Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Emniyet ve Telekom'a sorular

 Başbakan Mesut Yılmaz, aralarında gazeteciler, şirket yöneticileri, işadamları ve bakanlar da olan bir kısım Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının telefonlarının dinlendiğinin ortaya çıkmasından sonra ‘derin bir soruşturma’ yapılmasını emretti. Sanıyorum bu soruşturma, konunun hak ettiği ciddiyette yapılıyordur.

Radikal 14 Mart 1997 tarihinde tüm vatandaşların telefonlarının dinlenmesine izin veren bir mahkeme kararının varlığını belgeleriyle ortaya koymuştu. Ankara 2 Numaralı DGM Hâkimliği’nden alınan bu ‘gizli’ izinle o zaman adı PTT olan kuruluş, kendi ana santralından Emniyet’e bir hat çekti. Böylece Emniyet’te bir birim başka herhangi bir mahkeme kararı olmadan istediği her vatandaşın telefonunu kolayca dinleme imkânına sahip oluyordu. Söz konusu karar cep telefonları hizmet sağlayıcılarını da bağlıyordu.

0 zamana kadarki normal uygulama ise şöyle gerçekleşiyordu: Emniyet dinlemek istediği telefon için mahkemeden izin alıyor, PTT de o izne dayanarak sadece o telefonun dinlenmesinin imkânlarını sağlıyordu.

Anayasa’nın 22. maddesine açıkça aykırı olan bu mahkeme kararı Radikal’in yayınından sonra ÖDP tarafından yapılan itiraz üzerine yine DGM tarafından kaldırıldı.

Meral Akşener tarafından basına sızdırılan dinleme kasetleri DGM’nin söz konusu izni iptal kararına rağmen bu hattın varlığını koruduğunu ortaya koydu. Akşener, Emniyet’te işbirliği yaptığı kişi ya da kişiler tarafından istediği kişilerin telefonunu dinletebiliyor ve bunu da fütursuzluk içinde açıklayabiliyordu.

Şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve Telekom Genel Müdürlüğü’ne soruyorum:

1 – DGM’nin genel dinleme iznini iptal kararından sonra PTT santrallarından Emniyet Genel Müdürlüğü’ne çekilen hat varlığını koruyor mu?
2 – Mahkeme kararına rağmen bu hat neden ve hangi gerekçelerle kesilmedi? Yoksa kimsenin haberdar olmadığı ‘gizli’ bir mahkeme kararı daha mı var?
3 – Kimlerin telefonlarının dinlenebileceğine hâkimler mi karar veriyor, yoksa Emniyet’te konuyla görevli polisler mi?
4 – Haberleşmenin gizliliğini korumak zorunda olan Telekom’dan habersiz olarak telefon dinleniyor mu?
5 – Telekom, kendisine yapılan dinleme başvurularında her seferinde yeni bir hâkim kararı arıyor mu?
6 – Türkiye ölçeğinde hangi telefon numarasının hani telefonla ne kadar süreyle görüştüğünü gösterir dökümler Emniyet’e iletiliyor mu? Verilmeye devam ediliyorsa, bu işlemin durdurulmasına ilişkin olarak verilen mahkeme kararı neden uygulanmıyor?

Sorular şimdilik bu kadar. Öteki soruları Emniyet ve Telekom’un yanıtlarının bize ulaşmasından sonra soracağız.

Cumartesi günü bu konuyla ilgili olarak yazdığım yazıya iki kuruluştan da bir yanıt gelmedi. Sessizliği koruyarak bu skandalı geçiştirebileceklerini sanıyorlarsa, yanıldıklarını şimdiden söylemek istiyorum. Radikal, Anayasa ile güvence altına alınmış haberleşme özgürlüğünün çete uzantıları tarafından alenen ihlal edilmesine göz yummayacak, haberiniz olsun.