Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Başınızı kumdan çıkarın! Durum ciddi..

 Arap (Lübnan) asıllı Amerikalı düşünür Fuad Ajami, 7 Temmuz’da The Wall Street Journal’da yayımlanan makalesinde şöyle diyor:

“Türkiye’ye bakın. Türklerdeki bu Amerikan karşıtlığı şaşılacak şey. Türkler, modern tarihlerinde ciddi ve sağduyulu olmuş, Fransa’da veya Üçüncü Dünya entelektüelleri arasında Amerikan karşıtlığını pekiştiren duygular silsilesine kapılmamıştı. Mustafa Kemal Atatürk, yıllar önce Türkiye’ye Batı’yı işaret etmiş, ülkeye yenilenme ve kendi başına ayağa kalkmayı hedef alan bir rüya vermiş, Türkiye ile Arap-Müslüman hinterlandı arasına mesafe koymuştu. Ama bunlar geçti artık, Kemalizm dağıldı. Türkiye’nin laik ve modern rüyası çatladı. Ve Arap ülkelerinden, Brüksel ve Berlin’den Türkiye’ye Amerikan karşıtlığı rüzgârları esiyor.

İşte ABD’deki ruh durumu
ABD’nin Irak’ta savaş planlarına karşı Türkiye’deki protestoların öfkesi hastalıklıydı. Doğal da değildi: Amerikan bayraklarını yakan, Bush’un portrelerinin üzerine gamalı haçlar çizen Türkler, bunu Avrupalılar (yani gerçek Avrupalılar) Türkiye’yi de aralarına alsınlar ümidiyle yapmış gibiydi. Oysa Türkiye’deki ABD varlığı daima iyi niyetli ve faydalı olmuştu. Amerikalılar kilit Avrupa Birliği zirvelerinde Ankara’nın avukatlığını yapmış, Avrupa’nın üstü kazınır kazınmaz ortaya çıkan o Türkofobiye kapılmamıştı. Ancak, uzun süre Türkiye’ye bu kadar faydası dokunmuş bu ilişki, birdenbire yeterince iyi bulunmamaya başlandı. ‘Yumuşak’ İslamcılar (böyle bir şeyin olmadığını şimdiye kadar anlamış olmamız lazım) Pax Americana’yı paramparça ederken, laikler durumu görmezden gelerek, bu yeni Amerikan karşıtlığının ayakta kalmasına izin verdi. Türkler üzerinde yapılan kamuoyu araştırmaları, ekonomisi sallantıda, hükümetleri Kemalizmin basit ve kesin çizgilerinin ötesinde, tanımadıkları bir dünyada bulunan, sıkıntılar içindeki bir halka işaret ediyordu.” (Ajami’nin bu yazısının tam metin Türkçe çevirisini 9 Temmuz tarihli Radikal’den okuyabilirsiniz.)

Çok zararlı
Dünyanın her yerinde hızla yaygınlaşan Amerikan karşıtlığının nedenlerini bu kadar basite indirgemek Ajami gibi tanınmış bir bilim adamına yakışmıyor elbette, ama bu yazı Amerika’da hâkim olan “ruh durumunu” bence çok iyi gözler önüne seriyor.
Ve bu ruh durumu ne yazık ki Türkiye gibi ekonomisi hassas, siyasi dengeleri henüz oturmamış bir ülke için en hafif deyimle “zararlı” olarak görülmeli..

Yatırımcılara mesaj..
Nitekim, Türkiye’ye bakışın değiştiğini gösteren başka işaretler de var.
Bir Amerikan kuruluşu olan JP Morgan’ın bankacılar arasında hayretle karşılanan son raporu, Türkiye ekonomisinin 2009 yılına kadar ciddi tedbirler alınmadığı takdirde içinde bulunduğu durumdan sıyrılamayacağını anlatıyor. Raporda “Bunu yapacak bir irade Türkiye’de görünmüyor” denilerek, dış yatırımcılara aba altından sopa da gösteriliyor.
Oysa aynı kuruluşun benzer raporları, Türkiye ekonomisi bugünkünden çok daha kötü sinyaller verirken iyimserlik dalgaları yayıyordu..

Küsmüş gibi…
Benzeri bir tutum The Economist’in aylık raporlarından EIU’da da gözleniyor.
Yatıştığını zannettiğimiz “tezkere krizi”nin aslında giderek derinleşme eğiliminde olduğunu gösteren örnekler bunlar. Süleymaniye’deki olayın bu tür yazılar ve raporlarla aynı günlere denk gelmesi de bir tesadüf olmamalı..
Ciddi bir dış siyasi kriz yaşıyoruz ve böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı ile Başbakan birbirleriyle küsmüşler gibi konuşma gereğini bile hissetmiyorlar.
Hükümete hâkim olan genel hava ise bu olumsuz durumu doğru teşhis edip, gerekli adımları ona göre atmak yerine başını kumlara sokup, sorunlar çözülmüş gibi davranmak…