Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

GSM ihalesinin düşündürdükleri

Bugün dördüncü GSM lisansının devri için bir ihale daha yapılacak.

İhaleye katılmaya hak kazanan ortaklıklardan ilk ihalede belirlenen tutarın üstüne çıkmaları beklenecek. 2 milyar 525 milyon dolarlık ilk ihale bedeli ile başlayacak açık artırma eğer gerçekleşecek olursa Türkiye bir özelleştirme rekoruna daha imza atmış olacak.
Hatırlayacağınız gibi Türkiye’de ilk iki GSM lisansı 500’er milyon dolara devredilmişti. O tarihlerde Türkiye GSM pazarının bugünkü büyüklüğüne ulaşabileceğini öngörmek gerçekten zordu. Nitekim GSM lisansı almak isteyenleri korumak için devir sözleşmelerine de 400 binlik abone sayısına ulaşana kadar başka GSM imtiyazı verilmeyeceğine ilişkin hükümler de konulmuştu. Bu bakımdan eski GSM lisanslarının bugünkünün beşte biri bir fiyata devredilmiş olmalarında yadırganacak bir durum yok.
Serbest rekabet düzeninin gereklerinin yerine getirilmesi tüketicilerin korunması açısından da büyük önem taşıyor.
İş Bankası ile ortak olarak üçüncü GSM ihalesini alan Telecom İtalia Mobil’in bir yetkilisinin dün söyledikleri bu gerçeği bir kez daha gözler önüne seriyor. TIM Genel Müdürü Marco Benedetti Türkiye’de geçerli olan fiyat düzeninin bütün Güney Avrupa ülkelerinden yüksek olduğunu, sistemlerinin kurulmasının ardından cep telefonu ile görüşme ücretlerinde önemli azalmalar yaratacaklarını söylüyor.
Yani beş misli daha fazla ödeyerek lisans alan bir şirket, bütün tesis yatırımlarını yaptıktan sonra daha az bir görüşme ücretiyle yatırımını geri alabileceğini öngörüyor.
Eğer bu doğruysa bir yetkilinin de ortaya çıkıp bizlere bazı hesaplar vermesi gerekecek.
– Abone sayısı 400 bini neredeyse 15 misli geçtiği halde bugüne kadar neden sözleşmenin gerekleri yerine getirilmedi? Neden yeni lisans ihaleleri daha önce açılmadı? 6 milyon abonenin olduğu ‘yarı doymuş’ bir pazarda yeni lisans için 2,5 milyar dolar ödenebildiğine göre, bu ihale pazar doyma noktasına yaklaşmadan yapılsaydı hazine daha çok gelir elde etmeyecek miydi?
– GSM operatörlerinin yatırımlarının önemli bir bölümünü ‘sabit ücret’ adı altında telefon faturaları ile birlikte bizlerden tahsil ettikleri ücretlerle finanse ettiklerini biliyoruz. Lisans için ödedikleri tutar da önceki gün ihale edilenin beşte biri. Bu durumda bizler neden tüm Güney Avrupa’dan daha yüksek görüşme ücreti ödüyoruz? Bir bakıma kendi paramızla kurduğumuz bir sistemden yararlanmak için neden daha çok ödüyoruz? Devletin piyasayı düzenleme yetkisi neden kullanılmadı?
– O zaman da sormuş tatmin edici bir yanıt alamamıştık. İlk iki GSM operatöründen alınması gereken 500’er milyon doların tahsili neden geciktirildi? Bu gecikme için neden faiz tahakkuk ettirilmedi? Hazine’nin bundan kaybı nedir? Bu tutarın KDV’si ne oldu? Neden hâlâ tahsil edilemedi?
– İlk iki operatör ile yapılan sözleşmelerin süresi bu ay içinde doluyor. Bu sözleşmeler yenilenecek mi? Kamu çıkarı açısından daha önceki sözleşmelere konması ‘unutulan’ ya da ‘ihmal edilen’ hükümler yeni sözleşmelere konulacak mı? 18 milyon abonesi olan Türk Telekom’un kayıpları telafi edilecek mi?