Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Dharamsala yollarında olacağım

SİZ bu yazıyı okurken ben de Yeni Delhi’den kalkan bir uçak ile Dharamsala’ya gidiyor olacağım. Dharamsala, Hindistan’ın kuzeyindeki Himaçal Pradeş eyaletinin bir kenti. Şu anda sürgündeki Tibet hükümetine ev sahipliği yapıyor, bir anlamda sürgündeki Tibet hükümetinin “başkenti”!

1959’da Çin, Tibet’i işgal edince Nehru, Dalay Lama’nın hükümetine kucak açmış ve bu kentte faaliyetlerini sürdürmelerini sağlamış.
“Dalay Lama”, Tibet Budizmi’nin liderlik unvanı. Şu andaki Dalay Lama’nın esas adı Jetsun Jamphel Ngawang Lobsang Yeshe Tenzin Gyatso.
Gyatso, bu unvanı taşıyan 14. insan. 13 doğumu, 13 yaşamı ve 13 ölümü ardında bıraktığına inanılıyor.
İlk Dalay Lama’nın 1391’de doğduğunu belirteyim. Her seferinde bir başka vücutta ama hep aynı bilinçle yeniden doğduğuna inanılıyor.
Dharamsala’ya gitme nedenim Tibet Budizmi’ne eğilimli olmamdan kaynaklanmıyor.
Atlas Dergisi ile Doğa Koleji’nin ortaklaşa yürüttükleri bir projede yazacağım yazı için orada olacağım ve üç gün boyunca Dalay Lama’yı dinleyeceğim.
Bazı arkadaşlarım bu üç günlük “aydınlanmanın” sonunda saçlarımı kazıtarak turuncu kumaşlara sarınmış şekilde dönme olasılığımdan söz ediyorlar, ama böyle olmayacağını şimdiden söyleyebilirim.
Öte yandan bunun tarihi bir ana tanıklık anlamında özel bir deneyim olacağını da biliyorum.
Dalay Lama, siyasi görevlerini bırakıyor. Yeni siyasi liderin seçimle işbaşına gelecek bir demokrat kişilik olacağını belirtiyor. Bu pazartesi günü bu siyasi süreci başlatması bekleniyor.
Dalay Lama ruhani görevlerinden ayrılmıyor, o ölünce yerine yine reenkarnasyonu geçecek.
Bu bir tür “din ile devlet işlerinin Tibet için de ayrışması” demek. Ruhani liderlik ile siyasi liderliğin birbirinden ayrılması, Tibet için de yeni bir doğuş anlamına gelecek mi, bilemiyorum.
Dharamsala’dan sonra Shimla ve Kalka’ya uğrayarak Yeni Delhi üzerinden İstanbul’a döneceğim.
Bu uzun girişi yazmamın nedeni, bir hafta süreyle yazılarıma ara verecek zorunda olmam.
Günümüz Türkiye’sinde bir gazete köşe yazarının bir gün bile yazısını yazmamasının ne tür spekülasyonlara yol açacağını biliyorum.
Yani kimsenin üzülmesine ya da bazılarının sevinmesine gerek yok, bir hafta sonra kaldığımız yerden devam etmemize de bir engel yok.

Dalay Lama’dan yaşam dersleri

Dalay Lama ile ilgili olarak internette çalışırken Serdar Kuzuloğlu’nun “Dalay Lama’dan yaşam dersleri” başlıklı makalesini de okudum.
Serdar, Dalay Lama’nın hayat ile ilgili 18 öğüdünü toparlamış. Ben de sizlerle paylaşıyorum.
– Büyük aşk ve kazanımlar büyük risk almayı gerektirir.
– Bir konuda hata yapıp kaybedince aldığın dersi unutma.
– Üç ‘S’ kuralı: Kendine saygı duy. Başkalarına saygı duy. Her hareketinin sorumluluğunu taşı.
– Bazen istediğin şeyin olmamasının bir şans olabileceğini unutma.
– Nasıl yıkacağını bilmek için önce kuralları iyice öğren.
– Küçük anlaşmazlıkların büyük dostlukları zedelemesine izin verme.
– Bir hata yaptığını anladığın anda düzeltmek için elinden geleni yap.
– Her gün biraz kendinle baş başa kal.
– Değişime açık ol ama değerlerini kaybetme.
– Bazen susmanın en iyi cevap olduğunu unutma.
– Yaşlılığında hatıralarıyla keyif alacağın iyi ve onurlu bir yaşam sür.
– Yaşamının temeli, evindeki huzurdur.
– Sevdiklerinle anlaşmazlığa düşersen geçmiş defterleri açma. Sadece bulunduğun durumu dikkate al.
– Bilgilerini paylaş. Ölümsüzlüğe ulaşmanın yolu budur.
– Doğayı incitme.
– Her yıl daha önce görmediğin bir yere git.
– En iyi ilişki birbirinize duyduğunuz aşkın, duyduğunuz ihtiyaçtan fazla olduğu zamandır.
– Başarılarını, onları elde etmek için feda ettiklerine bakarak değerlendir.