Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Tam siper liderler

Dün bu yazıyı yazdığım sırada seçim sonuçlarının açıklanmasının üzerinden 48 saate yakın bir süre geçmişti.

Seçim kaybeden liderlerden Deniz Baykal ve Recai Kutan dışında kalan iki partinin genel başkanı bu süre içinde evlerine kapandılar, çok yakınları dışında kimseyle görüşmediler.
Bugüne kadar olan davranışlarına bakıp zaten her iki liderin de (Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller’i kastediyorum) kamuoyunu çok önemsemediklerini söylemek mümkündü.
Ama onlar kendilerine son seçimde oy veren yaklaşık 7 milyon seçmeni de adam yerine koymadıklarını seçim sonrası sergiledikleri bu davranışlarıyla ortaya koydular.
Ne sonuçlar açıklanmaya başladığında ne de seçim sonuçları kesinleşmeye yüz tuttuğunda ortada göründüler. Bütün bir ülkeyi bir yana bırakın kendilerine oy veren insanlara, liderlerinin şimdi ne yapacağını, ne söyleyeceğini merak eden seçmenlerine herhangi bir açıklama yapma zahmetine girmediler.
Suçlu insanlar gibi ortadan yok oldular, basının ve seçmenlerinin karşısına partilerinin ikinci dereceden yöneticilerini çıkarmakta bir sakınca görmediler.
Aradan geçen zamanın seçim yenilgilerini unutturabileceğini sandılar. Ama fena halde yanılıyorlar.
Oysa çok bir şey söylemeleri bile gerekmiyordu. Bir basın toplantısı düzenleyip seçmenlerine kendilerine oy verdikleri için teşekkür edebilirler, daha geniş bir değerlendirme için parti yöneticileriyle yapacakları toplantıları beklediklerini açıklayabilirlerdi. Yapmadılar, yapamadılar.
Prof. Dr. Arman Kırım bir kitaba yazdığı önsözde “Liderlik, sıradan insanların sıradışı ve olağanüstü şeyler başarabilmesini sağlayan belki de tek beceridir” diyor.
Merkez sağın lider zannettiği kişilerin herhangi sıradan bir insanın bile kolaylıkla yapabileceği bu işi yapmamış olmaları, partilerinin neden kaybettiğinin de bir göstergesi değil mi?
Dün seçimin öteki mağlubu Deniz Baykal, CHP Parti Meclisi toplantısının ardından gazetecilerin karşısına çıktı. Bir gün önce yakınlarına parti liderliğini bırakma düşüncesini açıklayan Baykal’ın bu basın toplantısında istifasını resmen açıklaması bekleniyordu.
Ama Baykal her zamanki Baykal’dı. Yine bir sürü laf kalabalığı, yine dolambaçlı konuşmalar… Dün çıkıp istifa ettiğini cesaretle açıklayacağına ne zaman toplanacağı belli olmayan Kurultay’a kadar top çevirme imkânı kazanmaya çalıştı.
CHP’yi ağır bir seçim yenilgisine götüren gerçeklerden birisi de Baykal’ın politikayı bir laf cambazlığı olarak algılaması değil miydi?