Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Sadece bir oyun, hepsi bu!

Bugün Türk futbol tarihinin en önemli günlerinden birine tanıklık edeceğiz. Bir ‘futbolsever’ olarak bu maçı sahada izlemek isterdim.

Bilinen sebeplerle bu mümkün olmadı. Doğrusunu isterseniz çeşitli gazetelerin kurduğuna benzer bir ‘gazeteci 11’i kurup Leeds’e gidebilirdim. Ama bu maça yüklenen ‘ırkçı anlam’ yüzünden içimden bunu yapmak da gelmedi.
Bugünküne en yakın kurallarla futbol ilk kez İngiltere’de oynandı ve bu yüzden de uzun yıllar bir ‘beyaz’ sporu olarak kaldı. Uluslararası resmi karşılaşmalarda ilk zenci futbolcu Uruguay forması altında ancak 1916’da sahalarda görülebildi.
Brezilya hükümeti, 1921’deki Güney Amerika Kupası’na giden Milli Takım’a ‘ülkenin prestiji söz konusu olduğu için’ hiçbir zenci ya da melez futbolcunun alınmamasına karar vermişti. O tarihlerde Brezilya liglerinde oynayan tek melez futbolcu olan Carlos Alberto sahaya çıkarken yüzünü beyaz boyayla boyamak zorunda kalıyordu.
Avrupa sahalarında topla oynayan ilk zenci futbolcu ancak 1924’te Paris’teki Dünya Kupası sırasında Uruguay forması altında izlenebildi.
Irkçılığa karşı dünyanın her yerinde verilen mücadele zamanla futbol sahalarında da etkisini gösterdi ama hiçbir zaman tamamen silinemedi. Le Pen ‘yabancılardan arındırılmış bir milli takım’ talebiyle ortaya çıktığında da Fransa’da takvimler 1998 yılını gösteriyordu.
Bugün en gelişmiş demokrasilerin yaşandığı ülkelerde Hollanda’da, İngiltere’de, Fransa’da bazı oyuncular sırf derilerinin rengi ya da dinleri farklı olduğu için sahalarda daha çok tekme yiyorlar, teknik direktörlerin gazabına daha çok uğruyorlar, holigan dayağı korkusuyla çoğu kez sokağa bile çıkamıyorlar.
Doğrusunu isterseniz bizim ırkçılık karnemiz de pek temiz değil. Bir zamanlar Yugoslav futbolculara karşı yürütülen ve ‘bunlar iyi futbolcular değil’ mazereti arkasına saklanan kampanyayı kaçımız hatırlıyoruz?
Zenci bir oyuncuya ‘yamyam’ diyen insanın hâlâ kulüp başkanlığında oturuyor olması hangimizi rahatsız ediyor?
Taksim’de katil ruhlu çapulcuların iki Leeds taraftarını öldürmelerinin ardında da aynı aşağılık ırkçılık yatmıyor mu? ‘Tahrik olmuşlardı’ savunması hangimizi tatmin ediyor?
Unuttuğumuz şey şu ki, bu sadece bir oyun. Irklar arasında bir savaş değil. Ne Galatasaray kazanırsa İngiliz emperyalizmi bir tokat yemiş olacak, ne de Leeds tur atlarsa bu Türklerin ikinci sınıf bir ırk olduğunu gösterecek.
Ve eminim bugün kazanacak takım, kafasından bu düşünceleri silmeyi başaran takım olacak.
Bugün kalbim sahaya çıkacak 22 yalnız adamla birlikte çarpacak.