Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Okumak, adam olmaya yetmeyebiliyor

SELÇUK Üniversitesi’nde kız arkadaşının omzuna elini attığı için takibata uğrayan öğrencilerle ilgili haberi dün gazetelerde okumuş olmalısınız.

Üniversite yönetimi, soruşturmanın aslında bu gençlere (birbirlerine sarıldıkları için) saldıranlara karşı açıldığını söylüyor.

İki gencin, üniversite yerleşkesinin içinde böyle bir nedenle saldırıya uğramış olması, inanmakta zorluk çekmemizi gerektiren bir olay.

Soruşturma emrini “yanlış algıladığı” iddia edilen öğretim üyesinin de nasıl olup da üniversitede hocalık yapabildiği ayrıca üzerinde durulması gereken bir durum elbette.

Cahil insanların işledikleri töre suçlarını yadırgadığımız bir ortamda, okumuş yazmış insanların, böylesine masum bir ilişkide “ahlaksızlık” arayabiliyor olmaları, önce üniversitenin kendisine sorması gereken bir soru.

Sonuç olarak saldırganlar o üniversitenin öğrencisi, soruşturma emrini “yanlış anlayan” kişi, o üniversitenin hocası!

Belli ki sadece okumak, adam olmaya yetmeyebiliyor!

Öte yandan soruşturmaya uğrayan öğrencilerin gazetelerde yayımlanan fotoğraflarında da bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Öğrencilerden erkek olanının elinde bir “Nutuk” var.

Gazetecileri toplayıp, eline bir “Nutuk” alarak poz vermek de bana sorarsanız provokasyonun daniskası.

Yapılan saldırının ve soruşturmanın haksızlığını anlatmak için Atatürk’ü işin içine karıştırmak gerekmiyordu herhalde.

Yedi kişi öldü nedenini hálá bilmiyoruz

YEDİ kişinin öldüğü Mısır Çarşısı Patlaması ile ilgili dava sekiz yıl sonra sonuçlandı.

9 Temmuz 1988’de meydana gelen patlamanın ertesi günü sekiz bomba imha uzmanının yaptığı araştırma, “patlayıcı maddeye rastlanmadı” raporuyla sonuçlanmıştı.

11 Temmuz tarihli ayrıntılı tutanakta da aynı ifade yer alıyordu.

10 Temmuz’da mühendislerce yapılan incelemede de “olaya gaz kaçağı neden olamaz” deniliyordu.

Sonra “patlamadan” sosyolog Pınar Selek sorumlu tutuldu.

Bombanın Selek’in travestilerle ilgili olarak araştırma için tuttuğu büroda hazırlandığı iddia edildi.

Sonuçta sekiz yıl aradan ve 13 ayrı bilirkişi raporundan sonra mahkeme, patlamaya neyin yol açtığının anlaşılamadığını belirterek Selek hakkında “kesin ve inandırıcı delil olmadığı için” beraat kararı verdi.

Pınar Selek’in 2.5 yılını tutuklu olarak geçirdiği sekiz yıldır neler çektiğini bilmiyorum; ama tahmin etmek zor değil.

Bu dava da bize gösteriyor ki “olay yeri incelemeleri” konusunda geçmişte ciddi sorunlar yaşanmış.

Ve yedi kişinin neden öldüklerini, patlamaya neyin yol açtığını hálá bilmiyoruz.

Bir soruşturmayı eksiksiz ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tamamlamayı başaramayan sorumlular, acaba şimdi ne hissediyorlar?

Ter değil, ırkçılık kokuyor

İSTANBUL’daki bombalamalar da dahil olmak üzere birçok terör eyleminin azmettiricisi ve planlayıcısı olan Ebu Musab El Zarkavi, yardımcılarıyla birlikte Irak’ta öldürüldü.

Binlerce masum insanın yaşamını yitirmesine neden olan terörist, böylece cezasını bulmuş oldu.

Dün Hürriyet yazı işlerinde Zarkavi’ye yönelik operasyonun nasıl yapıldığına ilişkin haberleri tartışırken dikkatimizi çeken bir şey oldu.

Zarkavi’nin yerini “Dokunulmazlar” adı verilen ve çok gizli görevlerde kullanılan bir birim tespit etmiş. Bu birimde Amerikalılar, İngilizler ve İsrailliler birlikte yer alıyormuş.

Bunlar Iraklı köylülerin kılığına girerek köyleri dolaşıp Zarkavi’nin izini sürmüşler.

Batılı kaynaklardan gelen haberlerin içinde şöyle bir cümle de var: “Birim mensupları tanınmamak için kullanılmış giysiler satın aldılar ve kokmak için özel olarak üretilmiş ter losyonları kullandılar.”

Harap olan altyapı nedeniyle su bulup yıkanmanın pek de kolay olmadığı Irak gibi bir ülkede, yaz sıcağında “teke gibi kokmaya çalışmak için” özel losyonlar kullanmaya aslına bakarsanız hiç gerek yoktu.

O ekip, Irak köylerinde dolaşıp, Iraklı köylüler gibi beslenip yaşadıysa zaten yeterince kokmuş olmalıydı.

Bu özel ayrıntının, bu haberin içine bir cümlecikle bile sızmış olmasının bir tek manası var: “Beyaz Batılılar kokmazlar” düşüncesini beyinlerin içine sokmak. Klima ile serinletilmiş temiz odalarında otururken bu haberleri okuyanların zihinlerinde “Pis Arap-Temiz Batılı” ayrımı yaratmak.

Neresinden bakarsanız bakın buram buram “ırkçılık kokan” bir haber bu.

Gazeteler elbette kendilerine ulaşan bu ayrıntıyı bugün haberlerinde kullanacaklar. Okurken bu küçük not da aklınızda olsun istedim.