Irak – Türkiye “korsan” ham petrol boru hattından petrol kaçırılmasına göz yumduğumuz için Irak hükümetine 1 milyar 471 milyon ABD Doları ödeyeceğiz.
Kim bilir, belki de para çoktan ödendi, bunu bilmiyoruz.
Bir bu kadar ceza daha ödeyeceğimiz de artık neredeyse kesin sayılır ancak henüz dava süreci tamamlanmadı. Hangi aşamadayız, bunu da bilmiyoruz.
Zaten bu cezayı ödeyeceğimizi de Erdoğan yönetiminin açıklamalarından değil, muhalefetin takibi sayesinde öğrenmiştik.
Bu cezayı ödememize sebep olan şirket olan Powertrans, 18 Temmuz 2011 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan bir Bakanlar Kurulu Kararı ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden Türkiye’ye karayoluyla ham petrol ve jet yakıtı taşıma ve ithal etme konusunda imtiyazlı bir tekel haline getirildi.
Başka bir şirkete izin verilmedi.
İlginç olan şey, bu şirketin 25 Mart 2011’de kurulmuş olmasıydı.
Şirketin ortakları Grand Fortune Ventures isimli merkezi Singapur’da olan bir “yatırım fonu” ile T.C. vatandaşı Ahmet Muhassıloğlu idi.
Muhassıloğlu’nun bir dönem Çalık Holding’in Türkmenistan’daki şirketinin CEO’su olduğunu biliyoruz.
Muhassıloğlu, şirketteki hissesini, şirketin kurulmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra Lucky Ventures isimli bir yatırım fonuna devretti.
Mutlu bir tesadüf eseri olarak bu fon da Singapur’da kurulmuştu.
Bu iki fonun da ortaklarının kimler olduğu gerçek bir sır.
Bildiğimiz şu ki bunlar artık her kimlerse muazzam ileri görüşlü insanlar olmalı.
Düşünün ortada hiçbir şey yokken bir şirket kuruyorsunuz ve bu şirket sadece 3,5 ay sonra rakibi olmayan bir alanda imtiyaz sahibi olabiliyor. Hem de Bakanlar Kurulu kararıyla!
Böyle ileri görüşlü yatırımcıların kim olduklarını merak ediyorum.
Bu Singapurlular kimlerdi?
Gözleri çekik miydi?
Yoksa bıyıklı ve sakallı mıydılar?
Bu şirkete bu imtiyaz verildiğinde Enerji Bakanı Taner Yıldız idi.
Taner Bey her halde Bakanlar Kurulu’nda bu konu konuşulurken ya da karar imza için diğer bakanlara gönderilirken benim merak ettiklerimi merak etmiş olmalı.
Aslında sadece o da değil, başta zamanın Başbakanı olmak üzere o kararın altına imza atan diğer bakanlar da merak etmiş olmalılar: Bu insanlar kimdir, biz niye bu şirkete tekel imtiyazı veriyoruz diye!
Çünkü şöyle bir durum var ki bu kararın altında imzası olan 61. Hükümet, 6 Temmuz 2011 günü kurulmuş, sadece 12 gün sonra bu kararname imzalanmış.
Bakanlar Kurulu bayağı güçlü politikacılardan oluşmuş, normal olarak “kül yutmaz” denilebilecek tecrübeli isimler.
Benim gazeteciliğe başladığım yıllarda böyle güçlü politikacılardan söz edilirken “deve dişi gibi” tanımlaması kullanılırdı. Yanlış hatırlamıyorsam rahmetli Süleyman Demirel tarafından politik jargonumuza sokulmuştu.
Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay, Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım, Mehmet Şimşek, Bekir Bozdağ, Sadullah Ergin, Fatma Şahin, Nihat Ergün, Egemen Bağış, Mevlüt Çavuşoğlu, Hayati Yazıcı, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Ertuğrul Günay, Ömer Dinçer, Cevdet Yılmaz 61. Hükümet’in öne çıkan isimleri.
Bazıları halen AKP saflarında siyaset yapıyor, bazılarının yolları ayrıldı, siyaseti bırakanlar da var.
Doğrusunu isterseniz böyle bir heyetin, böyle bir Bakanlar Kurulu kararını imzalarken “bu şirket de neyin nesidir” diye sormamış olduklarına inanmıyorum.
Sorma gereğini duymadılarsa da içten içe o şirketin gerçek sahiplerinin kimler olduğunu biliyorlardır.
Bu yazımın muhatapları arasında elbette o eski bakanlar da var ama sorumun bir numaralı muhatabı Enerji Bakanı Taner Yıldız.
Her halde ilk incelemeyi konuyla ilgili olduğu için Enerji Bakanı yapmış olmalı.
İncelemeden önüne gelen başvuruyu bakanlar kurulu kararı haline getirdiyse bu daha da garip.
Araya “demokrasi ve milli birlik günü” girdiği için unutmuş olabilir diye Taner Yıldız’a bir kez daha sormak istiyorum: Taner Bey, bu Singapurlular kimlerdi?
Sessiz kalarak bu soruyu geçiştirebileceğinizi de zannetmeyiniz lütfen.
Ben bunu her cuma günü soracağım, ne de olsa mübarek gün.
Böyle mübarek bir günde beytülmalın neden ve kimler için zarara uğratıldığını düşünmek gerekir diye aklımdan geçirdim.
Evet Taner Bey, bu şirketin ortakları kimlerdir?
Siz isimlerini verirseniz, Adalet Bakanı Akın Gürlek de “bu işteki bit yeniğini” aramak için savcıları harekete geçirecektir.
Belki ödemek zorunda kaldığımız bu cezayı, parayı misliyle cebine indirenlerden tahsil etmek mümkün olabilir.
———————————
