Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Soruşturmada kafama takılan iki soru

ERZURUM’da yürütülen bir soruşturma için tutuklanan Eskişehir Jandarma Alay Komutanı Albay Recep Gençoğlu’nun sorusuyla ilgili Hürriyet’te yayımlanan bir haber dikkatimi çekti.

Albay’a, Erzincan Alay Komutanlığı görevindeyken 9 askerin ölümüyle sonuçlanan “pusu” ile ilgili bir soru sorulmuş. Soru, bu pusunun “Ergenekon Örgütü’nün hedefleri doğrultusunda ülkede karışıklık yaratmak için Albay tarafından düzenlendiği” iddiasına dayanıyor.

Bunun üzerine savcı ile Albay tartışmışlar. Albay, pusunun PKK tarafından kurulduğunu söylemiş.

Savcının elinde böyle bir sorunun sorulmasını haklı kılacak güçlü şüpheyi uyandıran nasıl bir delil var, elbette henüz bilemiyoruz.

Dava açılıp, iddianame okunduğunda bu sorunun yanıtını alacağız.

Savcıların, soruşturmalarında dedikodularla değil, somut deliller ile hareket ettiklerine inanmak isterim.

Haberde, Albay’a, Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı iddia edilen “irtica ile mücadele eylem planını” uygulamaya koyup, koymadığının da sorulduğu yazılı.

Söz konusu belge ile ilgili soruşturma sürüyor biliyorsunuz. Belgedeki “ıslak imzanın” kime ait olduğu sorusu halen araştırılıyor. Belgenin “gerçek olmadığı” iddiaları da var.

O zaman Erzurum’daki özel yetkili savcılığın elinde, belgenin gerçekliği ile ilgili güçlü şüphe uyandıracak kanıtların olduğunu da varsaymamız gerekiyor.

Savcılığın bu kanıtı, belge ile ilgili soruşturmayı yürüten savcılıkla neden paylaşmadığını da merak ettim.

Ne millet biliyor ne Cumhurbaşkanı!

 

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Hindistan gezisinde söylediği sözlerin “yanlış yere çekildiğini” belirtti.

Cumhurbaşkanı, “Henüz kaç sene (Cumhurbaşkanlığı süresi) olduğu ortaya çıkmamışken, süre 5 seneyse daha yarısındayken böyle düşünülmesini hoş karşılamam” dedi.

Bir cumhurbaşkanımız var ve ne kadar süreyle görevde kalacağını ne millet biliyor, ne de kendisi biliyor!

Çünkü “tek seçici” henüz kararını verebilmiş değil.

Kimlerin milletvekili olacağına, kimin cumhurbaşkanı olacağına seçimlerden önce tek başına karar veren Başbakan’ın nasıl bir hesap yapmakta olduğunu tahmin etmek zor değil.

Çünkü Başbakan’ın gönlünde esasen “halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olmak” yatıyor. Bir sonraki seçimde aday olmayacağını da söyleyerek kendini bağladığı için önünü görmeyi bekliyor.

Cumhurbaşkanı’nın görevinde ne kadar kalabileceğini belirleyecek şey şu:

1 – Bundan sonraki ilk seçim, AKP’nin gerilemesi ile sonuçlanır ve Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimini kaybedebileceğini hesaplarsa Abdullah Gül’ün görev süresi 7 yıla çıkar. Kendisi cumhurbaşkanı olamıyorsa, bir AKP’linin bu görevde kalmasını tercih edeceği için!

2 – Eğer seçim sonuçları AKP’nin oyunu koruduğunu gösterirse, Recep Tayyip Erdoğan, artık cumhurbaşkanlığı seçimini de çantada keklik göreceği için Abdullah Gül’ün görev süresi 5 yıl olur.

Yani seçimlere kadar Cumhurbaşkanı’nın ne kadar görevde kalacağını hiç kimse bilemeyecek. Ne millet bilecek, ne Cumhurbaşkanı!

 

O internet sitesi kapatıldı mı?

 

KURMAY Albay Berk Erden’in intihar etmesine neden olan fotoğraflar ve “dedikodu”, yurtdışından yayın yapan bir internet sitesinde yayımlandı.

Albayın neden hedef haline getirildiğini anlayabilmek mümkün!

Son bir yıldır TSK mensuplarına karşı girişilen bir yıpratma ve yok etme operasyonu yaşıyoruz. Genelkurmay Başkanı’nın “asimetrik savaş” diye tanımladığı bir durum bu.

Hangi hesaplarla hareket ettikleri herkesin malumu olan bir grup bütün olanakları kullanarak bu işi yapıyor.

İşin ilginç yönü, yasalarımız bu tür yayınları kolaylıkla engelleyebilme olanağı verdiği halde, bunun kullanılamıyor olması.

İnternette son derece yaygın paylaşım sitelerini kolayca kapatan hukuk düzenimiz, insanlar ile ilgili olmadık iftiraları her gün yayımlayan bu tür sitelere karşı bir şey yapamıyor.

Bir insanın genç yaşta ölümü seçmesine neden olan sitenin de vakit geçirilmeden kapatılması gerekiyor.

Adalet Bakanlığı’nın bu tür sitelerin kapatılması işlemlerini hızlandırıcı düzenlemeler yapması gerekiyorsa, vakit geçirilmeden bunun yapılmasını istemek hakkımızdır!