Mustafa Kemal, Harbiye’de okumak için İstanbul vapuruna binerken, Selanik’teki son dakikalarında geride bıraktığı aşkı Emine’ye şu satırları yazıp yollamıştı:
1994 ekonomik krizinin ilk günleriydi. O tarihte çalıştığım gazetenin İcra Kurulu toplantısında, gazetenin küçük ortağı şöyle demişti: “Korkmayın, ben Harvard’da kriz yönetimi okudum. Neler yapılacağını biliyorum.”
Irak’ta olup bitenleri, normal bir insanın içine sindirmesinin çok da kolay olmadığını düşünüyorum. Normal dediysem lafın gelişi, böyle düşünmeyenlerin anormal olduğunu da iddia ediyor değilim elbette..
Benzeri bir duyguyu helikopterle Tiran üzerinden uçarken yaşamıştım. Yukarıdan bakınca aşağıda tek dikkati çeken şey, irili ufaklı binlerce, belki de on binlerce “korugan”dı..
Dün Amerikan tanklarının Bağdat sokaklarındaki “gezinti” görüntülerini izlerken çelişkili duygular içindeydim. Üzüldüm. Bir diktatörün yönetiminde de olsa, bağımsız bir ülkenin yabancı işgale bu kadar kolay teslim olmasına…
New York Times’tan, Pulitzer ödüllü Natalie Anger’in bir kitabını verdi bir arkadaşım. Kitabın adı “Woman – An Intimate Geography”.. (Kadın – Bir mahrem coğrafya.” Kitapta çocukların oyunlarda söylediklerine benzer bir...
National Geographic Dergisi’nin Mart 2003 tarihli sayısında gazeteci Mary Anne Weaver’in, bir Körfez ülkesi olan Katar ile ilgili röportajı yayımlandı.