Mehmet Yakup Yılmaz Body Wrapper

Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır!

 Önceki gün geç saatlerde ajansların geçtiği bir haber, biz burada kendi derdimizle uğraşırken dünyanın dönmeye devam ettiğini bir kez daha hatırlattı.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin hırıstiyan demokrat partilerinin liderlerini bir araya getiren zirvenin ardından Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğinin söz konusu olamayacağı hiç de diplomatik olmayan bir dille açıklandı.

Avrupa Halk Partisi adı verilen bir çatı altında partilerini toplamaya çalışan ve aralarında Kohl, Prodi, Dehaene, Aznar, Juncker, Bruton gibi, ülkelerinde başbakanlık görevinde bulunanların da bulunduğu liderlerin açıklaması bizler için çok acı: “Avrupa Birliği bir medeniyet projesidir. Türkiye’nin insan hakları açısından durumu AB üyeliğini imkânsız hale getiriyor.”

Avrupa Birliği’ni resmi olarak bağlamayan, ama siyasi olarak etkileyecek olan bu tavır karşısında Türkiye’nin yapabileceklerinin neler olduğunu düşündüm.

İşte bizi Avrupa’ya almak istemeyenlere karşı geliştirdiğim eylem planı:

İlk olarak bu kararı alanları ve yakınlarını karakola çekip, bir güzel ıslatabiliriz.

Saçlarını üç numaraya vurdurtup, Filistin askısı, Çin işkencesi gibi yöntemleri rahatlıkla uygulayabiliriz.

Bu durumu protesto etmek için sokağa dökülecek Avrupalıları, çevik kuvvete coplatabiliriz.

İçlerinde kadın olanlar Ayvaz Bey’in de bir vakitler açıkladığı gibi ahlaksız oldukları için, tümünü zührevi hastalıklar hastanesine yollayabilir, çocuklarını da bekaret kontrolünden geçirebiliriz.

Oturdukları köyleri boşalttırıp, onları şehirlerin kıyısında kurulmuş çadır kentlerde zorunlu ikamete mecbur edebiliriz.

Çadırlarda oturanlara kamyondan ekmek fırlatıp, çamurların içinde yuvarlanışlarını gece televizyonda seyredip keyfedebiliriz.

0 ülkelerdeki birtakım canilere silah taşıma belgesi ve resmi pasaport sağlayabiliriz. Bu kişileri kullanarak bazı faili meçhuller organize edip, bir kısmını ebediyete kadar kaybettirebiIiriz. Gerekirse yargısız infaza bile gidebiliriz. Çok dırıltı çıkaranların insan dışkısının tadını öğrenmesini sağlayabiliriz.

Bu duruma isyan edecek olurlarsa annelerini bir güzel polise dövdürtüp, “Kesin sesinizi, siz yüzde üçsünüz, mum söndü yapmayın” diyebiliriz.

“Size ev yapacağız” diyerek maaşlarını keser, sonra onların üzerine yatar, hatta nemalarına bile el koyabiliriz.

Polisimize talimat verip, her sabah yarım saat süreyle mandallama yaptırır ‘Şişko Kohl’, ‘Gözünü sevdiğimin Prodisi’ gibi mesajları polis telsizinden atmosfere yayabiliriz.

Eşcinsel olduklarından kuşkulandıklarımızın saçlarını kazıtıp, onları şehir dışına sürebiliriz.

Bugüne kadar yaptıklarımızın, bundan sonra yapacaklarımıza teminat olduğunu tüm Avrupa’ya haykırabiliriz.