğru bir tavırdır.
Ben hâlâ alışamadım
Gelelim Başbakan’ın “yanlışı”na..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu yaz da tatilini geçirmek üzere Ekinlik Adası’nı tercih etti.
Pazar günü de önce camiye gidip vatandaşlarla birlikte öğle namazı kıldı. Sonra çocuklara dondurma ısmarladı, vatandaşlarla sohbet etti..
Başbakan tatilini işadamı Remzi Gür’ün yazlığında geçiriyor. Remzi Gür, Başbakan’ın çocuklarına yurt dışında okumaları için burs da sağlayan bir işadamı..
Türkiye için Başbakanların işadamlarının olanaklarından yararlanarak tatil yapmaları Turgut Özal’dan beri neredeyse bir gelenek haline geldi.
İşadamlarının teknelerinde tatillerini geçiren, iş adamlarının özel uçak vs. gibi olanaklarını kullanmakta sakınca görmeyen Başbakanlara belki Türkiye alıştı ama doğrusunu isterseniz ben alışamadım.
Ülkeyi yöneten siyasetçilerin işadamlarından hediyeler almaları, onların otomobil, ev, uçak, yat gibi olanaklarından yararlanmaları birçok ülkede yasal kısıtlamalara tabi..
Böyle yasal kısıtlamaların olmadığı ülkelerde de siyasetçi – işadamı ilişkisinin bu biçimi kamuoyunda hoş karşılanmıyor, eleştiriliyor ve siyasetçiler de bu tür davranışlardan uzak durmaya gayret ediyorlar.
Tatil yapmak Başbakan’ın en doğal hakkı..
İbadet mi miting mi?
Bu ihtiyacını karşılamak için gönül rahatlığıyla kullanabileceği birçok olanak da var.
Kamu kuruluşlarının misafirhaneleri, tatil kampları gibi yerler tatil ihtiyacının her türlü dedikodudan uzakta giderilmesi için uygun yerler.
Sonuç olarak bunları kullanmanın belli bir bedeli var ve her kamu görevlisi gibi Başbakan ya da bakanlar bu bedeli ödeyerek o olanaklardan serbestçe yararlanabilirler.
Öte yandan galiba artık bunlar haber değeri bile taşımıyor ama ben hâlâ Başbakanımızın yaz sıcağında, bir tatil yöresinde, ibadetini evinde değil de bir gösteri niteliği kazandırılarak vatandaşlarla birlikte yapmasına da alışamadım.
Kişisel ibadetin bir siyasi miting havasında yerine getirilmesini doğru bulmuyorum.