Bugün bu köşede mahkeme kararıyla yayımlamak zorunda kaldığım bir tekzip bana Galile ile karısı arasında geçtiği söylenen bir konuşmayı hatırlattı. Montaigne’den okumuştum:
Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya’nın, “sağlık sorunları” nedeniyle ayrıldığı görevine dönüşünün ardından Büyük Genel Kurul’u toplaması ve bir bildiri yayımlamasını “yargının muhtırası” olarak görenler var.
Pazar akşamı televizyonların spor programlarını izlerken eski Liverpool’lu Robbie Fowler’ı hatırladım. “Liverpool’un Aykut Kocaman’ı” da derim ben ona… Kendisi ve takımı lehine verilen penaltı kararına itiraz eden, itirazı kabul görmeyince...
Kadıköy’de dün gece Türkiye Süper Ligi fikstüründe yer alan bir maç seyrettik. Ama maçtaki takımlardan biri, değil Süper Lig’e, herhangi bir futbol fakiri ülkenin ikinci ligine ancak yakışacak nitelikteydi.
Uzun uçak yolculuklarında film seyretmekten başka bir şeyle meşgul olmadığımı yazmıştım. Son uçuşumda “Geceyarısı Ekspresi”ni seyredip sinirlerimi bozduktan sonra, 2 film daha seyredecek kadar vaktim kalmıştı.
Fenerbahçe’nin bir Avrupa takımı olarak gerçek yüzünü dün akşam gördük. Maçın ilk yarısında Fenerbahçe’nin görüntüsü bir beraberlik çıkarmanın iyi olacağını gösteriyordu.
Geçenlerde bindiğim kıtalararası uçuş yapan British Airways uçağında ilk işim her zaman yaptığım gibi koltuk cebindeki dergiden “film programına” bakmak oldu. Uçağın 18 kanallı “eğlence sistemi”nde hep yeni filmler vardı....