Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Normal zeka sorunu

Normal zeka sorunu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısına başkanlık etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığındaki toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz (sol 8), Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler (sol 7),Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (sol 6), Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak (sol 5), Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu (sol 4), MİT Başkanı İbrahim Kalın (sol 3), Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin (solda), Adalet Bakanı Yılmaz Tunç (sağ 7), İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya (sağ 6), Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (sağ 5), Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu (sağ 4), Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu (sağ 3), Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı (sağ 2) ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu (sağda) da katıldı. ( TCCB / Murat Çetinmühürdar - Anadolu Ajansı )

Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplandı.

Bu kurul, 12 Eylül darbesinin, askerleri, sivillere vasi tayin etmek için kurduğu bir kurul.

Ancak AKP döneminde yapılan Anayasa değişiklikleriyle eski vasfını yitirdi. Kurul her şeyiyle Cumhurbaşkanı’nın emrinde ve yönetiminde. Her bir üyesini bizzat kendisi seçiyor.

Toplantı sonrası yapılan açıklamayı T24’ün haberinde okudum.

Kurul’da yapay zekâ konusu da gündeme gelmiş ve “siber alanda tehditleri de beraberinde getireceği” kararı verilmiş.

Bu “bağımsız son Türk devletinin” olağan reflekslerinden biri.

Yabancı ve uzak kaldığı her gelişmeden bir tehdit algısı çıkarmak yani!

Kurul bildirisinde şöyle bir cümle var:

“Türkiye’nin, yapay zekâ çalışmalarının ilmî, askerî, iktisadi ve içtimai neticelerine hazırlıklı olmasının ve bu alanda ileri kabiliyetler geliştirmesinin önem ve önceliğine işaret edilmiştir.”

Şunu merak ettim, “konuyla ilgili” olduğu için Milli Eğitim Bakanı da acaba MGK toplantısına çağırıldı mı?

Çağrılı olarak katıldıysa, “yapay zekâ alanında ileri kabiliyetler geliştirmek için”, matematik ve fen derslerinin içini nasıl boşalttıklarını, din derslerinin sayısını nasıl arttırdıklarını, hurafelerden din yaratan tarikatlara eğitimi nasıl emanet ettiklerini filan da anlatabildi mi?

Ben uyarmış olayım: Eğer MGK bildirisinde yer alan bu cümle, gerçekten MGK kararı olarak kayıt altına alındıysa, Millî Eğitim Bakanlığı, yarattığı son müfredatıyla milli güvenliğimizi tehdit edecek faaliyetler içinde demektir.

Açıklamaya göre MGK, “komşularımızın toprak bütünlüğü hilafına herhangi bir oldubittiye fırsat verilmeyeceği” konusunu da karar altına almış.

Komşularımızın toprak bütünlüğünü tehlikeye sokan oldu bittiler, belki hatırlarsınız Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, “Şam’daki Emevi Camisinde namaz kılma” hayaliyle başlamıştı. Ahmet Davutoğlu da Dışişleri Bakanı idi.

Bu da gösteriyor ki Türkiye’nin milli güvenliği için endişelenilmesi gereken asıl şey yapay zekâ değil, bildiğin sıradan insan zekâsı!

Artık ne kadar normal ne kadar ileri ne kadar geri; bu konuya hiç girmeyeyim.

————————–

Şimşek’e yol görünüyor!

Mehmet Şimşek’in başında bulunduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı, “ikinci mali önlemler paketi” adı verilen bir dizi yasa için hazırlıklara başlamış.

Buna göre kayıt dışı ekonomi ile mücadele için yeni önlemler alınacak, denetim mekanizmaları etkinleştirilecekmiş.

Ayrıca, Kamu İhale Kanunu’nda yapılacak bazı değişikliklerle kamu harcamalarında şeffaflık, denetim ve tasarrufun artırılması hedeflenecekmiş.

Maliye Bakanlığı’nda hazırlanan taslağa göre, ikinci mali önlemler paketi dört ana başlık altında toplanıyormuş:

1- Kayıt Dışı Ekonomi ile Mücadele.
2- Kamu İhale Kanunu’nda değişiklikler.
3- KİT Yönetimlerinin Yapısının Değiştirilmesi.
4- Vergi Yasalarındaki İstisnaların Sınırlandırılması.

Bunları okuyunca “eyvah” dedim, Mehmet Şimşek’in suyu ısıtılıyor!

Niye “eyvah” dediğimi bilmiyorum tabii, dil alışkanlığı sanırım. Benim için çok da “eyvahlık” bir durum sayılmaz çünkü bu.

Bakan Şimşek’in bunları yapması demek 22 yıllık AKP iktidarının ters yüz olması demek.

Kamu İhale Kanunu’nda Şimşek’in yapmayı tasarladığı değişiklikler zaten bu kanunun içinde vardı ve AKP’nin en çok değiştirdiği kanun da bu oldu.

“Kayıt dışı ekonomi” ile mücadele faslı da aynı şekilde.

Hatırlar mısınız bilmiyorum, Ahmet Davutoğlu Başbakan iken bu konularda bir hazırlık çalışması yapılmış, siyasi etik yasası filan derken “reform”, Cumhurbaşkanı’nın şu sözleriyle duvara toslamıştı:

“Böyle yaparsanız çalışacak belediye başkanı bulamazsınız.”

Ben daha ileri gidiyorum.

İhale Kanunu’nda yapılacak değişikliklerle şeffaflık, denetim ve tasarruf hedefleniyorsa, AKP’nin iktidarda kalmasının da bir anlamı olmayacak.

Çalışacak ne bakan ne belediyle başkanı ne de vakıf kalır, benden uyarması!

Hatta inşaat işleri bıçak gibi kesilir, bu partinin varlık sebebi ortadan kalkar.

Şimşek’e yol göründü derken, buradan hareket ediyorum.

Bu “mali önlemler paketi”, söylendiği gibi gerçekleşirse Şimşek’in başını yer, söylemiş olayım.

Bu önlemler paketini, Maliye Bakanlığı’nda esasen Şimşek’i yeme hedefinin peşinde koşanlar hazırlıyor olabilir mi acaba?

—————————-

Biraz da gülelim

·      Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

“Seçim meydanlarına bol keseden vaat dağıtanlar bugün borç üstüne borç alıyor, zam üstüne zam yapıyorlar.”

·      Damadını Maliye Bakanı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:

“Hısım, akraba piyangosuna çevirdikleri atamaları saymıyorum bile.”

——————————–