BAŞBAKAN’ın, Paris olayları ile ilgili olarak ‘Türban yasaklandı, olaylar bundan çıktı’ şeklindeki ‘aceleci’ açıklaması bize aynı zamanda şunu da gösteriyor:
BUGÜN köşemde gördüğünüz fotoğraf 4 Kasım günü Midyat’ta çekilmiş. Dün yazdığım ‘Sokaklardaki başıboş çocuk ordularını unutmayın’ başlıklı yazı üzerine bir okuyucum yolladı.
FRANSA’daki olayların ardından yaşanan bir gelişmeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Varoşlardaki isyanın bastırılması için hükümet 50 yıl önce, 1955 yılında çıkarılmış bir yasadan yararlanmaya karar verdi.
DEVLET Bakanı Nimet Çubukçu’nun, Yener Süsoy’a ‘Her yurtta çocuk muhbirlerim var’ diyerek övünmesini deyim yerindeyse ‘tüylerim diken diken olarak’ okudum.
HAZIR toplumsal hassasiyetimiz bakıma muhtaç çocuklar için neler yapabileceğimize yönelmişken ‘yok saydığımız’ bazı çocuklara dikkatinizi çekmek istiyorum.
GÖZTEPE Parkı’ndaki ağaçları kesip yerine cami yapma fikrinden sonra, şimdi de İstiklal Caddesi’ndeki ağaçların ‘kaldırılacağı’ açıklandı. Belediye yetkililerine göre ‘caddenin konseptinde ağaçlara yer yokmuş’.
‘ÜNİVERSİTEDE türban’ sorunu olan tek ülkenin Türkiye olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Malezya da şu anda ‘türban krizi’ ile meşgul. Ancak oradaki sorun, bizdekinin tam tersi. Oradaki problem ‘üniversitede türban takmak istemeyen...
CUMHURİYET Bayramı nedeniyle Çankaya’da düzenlenen resepsiyonda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Barzani’nin Beyaz Saray’da kabulü konusunda sorular üzerine Türkiye’nin eski tutumunu değiştirmesi gerektiğini söyledi. Şöyle dedi: