Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Temel sorunlar göz boyanarak çözülmez

“KREDİ kartızedeler” için çıkarılan kanundan yararlananlar, toplam borcun yüzde 39’unun “yeniden yapılandırılması için” başvurmuşlar.

Yeniden yapılanma başvurusunda bulunanların ne kadarının ise borçlarını tamamen ödeyebileceklerini şimdiden kestirmek mümkün.

Bu durumda da tablonun pek değişmeyeceğini söyleyebiliriz, çünkü geçmişteki vergi affı gibi düzenlemelerden yararlananların ve borçlarını sonuna kadar ödeyenlerin oranı hiçbir zaman yüzde 30’ları geçemedi.

Böylece “ekonomik sorunlara Meclis’te kanunlar çıkararak çözüm bulunamayacağını” bir kez daha görmüş olduk.

Pek sanmıyorum ama popülizmi politika yapmak zanneden milletvekillerimiz belki bu dersten kendilerine de bir pay çıkarırlar.

Kanun gündeme geldiğinde çok yazmış ama kimseye dinletememiştim.

Kredi kartı borcu yüzünden zor duruma düşen insanlar bu kartları en temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullandılar. Çocuklarına defter-kitap aldılar, evlerine yiyecek ekmek götürdüler.

O borcun büyük bölümü böyle oluştu. Metresine “tek taş” aldığı için “kredi kartı mağduru” olan kaç kişi vardır ki aralarında?

Sorunun temel nedeni o insanların işsiz ya da çok dar gelirli olmalarıydı ve o değiştirilmeden onların kredi kartı mağduru olmalarını önlemek mümkün değildi.

Ve bir hükümetin görevi de esasen bu tür temel sorunları çözmektir, göz boyamak için uygulanamayacak kanunlar çıkarmak değil.

Kadına ayrı, faize ayrı muamele!

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, 8 İslam ülkesinin katıldığı D-8 toplantısında “Gelin faizi yeniden tanımlayalım” demiş.

Mısır’daki ünlü El Ezher Üniversitesi de bu konuda bir konferans düzenlemiş geçenlerde.

İslam dininin kutsal kitabı Kuran’ın “riba” (faiz) ile ilgili ayetleri açıklıkla ortada dururken bu teklifin Erdoğan’dan gelmesi gerçekten çok ilginç.

Erdoğan da dahil olmak üzere bizim İslamcı kesimin Kuran ile ortaya konulan dini kuralların günün şartlarına göre yorumlanması meselesine pek sıcak bakmadıklarını biliyoruz.

Mesela kadınların örtünmesi, kadın-erkek eşitliği gibi konular gündeme geldiğinde bu konudaki tutumları çok katı.

Ancak “yeniden yorumlanması gereken konu” faiz meselesi gibi “parayla” ilgiliyse ilginç bir pragmatizm sergiliyorlar.

Bildiğimiz gibi Kuran’ın içindeki her söz ve emir birbiriyle eşit önem ve ağırlıkta.

Şimdi bu teklife bakıp, bazı Müslümanların bu emirler arasında “yeniden yorumlanabilir-yeniden yorumlanamaz” gibi bir ayrım yapıyor olduklarını mı düşünmeliyiz?

Birileri oyuna gelmiş ama…

İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Levent’te inşa edileceği açıklanan “Dubai Kuleleri”nin yapımıyla ilgili plan değişiklikleri konusunda Belediye Meclisi’nden yetki alındığını açıkladı.

Topbaş, Hürriyet’te yayımlanan açıklamasında şöyle diyor: “İmzalanmış iyi niyet mektupları var ama Dubaili firma ile belediye olarak henüz bir şirket anlaşması yapmış değiliz.”

Topbaş’ın açıklaması, şatafatlı törenlerle kutlanan “imza gününden” bu yana bir adım bile ileriye gidemediğimizi gösteriyor.

Bir adım bile ileri gidilmiş değil ama “Dubaili firma”nın bastırdığı satış broşürleri elden ele gezmeye yeni başladı.

Topbaş’ın sözlerinden de anlaşılıyor ki Belediye Başkanı ve Başbakan, ortada hiçbir şey yokken bir siyasi gösteri yapmışlar.

Şimdi elimizde bir arsa, iki kule maketi, bir Belediye Başkanı ve bir Başbakan ile bir Şeyh var!

Ama ciddi mimar ve mühendislerce hazırlanmış bir proje yok, kurulmuş bir şirket yok.

Belli ki birileri bir oyuna gelmiş ama o birileri kim anlamam mümkün değil.

Bir de siz tahmin edin isterseniz, oyuna kim gelmiş?

A- Kadir Topbaş ve Recep Tayyip Erdoğan, B- İstanbul Halkı, C- Türk Medyası, D- Hepsi.