BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Davos’taki kahramanlık gösterisinin ardından yaptığı açıklamalardan birinde, kendisinden “monşer tavrı beklenmemesi gerektiğini” söyledi.
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Davos’tan dönüşünde ellerinde Filistin ve Türk bayrakları olan kalabalık bir grup tarafından karşılanmış. Bu karşılama ile ilgili fotoğraflara baktım. Kalabalığın ellerindeki pankartlarda “Hoş Geldin Dünya Lideri”...
ULAŞTIRMA Bakanı Binali Yıldırım’ın “Dünya Hak ve Özgürlükler Tarihi”ne geçmesi gereken cümlesi şöyle: “Eğer yanlış işiniz yoksa dinlenmekten korkmayın, istediğiniz kadar konuşun!”
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kadın Kolları tarafından düzenlenen bir toplantıda, Ermenistan ile ilişkiler konusuna değindi. Bu konuşmasını televizyondan izlerken şunu düşündüm:
MESLEĞİMİN pek sevimli olmayan yönlerinden biri de arada sırada mahkemede, yargıç karşısına çıkmaktır. Gerçi ülkemizde demokrasi geliştikçe bu durumlar giderek seyrekleşiyor ama arada bir de olsa bir yargıcın karşısında ayakta...
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan biliyorsunuz, Ergenekon Davası’nın “fahri savcılığını” yapıyor ve bunu iftiharla her yerde söylüyor. Yaptığı elbette hukuken ve siyaseten uygun değil.
TİYATROCU Atilla Olgaç’ın “esir Rum askerini öldürdüğünü” söylediğini perşembe günü Hürriyet internet sitesinde okuduğumda bunun Türkiye’nin başını çok ağrıtacağını düşünmüştüm.
WOODY Allen’ın, “Vicky, Cristina, Berselona” isimli filminden çıkarken Mustafa Oğuz şöyle dedi: “Sen bu filmdeki ana öyküyü daha önce yazmıştın, hatırlıyor musun?”
DÜN Hürriyet’in internet sitesine düşen bir haberi okurken tüylerim diken diken oldu. Kurtlar Vadisi dizisinin oyuncularından Atilla Olgaç, Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel’in sunduğu “Orada Neler Oluyor” isimli programda tuhaf...
BİZİM kamu düzenimizin en önemli sorunu, “yanlış” kişilerin yaptıkları “yanlış” işleri örtbas etmenin, bir üst makamın görevi olarak görülmesidir. Hatalar ve “çürüme”, “kişisel” düzeyde ele alınmaz.