Alman televizyonlarında Türk bayrağının üzerindeki eroin şırıngasını görünce hepimiz haklı olarak öfkelenmiştik. Dün Almanya’da yayımlanan bir mahkeme kararı, ulus olarak öfke duymakta ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya...
Vücuduna yaptırdığı dövmeler yüzünden Oğuz Atak’ın öldürülmesi olayı, biz gazetecilerin attığımız her adımda ne kadar çok dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Pazar günü Radikal’deki köşemde Ali Şen’in artık ağız değiştireceğini yazmıştım. Bimaş’dan alınan 11 milyon doları peşin 35 milyon dolarlık naklen yayın parasının Fenerbahçe’deki Ali Şen krizini çözeceğini belirtmiştim.
Son Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir gün önceydi. Necmettin Erbakan’ın, DYP’li Milli Eğitim Bakanı tarafından hazırlanan ‘kesintisiz 8 yıllık temel eğitim’ tasarısını imzalayıp imzalamayacağı merakla bekleniyordu.
Dün, Ali Şen’in ‘taraftar nezdinde’ referandumu vardı. Fenerbahçe’nin İstanbulspor ile oynadığı maçta taraftarın Oğuz ve Aykut’a yaptığı inanılmaz sevgi gösterisi, Ali Şen’in taraftarlardan güvenoyu istemesine yol açmıştı.
Bugün Ali Şen’in referandum günü. İstanbulspor maçında gerçek taraftarın ‘ihsar ettiği’ oy yeterince anlaşılmamış olacak ki bugün Başkan stadyuma toplanıp konser dinleyecek olanlara bir kez daha soracak.
Hollanda maçında kötü bir oyundan sonra şansın da yardımıyla kazandığımız fırsatı dün Ali Sami Yen Stadı’nda kötü bir oyunla bıraktık. Milli Takım, dün sahada beyni olmayan bir vücut görüntüsündeydi.
Önceki gün Genelkurmay’ın brifingi için Ankara’daydım. Çocukluk ve gençlik yıllarımın önemli bir bölümünü geçirdiğim bu kent artık ne yalan söyleyeyim bende de İsmet Berkan’da uyandırdığı duyguları uyandırıyor.
Türkiye’de spor kulüplerinin şirketleşmeleri sorunu öteden beri tartışılıyor. Bir çok kişiye göre Türk futbolunun kurtuluşu bu olaydan geçiyor. Fenerbahçe’nin gündeminde de şu anda bu konu var.