Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Amerika'da kar yağdı kimse yolda kalmadı

 Geçtiğimiz hafta Washington’da televizyon seyrederken verilen bir ‘alarm’la irkildim.
Soğuk bir hava dalgasının gelmekte olduğu, yoğun kar yağışı ve buzlanmanın beklendiği söyleniyordu.

Benzeri havalarda İstanbul yollarında çok çile çekmiş birisi olarak kulak kesildim ve televizyondaki yerel haber kanallarından ne tür önlemlerin alınmakta olduğunu izledim.
Bununla da kalmadım altımdaki Land Rover’e güvenerek ‘gökten buz yağdığı sırada’ sokaklarda, ana yollarda dolaştım.
Gördüğüm ilk şey bütün önemli kavşaklarda ve yokuşlarda daha yağış başlamadan önce üstleri tepeleme tuz yüklü kamyonların hazır olarak bekledikleriydi.
Tuz kamyonlarının göreve çıkması için karın yağması, yolların buzlanması beklenmemişti.
Nitekim yağış başladıktan hemen sonra bu kamyonlardaki tuzlar yollara döküldü ve trafiğin tamamen aksaması önlendi.
Buzlanma nedeniyle okullardan bazıları önceden kapatıldı. Bazılarının açılış saatleri ileri alındı. Bazı resmi işyerlerinin açılış saatleri de aynı şekilde ileri alındı. Böylece sabahın erken saatlerinde herkesin yollara dökülüp, trafiği kilitlemesinin de önüne geçildi.

Bizde yine ‘B planı’
Televizyondan yapılan duyurularda önemli bir işi olmayanların sokağa çıkmamaları da tavsiye ediliyordu. İşi olmayanlar bu tavsiyelere uydular. Resmi işyerlerinde çalışanlar da aynı şekilde işleri acil değilse işyerlerine gitmediler.
O gün sabah saatlerinde yollar neredeyse atom bombası alarmı verilmişçesine boştu. Yola çıkmak zorunda kalanlar, genellikle dört çekerli araçlar kullanıyorlardı. Trafik kurallarına uyuluyor, kimse kimseyi geçmeye ve önündeki otomobille arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışmıyordu.
Sonuç olarak kimse yollarda perişan olmadı, saatlerini yollarda harcamadı, trafik tıkanmadı..
Meteoroloji iki gündür İstanbul’da yeni ve yoğun bir kar yağışı beklendiğini duyuruyor. Gazetelerde okumuş, televizyonlarda izlemişsinizdir.
Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklama kentin B Planı’na göre hazırlandığı yolunda.
Ama unutmayalım ki geçen kar yağışında da kentimiz aynı plana göre yönetilmiş, evine altı – yedi saatte ulaşabilenler şanslı olmuş, binlerce insan geceyi yollarda otomobillerinin içinde geçirmek zorunda kalmıştı..
Nelerin olabileceğini bunca yıllık İstanbul tecrübemden sonra az çok kestirebiliyorum.

Ve işte olacaklar…
Kar yağışının beklendiği gün hepimiz yine sokaklarda olacağız. Acil bir işi olmayanlar bile otomobillerine atlayıp bir yerlere gitmeye çalışacaklar..
Büyük çoğunluğumuz otomobillerimizin lastiklerini hiç değiştirmeme alışkanlığında olduğumuz için, daha ilk kar düştüğünde kayan otomobiller yolları tıkayacak. Açıkgöz olanlarımız arıza şeritlerini doldurup oraların da tıkanmasını sağlayacaklar.
Tuz kamyonları yollar tamamen tıkanana kadar belediyenin garajında bekletilecekleri için bu kapanan yollara ulaşıp, tuz atmaya ancak gecenin geç saatlerinde başlayabilecekler.
Kimse o kamyonların yollar tıkanmadan önce önemli kavşaklarda ve yokuş yollarda bekletilmesini akıl etmeyecek.
Okullar muhtemelen öğrenciler sabahın erken saatlerinde servislerine binip okula gitmeye çalıştıkları sırada kapatılmış olacak. Çocukların o trafik keşmekeşi içinde saatlerce servis minibüslerinde perişan olmasından kimse rahatsız olmayacak.
Yüzlerce küçük trafik kazası meydana gelecek, çekilen çileye bir de maddi kayıplar eklenecek..
Bakalım tahminim doğru çıkacak mı? Yanılmayı diliyorum.