Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Her yıl bu tarihlerde aynı tartışmaya tanık oluyoruz. Önce Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge yayımlıyor ve okullara kayıt sırasında vatandaşlardan bağış almanın yasak olduğunu hatırlatıyor.

Ardından gazetelerde, televizyonlarda haberler görünmeye başlıyor: Filanca okulda kayıt parası alınıyor.. Çok geçmeden gizli kameralar okul müdürlerinin odalarında yuvalanıyor. Okul müdürlerine, muavinlerine suçüstü yapılıyor. Öyle bir görüntü yaratılıyor ki bazı ahlaksız öğretmenler çocukları okula kaydedebilmek için avanta alıyorlar, topladıkları paralarla sefahat içinde yaşıyorlar..
En çok saygıyı ve itibarı görmesi gereken bir mesleğin mensupları büyük bir rahatlıkla en aşağılık suçlarla suçlanabiliyor.
Herkes biliyor ki genel bütçede eğitime ayrılan pay öğretmen maaşlarını ödemeye zor yetiyor. Bırakın yeni okul yapmayı, eskileri onarmaya bile para yok.
Milli Eğitim Bakanlığı okullara ayırdığı ödenekle o binaların ısıtılamayacağını, çatısının aktarılamayacağını, kırılan camının değiştirilemeyeceğini, devlet bürokrasisinin zorunlu kıldığı kırtasiyenin dahi alınamayacağını biliyor.
Velilerin tümü biliyorlar ki kendilerinden toplanan bağışların bir kuruşu bile öğretmenlerin cebine gitmiyor. O parayla, içinde kendi çocuklarının okuyacağı sınıfların ihtiyaçları karşılanıyor. Duvara harita asılıyor, sınıflar badana ediliyor, kırık sıralar tamir ediliyor, camlar takılıyor, çatı aktarılıyor, odun-kömür alınıyor.
Bunları herkes biliyor ama nedense her eğitim yılının başında aynı şey yaşanıyor.
Kimsenin aklına Türkiye’nin savunma harcamaları neden eğitim harcamalarının şu kadar katı diye sormak gelmiyor. Kimse neden Diyanet’e ayrılan pay, eğitime ayrılandan fazla diye sormuyor. Kimse bütçe hazırlanırken bu parayla bu okullar nasıl idare edilecek diye sormuyor. Hiç kimse “Kaçırdığım bu vergi nedeniyle yarın çocuğumu okula kaydettirirken bağış vermek zorunda kalacağım” diye düşünmüyor.
Devlet bir yandan okul yöneticilerine “Okulları bildiğiniz gibi yönetin, bizden bir şey beklemeyin” diyor, öte yandan genelge yayımlayıp vatandaş ile öğretmeni karşı karşıya getirmeyi politikacılık sayıyor.