Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Domuz şeyi çorbası krizi

 Normal bir insanın dışarıdan bakıp da diplomatların hayatlarına özenmemesi mümkün değil. Davetler, yurt-dışı geziler, yabancı ülkelerde geçirilen yıllar…

Bu yüzden diplomatlık öteden beri tüm kız annelerinin en gözde mesleklerinden biri sayılıyor. Ama diplomatlığın kendine özgü zorlukları olduğu da bir gerçek. Oradan buraya ev taşımak zorunda kalmak, çocukların okul değiştirmekten başlarının dönmesi, ve her işyerinde karşılaşılabilecek binlerce sorun… Tipik bir ‘içi bizi, dışı sizi yakar’ durumu sizin anlayacağınız.
ABD Başkanı Clinton’un Çin ziyaretiyle ilgili AP’nin geçtiği bir haberi okurken diplomatlık denen şeyin ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım.
Clinton’a dokuz gün sürecek Çin gezisi boyunca uyması gereken kurallar ile ilgili olarak bir kitapcık verilmiş. Bu broşürde iki önemli uyarı yer alıyormuş: Randevularına zamanında git, önüne konan her yemeği ye!
Haberi okuyunca Clinton’un bizim politikacılara benzediği ortaya çıkıyor. Meğerse Başkan Bey hiç bir randevusuna zamanında gitmezmiş. En önemli devlet toplantılarına bile geç kalır, yabancı konukları kralmış kraliçeymiş dinlemez bekletir, zamanında hazırlanamaması yüzünden günlük programını aksatırmış.
Çinliler bu durumu bildikleri için Amerikan diplomatlarını uyarmışlar: “Geleneklerimize göre randevuya geç kalmak hoş karşılanmaz” demişler. Clinton’un biraz zorlansa da bu uyarıya kulak vereceğini tahmin ediyorum.
Ama ikinci öneri dünyanın patronunu gerçekten biraz terleteceğe benziyor.
Çin geleneklerine göre bir davette yabancı bir konuğun önüne konan her yemeği sonuna kadar yemesi gerekiyor. Bununla da mesele bitmiyor, Çinliler ‘boş tabak’ görüntüsünden de hoşlanmadıkları için tabağı sürekli dolduruyor ve konuklarının bunu yemesini bekliyor. Bu yüzden masaya konan her yemekten azar azar da olsa yenmesini istiyorlar.
1989 yılında Çin’i ziyaret eden Başkan George Bush’un bu konuda yol açtığı bir krizden de söz ediyor haber. Bush’a yemekte Çinliler için çok makbul olan ‘yaban domuzu penisi çorbası’ ikram edilmiş ve Başkan bu çorbaya elini bile sürememiş. İçilmemiş bu çorbanın iki ülkenin diplomatik ilişkilerinde uzun süren bir krize yol açtığı da haberde özel olarak belirtiliyor.
Bir süre önce Çin’e bir ziyaret yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit’in bizler için nasıl bir fedakârlığa katlandığını, şimdi daha iyi anlıyorum.