Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Azıcık şarbon iyi gelir!

 Edirne’nin batısında kalan tüm ülkeler ciddi bir ‘şarbon’ krizi yaşıyor. Benim de aklıma nedense durduk yerde malum paşanın Çernobil kazasının hemen ardından söylediği “azıcık radyasyon çaya lezzet verir” sözü geliyor.

O tarihlerde Hürriyet’in Pazar ekinin yayın yönetmeniydim ve devrin bakanlarından Cahit Aral’ın radyasyonlu ürünle demlenmiş bir bardak tavşan kanı çayı höpürdeterek içerken çekilmiş bir fotoğrafını bu unutulmaz ‘özdeyiş’ ile süslemiştim.
Şarbon saldırısı ile ilgili haberlerin yurdum insanının mizah duygusunu şimdiden harekete geçirdiğini tahmin ediyorum.
Neyle şaka yapılacağını neyle yapılmayacağını ayırt etmek konusunda ciddi bir sorunumuz olduğu gerçek. Eminim şimdi bir çok kişi birbirine içinde tozlar bulunan zarflar göndererek şakalar yapıyor.
Yapılan bütün bu tür şakaların gerçek bir şarbon saldırısına karşı toplumsal duyarlılığımızı zayıflatabileceğini umarım acı bir deneyle yeniden öğrenmek durumunda kalmayız.

Aziz Nesin’in ruhu şad olsun
Öte yandan şarbon saldırıları konusunda yetkili kişilerin verdikleri demeçler ve uygulamalar da Aziz Nesin’in ruhunu bir kez daha şadetmemize yol açacak nitelikte.
Örneğin Sağlık Bakanı Durmuş şöyle diyor: “Amerika hazırlık yaptı da ne oldu? Böyle bir tehdit yok. Problem olmadan, problemin habercisi konumuna düşmeyin gülünç oluyor. RTÜK’ü araştırdım, dünya haber kanallarını incelettim. Şarbonla veya kimyasal savaşla ilgili yayın bulamadım.”
Duyarlılığın böylesi de zaten ancak Sayın Durmuş’tan beklenirdi diye düşünüyorum.
Dün İstanbul’da yaşayan bir Hollandalı’nın evine gönderilen bir zarftan tanımlanamayan beyaz bir toz çıktı. Hollandalı konsolosunu, konsolos polisi, polis Hıfzıssıhha’yı harekete geçirdi. Bakın İstanbul İl Sağlık Müdürü ne dedi: “Güvenlik amacıyla mektubu burada açmadık. Zaten burada uygun steril ortam da yok. Mektup Ankara’ya Refik Saydam Enstitüsü’ne gönderildi. Uçakla göndermek mümkün olmadığından karayoluyla gönderdik. Sonuçlar üç gün sonra belli olur.”

Alarma aldıran yok
Biyolojik savaş alarmı var ve İstanbul’da tehlikeyi araştırmak için steril ortam bulunamıyor! Özel bir uçak tutulamıyor.. Karayolu kargosundan medet umuluyor!
Antalya’da yerel yayın yapan bir TV kanalına şeriatçı bir örgüt tarafından tehdit amaçlı olarak gönderilen zarfla ilgili kuşkular var. Mektubu açıp okuyan iki TV görevlisinin boğazlarından alınan örnekler inceleniyor. Kesin sonuç perşembe belli olacak!
Şarbon belki bilmiyorsunuz ama 96 saat içinde insanı öldürebiliyor. Perşembeye kadar bekleyecek TV görevlilerinin bu süre içinde neler yaşayabileceklerini düşünebiliyor musunuz?
Şimdi bir yetkilinin çıkıp şöyle bir demeç vermesini bekliyorum: Azıcık şarbon vücuda sağlık, zihne açıklık verir!