Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

2 Temmuz 1993'ü unutma!

Şair Behçet Aysan’ı aşağı yukarı 20 sene önce Yankı Dergisi’nde çalıştığım günlerde tanıdım. Kendi deyimiyle ‘uzatmalı Tıbbiye’ öğrencisiydi. Kısa bir dönem için doktor olmaktan vazgeçmiş, gazeteci olmaya karar vermiş ve yolu Yankı’ya düşmüştü.

Ona ‘Doktor Behçet’ derdik, bizi kızdırdığı zamanlarda da bir hastalıktan ilham alarak “Morbus Behçet”. Şiir yazar, eğlenceli hikâyeler anlatır, iyi içki içerdi. Sonra yollarımız ayrıldı, O Tıp Fakültesi’ne geri döndü. Ama arkadaşlığımız hep sürdü.
Ondan bahsederken ‘geçmiş zaman’ fiilleri kullandığım dikkatinizi çekmiştir. Dr. Behçet’i 2 Temmuz 1993 günü, yedi yıl önce bir cuma günü, Sivas’ta öldürdüler. Madımak Oteli’ne sığınmış, aralarında genç halk oyuncuları, şairler, yazarlar olan 37 kişi ile birlikte diri diri yakarak, dumanda boğarak öldürdüler.
Faillerin birçoğu yakasını bu işten sıyırmayı başardı. Azgın kalabalıkların önünde başkomutan edasıyla dikilen o zamanın Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu RP’den milletvekili seçildi, dokunulmazlık kazandı.
Suçları sabit görülüp mahkemeye verilenler kim bilir kaç kez idama mahkûm edildiler. Şimdi Ecevit’in affından yararlanmak için gün sayıyorlar. Mahkeme salonunda gazetecilere, müdahil avukatlara ve ölenlerin yakınlarına saldırmaktan çekinmediler. Bağımsız Türk yargısı bu saldırganlıkları sadece seyretmekle yetindi.
‘İstikrar’ın banisi Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı’ydı. Olaylar bittikten sonra şöyle konuştu: “Devlet güçleriyle halk karşı karşıya getirilmemelidir. Şimdi bakın, ben Sivas Valisi ile konuştum. Başbakan ile de, İçişleri Bakanı’yla da konuştum. Her türlü önlemi aldılar. Fevkalade hassas bir konudur. Ve devlet güçleriyle halk karşı karşıya getirilmemelidir. Buna gayret ediyorlar. Umarım ki bir sıkıntı olmadan aşılır.” (Görüyorsunuz, 37 kişi diri diri yakılmış, babamız o kritik anda bile istikrardan taviz vermiyor..)
Tansu Çiller Başbakan’dı. Şöyle konuşmuştu: “Aziz Nesin’in yaptığı konuşmanın tahrik edici olduğu anlaşılıyor. Oteli çevreleyenlere olay sırasında hiçbir zarar gelmemiş.” (Bir otel dolusu insanı diri diri yakmak için toplananlara hiçbir zarar gelmemiş olması Başbakan’ı ne kadar da mutlu etmiş!)
Biz hafızası zayıf bir toplumuz. Böyle giderse Sivas’ta bir tarihlerde bir olay olduğunu, 37 değerli insanın diri diri yakıldığını da unutacağız.
Buna izin vermemeliyiz. Sivas’ta olanların hesabının sorulmadan, dosyanın kapatılmasına izin vermemeliyiz. İnsanız diyebiliyorsak 37 aydının acısını bugün yüreğimizin taa içinde hissetmeliyiz.
Bugün bir kırmızı karanfili evinizdeki kitaplığa koyun. Katiller cezalarını çekene kadar o karanfil orada kalsın. Ona her bakışınızda 2 Temmuz 1993’ün Sivas’ını hatırlayın. Hiç unutmayın!