Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Kadir Bey açıklasa da öğrensek

SABAH’ta okuduğum haberin başlığı şöyleydi: “Çılgın Türkler şimdi de hibrid otobüs üretti.”

Otobüs Temsa tarafından üretilmiş. Daha önce yüzde yüz yerli ilk toplu taşıma aracı olarak üretilen Avenue otobüslerinin bu yeni versiyonu elektrik ve dizel motorla çalışabildiği için yüzde 25 daha az yakıt tüketiyor.

Otobüs 2010 yılının sonunda yollara çıkacak. Üretiminde 300 Türk mühendisin bir yıllık emeği var.

Gerçekten gurur veren bir tablo bu! Temsa’nın yöneticilerini, çalışanlarını kutlarım.

Bayram günü bu güzel haberin neden gazetenin manşetine taşınmadığı meselesini bir kenara bırakalım. Ben olsam, kötü haberlerden bunalmış okuyucunun içini ferahlatmak için öyle yapardım.

Haberi okurken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin metrobüs projesinde havaya savrulan milyonları düşündüm.

Her biri için 2 milyon Euro ödenen, ama “uygun olmadığı için gerekli tadilatlar yapılana kadar” garajda kuzu kuzu yatan otobüsler vardı ya, onları hatırladım.

Bu otobüslerin ithalatına karar verilirken konunun uzmanları çok uyarmışlardı: “Bu otobüsler işe yaramaz, daha denenmedi bile. Türkiye’de ciddi bir otobüs üretimi sanayi var. Otobüsleri Türkiye’de yaptırın, para Türkiye’de kalsın” diye!

Ama biliyorsunuz bu uyarılara İstanbul Büyükşehir Belediyesi kulaklarını tıkamıştı.

Şimdi bir kez daha görüyoruz ki uzmanlar haklı imiş: O aldıkları otobüsler işe yaramıyor ve Türkiye’de de istenilen her türlü otobüsü üretmeye olanak veren kuruluşlar var.

Bu otobüslerin alımında kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla yargılanan belediye görevlileri var.

Nedense bu işte asıl kararı veren Kadir Topbaş aralarında yok.

Oysa Kadir Bey de mahkemeyi teşrif edip, neden bu seçimi yaptığını anlatsaydı, ne kadar iyi olurdu.

Belki bu sayede Phielas otobüslerinin satışına hangi “yerli” şirketin aracılık edip, temsilcilik komisyonunu cebe indirdiğini de öğrenebilirdik!

 

Amerika’daki dostlara’ var bize yok!

 

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, “ABD’de demokratik açılım gündeme gelirse, bunu oradaki dostlara anlatırız. Anlatmakta fayda var” dedi.

Başbakan’ın önce “Kürt açılımı” diye tanımladığı, sonradan uyarılar üzerine “demokratik açılım” diye söz ettiği “şey”in ne olduğunu, neler içerdiğini bizler hâlâ bilmiyoruz.

Aylardır bu konu konuşuluyor, her kafadan bir ses çıkıyor, öğrenebildiğimiz tek şey hükümetin TBMM’de bir “gizli oturum”da bu açılımın bir bölümünün üzerindeki perdeyi kaldıracağı.

“Amerika’daki dostlara” anlatılabilir olan bir konu, belli ki Türkiye’deki “dosta, düşmana” anlatılabilir bir şey değil.

Başbakan, aynı konuşmasında “demokratik açılımın tüm milletin elini taşın altına koyacağı bir proje olmasını istiyoruz” da diyor.

Ne olduğunu bilmediğimiz bir taşın altına elimizi neden sokalım, bunu anlatmıyor.

Öyle görünüyor ki Başbakan’ın nezdinde “Amerika’daki dostlar” kadar değerimiz yok!

 

Çocuklar Allah’a emanet

 

İÇİŞLERİ Bakanı Beşir Atalay, yeni eğitim yılı nedeniyle 81 il valiliğine okullarda alınacak önlemler ile ilgili bir genelge gönderdi.

Buna göre okul çevrelerinde güvenlik önlemleri arttırılacak, öğrenciler şiddete karşı korunacak, yasadışı örgütlerin faaliyetlerinden etkilenmeleri önlenecek.

Çocuklarımızın okulda güven içinde olacaklarını bilmek iyi bir duygu.

Elbette, okula kadar ulaşabilirler ya da okuldan eve sağ salim dönebilirlerse!

Çünkü hükümet, okul servislerinin uyması gereken standartları düşürdü.

Artık isteyen 20 yıllık hurdalar ile öğrenci taşıyabilecek, servislerde bulundurulması zorunlu olan görevlilerin lise mezunu olma koşulu da kaldırıldı.

Ucuz politika uğruna çocukların canları artık Allah’a emanet.

Okul servislerindeki denetimlerin azlığı nedeniyle, kurallara uyumsuzluk zaten ciddi bir sorundu.

Bir yerde bir kaza olduğu zaman göstermelik birkaç uygulama yapılıyor, sonra yine unutuluyordu.

O önlemleri sıkıca takip etmek ve çocukların güven içinde okullarına gidip gelmelerini sağlamak dururken, uyulması gereken kuralları gevşetmek, ancak vurdumduymazlık ve cehalet ile açıklanabilir.

Bu yanlış uygulama vakit geçirilmeden düzeltilmelidir, sonra ağlamak kimseye yarar sağlamaz.