Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Seçimi herkes kazandıysa kim kaybetti?

 Seçimden sonra parti liderlerinin konuşmalarını okurken aklımdan şu geçiyor: Bunlar “erken 1 Nisan” şakası olmalı..

Biliyorsunuz Deniz Baykal bu seçimi kazandı..
Yaptığı karmaşık karşılaştırmaları tekrarlayarak kafalarınızı bir de ben karıştırmak istemem.. Ama Deniz Bey’in cephesinden bakınca görünen bu: CHP bu seçimin asıl galibidir..
Bunun nasıl bir şaka olduğunu düşünürken Bülent Ecevit’in açıklaması geldi: “Hayır, seçimin asıl galibi DSP’dir”.. Meğerse DSP geçen seçimde yüzde bir olan oyunu, bu seçimde yüzde yüz artırmış. Zaten o gün oy vermeye gitmeyenlerin önemli bölümü de gelecek seçimde DSP’ye oy verecekleri için DSP aslında AKP’den daha başarılıymış..
Necmettin Erbakan’ın da bir seçim zaferi kazandığını biliyor muydunuz?
Milli Gazete okumuyorsanız, ki tirajına bakılırsa okumuyor olmalısınız, Hoca’nın manevi önderliğindeki Saadet Partisi de oylarını yüzde yüz artırmış.. Geçen seçimdeki oyu yüzde 2.49’muş, şimdi 4.02 olmuş!

Sadece Türkiye’de olurdu
Devlet Bahçeli de oylarını artırdığını düşünüyor. MHP’nin oyu yüzde 8,35’ten yüzde 10.4’e fırlamış. Bir tür “Quantum Sıçraması” yani.. Bu partinin 1999’daki yüzde 17.98’lik oyundan geri kalanlar da büyük bir ihtimalle o gün Erciyes Dağı’nda “ateşte demir dövme” eğlencelerine katılmış olmalılar!..
Mehmet Ağar liderliğindeki DYP? Elbette seçimin bir galibi de o.. Bakmayın geçen seçime göre oylarının yaklaşık yarım puan arttığına.. Halkın teveccühü büyükmüş!
Bir de Genç Parti var ama onun lideri şu sıralar başka işlerle meşgul olduğu için henüz seçimi nasıl kazandığına ilişkin bir gerekçe düşünmeye fırsat bulamamış olmalı..
Seçimde kaybettiğini kabul eden sadece DEHAP ve biraz utangaç biçimde de olsa ANAP..
Seçimde başarısız olduğunu kabul edenlerden biri de garip ama Recep Tayyip Erdoğan.. O da, Kofi Annan’a “Bu Kıbrıs işi olmasaydı oylarım yüzde 6 daha fazla olacaktı” demiş..
Bu kadar çok kazananı ve bu kadar az kaybedeni olan bir seçim de sanırım dünya yüzünde sadece Türkiye’de gerçekleşebilirdi.. Ve liderlere bakılırsa öyle olmuş, nitekim!

Ne yazık ki, ‘Ben demiştim’..
Seçim gecesi radyolardan biri benimle telefonda bir röportaj yaptı.
Programın sunucusu şöyle bir soru sordu: “Bu sonuçlardan sonra siyasi partilerimizde bir değişiklik bekliyor musunuz?”
Şu yanıtı vermiştim: Türkiye, bir Batı demokrasisi olsaydı bu sorunuza kolaylıkla “evet, yarından itibaren siyasi partilerimizde önemli gelişmeler bekliyorum” diyebilirdim.. Ama unutmayalım ki bizim alaturka demokrasimizde seçim kaybeden liderin koltuğunu kendiliğinden bırakması o kadar kolay değil. Ben asıl yarından itibaren seçimde yenilen liderlerin hangi gerekçelerle aslında kazandıklarını açıklayacaklarını merak ediyorum!
Gördüğünüz gibi bu merakımı tatmin etmem için çok beklemem gerekmedi.
Yapılan açıklamalar biraz Aziz Nesin öyküleri tadındaydı ama olsun..
Bu ülkede komedi filmlerinin bu kadar iş yapıyor olmasının da bir nedeni olmalı.
Burası bir mizah cenneti ve bunun tadını doya doya çıkarmamızı sağlayan tüm parti liderlerine teşekkür etmeliyiz.