Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Çulcu'nun beraberliği

Fenerbahçe dün Karabük’te beraberlikten başka bir şey düşünmeyen bir rakiple karşılaştı. Küme düşmemek için planlar yapan Karabük’ün bu oyun anlayışıyla ligde tutunması gerçekten çok zor.

Ancak böylesine kapanan rakipler karşısında Fenerbahçe’nin de pozisyon bulmakta bir hayli zorlandığı da bir gerçek.

Nitekim dün de böyle oldu. Fenerbahçe uzun süre oyun kurmakta zorlandı. Sert markaj karşısında bocaladı. Bu yüzden bütün bir ilk yarı boyunca Moshoeu’nin auta giden tek şutu dışında pozisyon bile bulamadı.

Rakibinin 10 kişi kaldığı dakikadan sonra bile gerekli baskıyı kuramadı. İlk yarı boyunca 15 top kaybı ile oynayan bir takımın zaten gol pozisyonuna girmesi de beklenemezdi. Bence maçtaki en önemli hata Löw tarafından yapılmıştı. Moshoeu’nun geçen hafta kırmızı kart gören Murat Yakın’ın yerine çekilmesi orta sahanın top yapma yeteneğini de, hücuma çıkıldığında hamle üstünlüğünü de olumsuz yönde etkiledi. Bu mevkide Dimas ya da Tayfun tercih edilmiş olsaydı, Fenerbahçe çok daha etkili bir oyun kurabilirdi diye düşünüyorum. İlk 11’de sahaya çıkan Sergen sıkı markaj altında kımıldayamazken, Fenerbahçe’nin oyun zenginliği oluşturmasını da engelledi.

Moldovan dün de tekmelerle baş başa kaldı. Hakem Çulcu’nun müsamahalı idaresi Karabük defansının mücadeleci oyununa izin verince sinirlendi ve oyundan düştü. Ama bütün bunların ötesinde özellikle bir önemli konu var ki, o da Fenerbahçe’nin Kadıköy’de ayrı deplasmanda ayrı bir oyun ortaya koyması. Buna bir çözüm bulunmazsa ileriki haftalarda böyle tablolarla karşılaşmamız kaçınılmaz olur. Hakem Mustafa Çulcu’nun iptal ettiği Baliç’in golü ise dünyanın her yerinde gol olarak değer kazanır. Ama maç boyunca kişiliksiz bir yönetim gösteren Çulcu, Fenerbahçe’nin bu golünü iptal ederek Karabük’ün anti futbol anlayışının değer kazanmasına yol açtı.