Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Merak duygusu olmayınca

Polis istihbaratının aralarında Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık gibi devlet kuruluşlarının da olduğu bazı telefonları ‘izlemeye aldığı’ ortaya çıktığından beri Radikal bu olayı araştırıyor.

Abdullah Öcalan Davası’nın başlaması ile birlikte bu son derece vahim hadisenin kamuoyunun dikkatinden kaçabileceği endişesi ile İsmet Berkan her gün ‘Poliste Savaş’ olarak adlandırılan bu olayı yazdı. Daha sonra başta Hürriyet olmak üzere diğer gazeteler de olayın değişik yönlerini kamuoyunun gözleri önüne serdiler.
Özetleyecek olursak bugün bulunduğumuz nokta şu: Poliste Emniyet Genel Müdürü ile Ankara Emniyet Müdürü arasında gazetelerin ‘savaş’ olarak adlandırdıkları bir çekişme var. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün İstihbarat Şubesi çeşitli telefonları izlemeye almış ve Emniyet Genel Müdürü’nün oğlunun da aralarında bulunduğu bazı işadamlarının Emniyet Genel Müdürlüğü’nün satın alma şubesi ile olağanüstü sıklıkta telefon görüşmelerinde bulundukları tespit edilmiş. Aralarında kanun kaçaklarının da olduğu bazı kişilerin Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık da dahil olmak üzere çeşitli bakanlıklar, emniyet müdürlükleri, bazı siyasi partiler ve bazı askeri birliklerle olağanüstü sıklıkta telefon görüşmeleri yaptıkları tesbit edilmiş. İçişleri Bakanlığı’nın konu ile ilgili soruşturması sürüyor. Şu anda konuyla ilgili olanlardan bazı polisler dışında herkes görevinin başında.
Bazı şeyleri merak ediyorum: Mesela, Cumhurbaşkanı gazetelerde bu haberleri okuyunca neden “Getirin bakalım şu kayıtları. Emrimdeki memurlardan hangileri kanun kaçaklarıyla telefon arkadaşlığı etmiş” demiyor? Aynı şey neden Başbakanlık’ta, Jandarma Genel Komutanlığı’nda, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yapılmıyor?
Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi’nin devlet kurumlarını izlemeye alması eleştiriliyor, ama elde edilen bilginin neden kullanılmadığı, hangi çıkar ilişkilerinin devletin en üst kurumlarının içine kadar sızdığı neden araştırılmıyor?
Adaletten kaçtığı sırada Özal Baysal’ın, kanun kaçağı Yeşil’in, bazı mafya babalarının bu kurumlarda kimlerle görüştüklerinin hiç önemi yok mu? Bu insanlar kimlerle görüştüler? Hangi konuları görüşüp karara bağladılar? Cumhurbaşkanı, Başbakan, Maliye Bakanı, Adalet Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Jandarma Genel Komutanı bu sorunun yanıtını hiç merak etmiyor mu?
İçişleri Bakanı’na sormak istiyorum: Emniyet Genel Müdürü ve Ankara Emniyet Müdürü neden hâlâ görevlerinin başındalar? Hiç olmazsa soruşturma sonuçlanıncaya ve üst düzey bu memurlar aklanıncaya kadar açığa alınmaları gerekmez miydi?
Ülkemizin savcıları neredeler? Kanun kaçaklarının hangi devlet memurlarıyla görüştükleri onları da mı ilgilendirmiyor?
Türk toplumunun genellikle ‘meraksız’ kişilerden oluştuğu hep söyleniyor. Devletimizin en üst yöneticileri de mi ‘meraksızlık’ hastalığından mustaripler?