Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Denizli'yle buraya kadar

Dün Milli Takım’ın tarihinde önemli dönüm noktalarından birisi olabilecek bir maç vardı. Maçın başında biraz da defans hatalarıyla 2 – 0 öne geçen Milli Takımı’mız tarihinin en farklı skorlarından birisini yakalayabileceği düşüncesi içindeydik.

Ancak ortaya konan futbol bütün düşüncelerimizle birlikte Milli Takım’ın Fransa 98 umutlarını da tümüyle silip süpürdü. Galler, San Marino’dan sonra bir maçta en çok golü Milli Takımımıza attı.

Rüştü’nün ilk iki golde hatası vardı. Ama sonraki goller için Rüştü’yü suçlamak doğru değil. Ancak Rüştü bu kafayla giderse yakında Fenerbahçe’deki yerini Murat’a kaptırabilir, benden söylemesi.

Dünkü maçın Türkiye açısından tek bir kahramanı vardı; Hakan Şükür… Hakan, maç boyunca hem attığı goller hem de verdiği ve bir çoğu kullanılamayan gollük paslarla dünkü maçın tek yıldızıydı.

Trabzonspor’dan Milli Takım’a gelen Oğuz ve Abdullah ise dünkü maçın hayal kırıklığını oluşturan iki isim oldular. Ogün’ün gollerdeki hatası büyüktü. Abdullah da gereksiz yere gördüğü sarı kartlarla bu tür maçların tansiyonunu artık taşıyamadığını ortaya koydu.

Dünkü galibiyete rağmen, oynanan futbolu gördükten sonra Milli Takım’ın Fransa 98 için fazla bir umudu kalmadığını belirtelim. Bence Mustafa Denizli Eylül başında seçilecek olan Federasyon’a jest olsun diye değil gerçekten istifasını sunmalı.

Türk Milli Takımı son derece şanslı bir grup kurmasına rağmen finallere kalmayı bir mucizeye bıraktıysa bunun en büyük sorumlusu Mustafa Denizli’dir. Mustafa Denizli, kendi futbol kariyerinin en acı yenilgisini almadıysa bunu sadece Hakan Şükür’e borçludur. Denizli’nin veda zamanı gelmiştir. Yeni seçilecek Federasyon 2000 yılındaki Avrupa Şampiyonası’nı hedefleyecek yeni bir teknik direktör ve kadroyla çalışmalıdır.