Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Muhalefet partilerine Popstar dersi

 Milliyet Magazin Servisi Şefi Ali Eyüboğlu dün ilginç bir konuya dikkatimi çekti.
Popstar Yarışması’na son hafta izleyicilerden tam 2 milyon 130 bin oy gelmiş. Abidin 894 bin 813, Firdevs 686 bin 499, Bayhan da 548 bin 688 oy almış.

Oylar cep telefonlarının kısa mesaj servisleri aracılığıyla kullanılıyor. Yani insanların bu yarışmada oy kullanmaları için çok yüksek bir tutar olmasa da belli bir miktar parayı gözden çıkarmaları gerekiyor.
İlginç bir başka ayrıntı da son hafta kullanılan oyların 105 bin adedinin Almanya’dan geliyor olması..
Aynı tarihlerde Türk izleyiciler yine bir televizyon yarışması ile ilgili olarak oy kullandılar.
TRT’nin Eurovision Şarkı Yarışması için seçtiği Athena’nın hazırladığı üç şarkıdan hangisinin yarışmaya gönderileceğinin belirleneceği bir seçimdi bu..
Ve Türk halkı bu yarışmaya sadece 86 bin 362 oy gönderdi..

Basının ilgisi ‘sonuç’
Mesele sadece programların tanıtımları ile ilgili olsaydı TRT’nin, Kanal D’den daha avantajlı olacağını düşünebilirdik. TRT’nin kendi programlarını tanıtabileceği dört kanalı var, Kanal D ise tek başına..
Gerçi Türkiye’de yayımlanan bütün gazeteler Popstar’a, Eurovision Yarışması’ndan daha çok yer ayırdılar ama bunun da bir “sonuç” olduğunu kabul etmek gerekiyor. Yani, yarışmaya ilgi en başında gazetelerin yayınlarından etkilenmedi. Tam tersine halkın büyük ilgisi basının dikkatini yarışmaya çekti.. Bu nedenle basının ilgisini bir “neden” olarak değil, “sonuç” olarak görüyorum..
Buradan, yaklaşan yerel seçimlere geçmek istiyorum. Çünkü her iki yarışmanın sonuçları, yerel seçimlere olan ilginin neden bir türlü canlandırılamadığını da ortaya koyuyor..
AKP, yerel seçimlere iktidar olmanın avantajları ile giriyor. Muhalefet partilerinin bu dezavantajı aşabilmeleri, halkın siyasete ilgisinin artırılması ile mümkün olabilirdi.

Popstar daha ‘demokrat’
Bunu sağlayacak siyasi adım ise adayların belirlenmesinde demokratik süreçlerin işletilmesiydi.. Çok adayın katılacağı önseçimler önce yerel olarak ve sonra da giderek ülke çapında bir seçim havasının yaratılmasına ve medyanın ilgisinin de böylece uyandırılmasına yardım edebilirdi.
Başta CHP olmak üzere muhalefet partileri bunu tercih etmediler. “Küçük olsun, benim olsun” anlayışı, seçim sürecini kitleselleştirecek adımların atılmasını engelledi.. Adaylar merkez yoklaması ile belirleniyor..
Bir benzetme yapmak gerekirse Popstar yarışmasını “önseçimli bir yerel seçim sürecine” benzetiyorum.. TRT’nin yarışmasını ise “merkez yoklaması”na..

Sorumlu ‘yönetenler’ olacak
“Merkez yoklaması” diyorum çünkü yarışmaya kimin katılacağına Ankara’da oturan birileri zaten çoktan karar vermişler.. İzleyiciye sadece üç şarkıdan birini tercih etmek kalmış ki o da doğal olarak yeterince ilgi görmüyor.
Oysa öbür yarışmada çok sayıda aday vardı.. Herkesin kendisine yakın gördüğü bir adayı benimseme şansı vardı ve bu şans, zaman içinde halkın da yarışmanın bir tarafı haline gelmesini sağladı.
Halkın ilgisi medyanın ilgisini körükledi ve ortaya son hafta 2 milyon 130 bin oy kullanılan bir yarışma çıktı..
Muhalefet partileri yerel seçimlerde büyük olasılıkla yenilgiye uğrayacaklar. Araştırmalar bunu gösteriyor. Seçimden sonra bunun nedenini araştıracakların ilk bakması gereken yer ise partilerin yönetimleri olacak.. Halka, kendisini ifade edebileceği bir önseçim süreci sunmamış olmakla bu peşin yenilgiyi yaratanlar onlardır..