Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Utanç veren ayrımcılık

 Cumhuriyet Bayramı için Çankaya Köşkü’nde düzenlenen davete bazı milletvekillerinin eşli, bazılarının eşsiz davet edilmelerinin ardındaki mantığı kabul edebilmek mümkün değil.

Böyle bir ayrımın nedeni sanıyorum hepimiz için açık: Türbanlılar Cumhuriyet Bayramı için verilen resmi davete gelmesin!
Davet sahiplerinin, düzenledikleri toplantılara katılacak kişilerin giyimleri konusunda bir tercih ya da isteklerinin olması doğaldır.
Sadece resmi davetler için değil, özel davetler için de geçerli bir kural bu..
Davetiyenizin altına bir not koyarak bunu halledebilirsiniz.
Gerçi özel davetlerde bazı saygısızlar bu nota aldırış etmiyor ama resmi davetlerde bu uyarıya sıkı sıkıya uyulduğuna da katıldığım toplantılarda tanık oldum.

Bu yapılabilirdi…
Yine böyle bir yol tercih edilebilirdi. Zaten daha önceki davetlerde de Cumhurbaşkanlığı’ndan gönderilen davetiyelerin altında erkeklerin koyu renk takım elbise ya da smokin, kadınların ise gece giysisi giymeleri notu düşülürdü. Büyük olasılıkla böyle bir not, bu yılki davet için de geçerli.
Başını örtme konusunda hassas olan bazı hanımların şık tuvaletlerinin üzerinde başlarını şapka ya da “türban”la örtmesine toplumsal hayatımızda sık sık rastlıyoruz. Elbette o tür “türban” ile bugün siyasi bir mücadele konusuna dönüşmüş olan “türban”, görüntü olarak birbirinden bir hayli farklı ama sonuç aynı. İkisi de başı örtmek için kullanılıyor.

Şimdi ne olacak?
Başını böyle örtmüş hanımları Çankaya Köşkü’ndeki eski davetlerde gördüğümü de çok iyi hatırlıyorum.
Şimdi toplantıya katılmak için geçerli giysi kuralına uymuş olan bir hanım, başını bu giysisine uygun olarak örttüğü takdirde salona alınmayacak mı?
Yanıtı belli bir soru: AKP milletvekilinin eşiyse zaten davetli değil.. AKP milletvekilinin eşi değilse de zaten başını özel bir şekilde örtmesi sorun değil..

Cumhuriyet’in mirası
Bunun Cumhuriyet’in temel felsefesine aykırı ve ayrımcı bir davranış olduğuna inanıyorum.
Cumhuriyeti Türk ulusu olarak hep birlikte kurduk ve yaşattık.
Bu yüzden Cumhuriyet Bayramları ayrılıklarımızın vurgulanacağı ve keskinleştirileceği törenlerle değil, birleştirici törenlerle kutlanmalı.
Cumhuriyet sonrası Atatürk Devrimleri’nin en önemli ve çağına göre ilerici olan yönü, kadınları ikinci sınıf varlıklar olmaktan kurtarma çabasıydı. Türk kadınının sosyal yaşamın içinde yer almasını önleyen kurallar, gelenekler bu devrimler sayesinde yıkıldı..
Medeni Kanun’da ve öteki yasalarda zaman içinde yapılan değişiklikler hep bu durumu pekiştirici yönde oldu. Kadının çalışması için artık kocasının iznine gerek yok, kadın isterse boşanabiliyor, evlilik içinde mal edinebiliyor, miras hakkı korunuyor, kadınlar erkekler kadar seçme ve seçilme haklarına da sahip..
Cumhuriyet’in bugüne getirdiği miras budur..

İkinci sınıf muamele
Şimdi bir Cumhuriyet Bayramı töreninde, bazı kadınları sırf kişisel tercihleri (eş seçimi, giysi tercihi gibi) nedeniyle ikinci sınıf bir muameleye tabi tutmak kabul edilemez.
CHP’den AKP’ye geçen Ağrı Milletvekili Cemal Kaya’nın durumu olayın vahametini gösteren iyi bir örnek.
Bildiğim kadarıyla Kaya’nın eşi başını örtmüyor. Eşi CHP’den ayrılmamış olsaydı törenlere katılabilecekti, şimdi eşi AKP’de politika yapmayı seçtiği için törenlere çağrılmıyor.

Kadınların görevi..
Türkiye giderek garip bir ülke oluyor.
Erkekseniz, en koyu şeriat savunucusu dahi olsanız, bir kravat takıp Cumhurbaşkanı’nın davetine gidebilirsiniz. Kadınsanız, başınızı örtüyorsanız, en ateşli Cumhuriyet savunucusu olsanız dahi böyle bir törene katılamıyorsunuz.
Bunu hiç kimsenin içine sindiremiyor olması lazım.
Özellikle de sırf eşlerinin politik tercihleri öyle değil de böyle olduğu için toplantıya çağrılan kadınlar içlerine sindiremiyor olmalı..
Kadınlara yönelik bu akıldışı ayrımcılığı protesto etmek, en başta kendi haklarına sahip çıkarak başlarını örtmeme özgürlüğünü kullanan kadınların görevidir.