Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Hooijdonk faktörü

Fenerbahçe bu sezonun en rahat maçlarından birini oynadı. Oyun sahası dışından atılan bir topla daha 1. dakikada 1-0 yenik duruma düşmesine rağmen maçın büyük bölümünü tek kale oynadı ve kolay bir galibiyet aldı.

Bu sonuç, Akçaabat’ın çok kötü bir takım olmasından ziyade Fenerbahçe’nin olağanüstü bir kazanma isteğinden ve fizik gücünden kaynaklandı.

Eğer maçın yan hakeminin ofsayt diye iptal ettirdiği nizami goller verilseydi, Kadıköy’de gol rekoruna tanık olabilirdik. Bir de tabii direkleri saymak lazım. Üç topun direkten döndüğü dünkü maçta Van Hooijdonk’un da bir şov yaptığını söylemek lazım. Maçı bırakıp sadece Hooijdonk’u izleyenler, Fenerbahçe’nin sadece saha kenarından değil, saha içinden de yönetildiğine tanık oldular. Fenerbahçe’nin ikinci teknik direktörü gibi çalışan bu adam, Van Hooijdonk’dan başkası değildi. Oyunculara nerede duracaklarını söyleyen, defansın ve atağın nereden başlayacağını söyleyen Hooijdonk, dünkü maçın büyük bölümünü bir hücum oyuncusundan daha çok bir oyun kurucu gibi oynadı.

Maçın önemli adamlarından biri de Aurelio idi. Bütün orta sahayı neredeyse tek başına kapattı ve bir maçta bütün takımın çalabileceği kadar topu tek başına çaldı.

Dünkü sonuç, Fenerbahçe’nin artık hedefe kilitlendiğini ve bundan sonraki maçlarda hırslı ve istekli bir oyun ortaya koyacağını da gösterdi. Maçın yan hakemleri ise gerçek bir skandaldı. Kadıköy’de olaylar çıkmadıysa, yan hakemler maçı kazanmayı bilen Fenerbahçeli oyunculara teşekkür etmeliler.