Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Çingeneye beylik vermişler

 Trafik polislerinin sayısal yetersizlik nedeniyle trafikte işlenen suçları takip edemedikleri gerekçesiyle on ay kadar önce ‘fahri trafik müfettişleri’ göreve başladı.

40 yaşını geçmiş, hiç trafik suçu işlememiş yüksekokul mezunları arasından yapılan bir seçimle 6 binden fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı “fahri trafik müfetttişi” oldu.
‘Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış’ atasözünün bizim toplumumuz için ne kadar geçerli olduğu da bu vesileyle bir kez daha kanıtlandı.
Dünkü Sabah gazetesinde manşetten verilen bir haber, fahri müfettişlerin bizzat birer trafik canavarına dönüştüklerini ortaya koyuyor.
Trafiğin akışının düzenlenmesinde ve aykırılıkların cezalandırılmasında kendilerine bel bağlanan fahri müfettişlerden 100 tanesi alkollü araç kullanırken yakalanmış. 500 tanesi kendisinin fahri müfettiş olduğunu ileri sürerek polise karşı direnme suçu işlemiş. İçlerinden 1000 tanesi de kendilerine verilen yetkileri kötüye kullanıp, hiç suçsuz insanlara kasti ceza yazmaktan suçlu bulunmuş.
Yani ‘yüksekokul mezunu ve hiç trafik suçu işlememiş, 40 yaşından büyük’ vatandaşlarımızın yüzde 23’ü, kendilerine verilen bu görevi doğru dürüst yapamadıkları gibi, kötüye de kullanmışlar.
Toplumumuzda hata işleyen birisini bir üst makama şikâyet edenlere genellikle ‘müzevir’ gözüyle bakılır ve bu tavır onaylanmaz.
Bu ilkokuldan başlayarak böyledir.
Sınıfın en sevilmeyenleri, yaramazlık yapanları öğretmene şikâyet etme alışkanlığı olanlar arasından çıkar.
12 Mart döneminin güzel Türkçemize kazandırdığı deyimlerden birisi de ‘sayın muhbir vatandaş’ deyimidir.
Bu ‘sayın muhbir vatandaş’lar yüzünden kimbilir suçsuz kaç kişinin canı yanmıştır.
Ben hatırlamıyorum ama 1960 ihtilali sonrasındaki ihbar çılgınlığının birçok insanı zor duruma düşürdüğünü babamdam çok dinlemiştim.
Bütün bu ‘toplumsal altyapım’ nedeniyle fahri trafik müfettişliğine de pek sıcak bakamamıştım.
Birçok ‘müfettişin’ kendilerine verilen ceza yazma yetkisini kötüye kullanacağından adım gibi emindim.
Komşusuna, iş arkadaşına, hatta trafikte kendisini sollayanlara kızacak fahri müfettişlerin, bu yetkilerini gözlerini kırpmadan kullanacaklarına da hiç kuşkum yoktu.
Nitekim Sabah’taki haber bu tahminimi doğruluyor.
Gerçekten ciddi bir trafik denetimi sağlamanın yolu bellidir.
Yeterli sayıda trafik polisini işe alır, eğitir, onlara görevlerinin ağırlığı ile uygun bir de maaş verirsiniz.. Eğer trafiği yönetmek için yaptığınız yasalar da yeterliyse trafiği ‘sayın muhbir vatandaşlığı’ teşvik etmeden denetleyebilir, suçluları cezalandırabilirsiniz.
Kanunsuzluklara karşı mücadelede ‘fahri trafik müfettişi’ gibi ‘sivil milis güçleri’ oluşturmak, kanunsuzluklarla mücadele etmek bir yana yeni sorunların yaratılmasına yol açar.
Umarım 10 aylık bu deneyden yeterli ders alınmıştır.