Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Utanma duygusunu kaybeden siyaset..

 Gözümün önünde bir fotoğraf var. Hangi yıla ait bilmiyorum.. Hafızam beni yanıltmıyorsa bir seçim gezisi sırasında çekilmiş olmalı.. Abdi İpekçi ile Bülent Ecevit kırlık bir alanda yan yana yürüyorlar. Ecevit, İpekçi’ye bir şeyler anlatıyor. İki adım gerilerinde de omzunda ceketi ile Rahşan Hanım yürüyor..

Sonrasını biliyorsunuz. Abdi İpekçi öldürüldü, o sürecin sonunda da bir askeri müdahale ile Ecevit, partisi kapatılarak “sürgünlere”, “hapislere” yollandı..

‘Affın fikir annesi’
Dün TBMM’de hükümetin getirdiği bir kanun tasarısı görüşüldü. Kamuoyunda “af yasası” olarak bilinen ve bazı suçlardan hüküm giymiş mahkûmların cezalarında infaz indirimi öngören kanun ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeniyle gündeme getirilen bir kanun..
Turgut Kazan gibi bazı hukukçular aksi kanaatteler ancak genel görüşe göre kanunda yapılan değişiklik aynı suçtan iki kere affedilmeye olanak sağlıyor.
Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’nın idam cezası 1991’de çıkarılan af ile birlikte 10 yıl hapis cezasına çevrilmişti. Şimdi bu kanunla birlikte o cezası da affedilmiş oluyor. Ağca artık sadece gasp suçu nedeniyle aldığı cezayı çekecek. Papa’yı öldürmeye tam teşebbüsten İtalya’da 20 yıl yatan Ağca, bir Türk’ü öldürdüğü için hapiste yatmayacak..
Gözümün önündeki fotoğrafta görülen üç eski dosttan birisi mezarda, birisi Başbakan, diğeri de “af kanununun fikir annesi”..
Rahşan Hanım ne kadar “bu af benim affım değil” derse desin, Başbakan ne kadar koalisyon şartlarından dem vurursa vursun dışardan bakınca görülen acı gerçek bu…

7 cinayete 4 yıl
Haluk Kırcı, Bahçelievler’de 7 TİP üyesi gencin katili.. Bu suçu nedeniyle yedi kez idama mahkûm edildi. 1991’de “şartla salıverilme yasası” kılığında halka yutturulan af ile cezası her bir cinayet için 10 yıl olmak üzere 70 yıla indirildi. Bu mahkûmiyet Ceza Yasası’ndaki üst sınır nedeniyle 36 yıla indi. İnfaz hükümleri bu cezayı da 14 yıl 2 aya indirdi. Şimdi bu cezanın sadece 4 yıllık bölümünü çekecek ve dışarı çıkacak. 7 genci telle boğarak, tabancayla vurarak öldüren bir katil için topu topu 4 yıl 2 aylık bir ceza süresi..
Buna adalet denebilir mi?
Her ne gerekçeyle olursa olsun böyle bir “af” kararının altında imzası ve siyasi sorumluluğu olanları bu toplumun vicdanının affetmesi mümkün mü?
Le Pen’in seçim zaferinin ardından sokağa fırlayan Fransızların büyük bölümünün üzerinde, göğsünde “Utanıyoruz” yazılı tişörtler vardı..
Yarın katiller sokağa salıverildiklerinde biz hiç bir şey olmamış gibi günlük yaşantımızı sürdürmeye devam edebilecek miyiz?
Bu toplumun siyasetçileri utanma duygusunu neden kaybetti?