Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Hedefleri Milliyet, çünkü…

 Kıyafeti uygun olmadığı gerekçesiyle Gaziantep Öğretmenevi’ne girmesine izin verilmeyen bir öğretmen kızının yaşadıklarını hatırlayacaksınız. Olayla ilgili haber aralarında Milliyet’in de bulunduğu birçok gazete ve televizyonda yayımlandı. Haberin hangi gazetelerde yayımlandığını hatırlatayım: Milliyet, Hürriyet, Posta, Radikal, Vatan, Sabah, Cumhuriyet, Gözcü…

Olayın medyadaki yansımalarının ardından aynı kişi, bu kez tepeden tırnağa siyah giysiler giyerek öğretmenevine yeniden gitti.. Yanında bu kez gazeteciler de vardı. Ve tam bu sırada beklenmeyen bir şey oldu: Gazeteciler kapıdaki açıklamayı kaydederlerken çarşaflar giyinmiş bir kişi merdivenlerden çıkarak kapıdan geçti ve uzaklaştı..
Olayın beklenmeyen bir şey olduğu televizyon haber bültenlerinde (Kanal D, NTV ve CNN Türk) yayımlanan filmlerden de anlaşılıyor.. Gazeteciler çarşaflı kadını son anda fark ediyorlar ve bu nedenle yeterince fotoğraf ve film de çekemiyorlar..
Şeriatçı hortumcu ‘el ele’
Bu ilginç rastlantı, 14 Mayıs tarihli Milliyet, Hürriyet, Posta, Vatan, Radikal, Gözcü ve Birgün gazetelerinde fotoğraflı olarak yayımlandı.
Ve sonrasında Vakit, Zaman ve Yeni Şafak gazetelerinde Milliyet’e yönelik bir karalama kampanyasının başlatıldığına tanık olduk. Aynı kampanyanın televizyon ayağını ise Çukurova Grubu’nun haber kanalı yürüttü.
Söz konusu haber, birçok gazetede yayımlandığı halde neden hedef Milliyet olarak seçildi? Bunun üzerinde durmak gerekiyor..
Bu politikanın temelleri aslında “28 Şubat” sonrasına dayanıyor..
Türk siyasi tarihinde “28 Şubat” olarak adlandırılan ve sonunda Erbakan Hükümeti’nin devrilmesiyle sonuçlanan süreçte basının oynadığı rol şeriatçı çevreler tarafından hiçbir zaman unutulmadı.
Bunun sonucu, bu çevrelerin sistemli bir propaganda yürütmeye başlamaları oldu..
Gazetelerin doğru yazmadığı, yalan haberler ürettiği ekseninde geliştirilen bir propaganda..
Amaç, halkın gazetelere olan güvenini sarsmaktı..
Bu propaganda çok geçmeden kendisine başka ortaklar da buldu: Bankalarını hortumladıkları için zor duruma düşen bazı patronların gazete ve televizyonları..
Bunlar da kendileriyle ilgili olarak basında yayımlanan haberlerin gerçek olmadığını yayabilmek için aynı koroya katıldılar..
Milliyet’ten rahatsızlar
Hesapları şuydu: Halkın gazetelere olan inancını sarsarsak, gazetelerin banka soygunlarıyla ilgili olarak yazdıkları haberlere de insanlar inanmaz..
Bugün Milliyet’in karşılaştığı saldırı kampanyasının gerisinde de bu düşünce yatıyor..
Şeriatçı çevrelerin ve hükümet içindeki bazı unsurların Milliyet’in yayınlarından rahatsız oldukları bir sır değil.
Bu doğal.. Çünkü Milliyet’in kendi anayasası çerçevesinde yürüttüğü yayın politikası bu çevrelerin hoşuna gitmiyor..
Milliyet, geride bıraktığı 54 yılda hep bu temel ilkelerine bağlı kaldı. Türkiye’nin bağımsızlığını, laik ve demokratik Cumhuriyet ilkelerine bağlılığı, insan haklarına saygılı bir hukuk devleti anlayışını savundu..
Milliyet’in, Türkiye’yi ileri götürme şeklinde özetleyebileceğimiz misyonu bunu gerektiriyordu.
Bağımsızlığından güç alan, hükümetlere ve çıkar çevrelerine yaranma sorunu olmayan Milliyet, bugün isminin altında taşıdığı “Basında Güven” mottosuna bu nedenle sahip çıkabiliyor.
Okuyucularımıza şunu söylemek istiyorum: Milliyet’te yayımlanan hiçbir haber, kaynağı ne olursa olsun ikinci bir kez kontrol edilmeden yayımlanmaz. Nitekim bu haber de Doğan Haber Ajansı tarafından geçilmiş olmasına rağmen, Milliyet Haber Merkezi tarafından bir kez daha kontrol edildikten sonra yayımlandı.
Şu ya da bu nedenle Milliyet’in süzgeçlerinden yanlışlıkla geçmiş bir haber olursa da Milliyet onu düzeltmek için tereddüt göstermez..
Milliyet yılmaz, sinmez
Milliyet’in okuyucusuna karşı sorumluluklarını yerine getirmek için yaptıkları ortada.. Bugün Türkiye’de hiçbir gazete kendi sayfalarından kendini eleştirme cesaretini gösteremiyor ama Milliyet bunu beş yıldır düzenli olarak yapabilen tek gazete..
Bunu yapabiliyor olmamızın nedenleri belli: Gazetemizin güvenilirliğini korumak, okuyucunun haber alma hakkına sahip çıkmak, kendimizi geliştirerek okuyucumuza her geçen gün daha mükemmel bir gazete sunabilmek..
Bu vesileyle şunu bir kez daha söylemek istiyorum: Milliyet laik demokratik Cumhuriyet’in korunması, insan haklarına saygılı bir hukuk devletinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin çağdaş medeniyet seviyesinde bir ülke olabilmesi üzerine düşen görevi yerine getirmeye devam edecek..
Kaynağı belli yıldırma ve sindirme kampanyaları bizi yolumuzdan döndüremeyecek.